Yargıtay8. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2017/20114 K.2017/12466
Özet: Uyuşmazlık, sanığın yalan tanıklık suçundan yargılandığı bir davada, verilen mahkeme kararının açıklanmasının geri bırakılmasının kaldırılması ve hükmün uygulanmasının talebine ilişkinidir. Mahkeme, 18.04.2010 tarihli olayın tam tersi yalan tanık ifadelerine rağmen yalan tanıklık suçunun unsurlarını geçerli bulmadığını, karara dayanarak sanığın mahkumiyetini bozmak yerine uygulanacağını belirterek kararını bozdu.
Yalan tanıklık suçundan sanık ... hakkında 25.06.2013 tarihli verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar kaldırılarak hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Yasanın 272/2 madde ve fıkraları uyarınca hükümlülüğüne dair; HATAY 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.10.2014 gün ve 2014/470 esas, 2014/390 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi: Gereği görüşülüp düşünüldü: Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak; Oluşa, dosya içeriğine, sanığın aşamalarda değişmeyen suçu kabul etmediğine, 18.04.2010 tarihinde kollukta alınan “... önce eliyle sonra belinden çıkardığı kemerle ...’i yaraladı; sonra ... arabadan indi ve birlikte dövmeye devam ettikleri” şeklindeki beyanının yanlış; mahkemede 07.12.2010 tarihinde alınan, “ sanıklardan ... araçtan inerek ...'i önce elle, sonra belinden çıkardığı kemerle yaraladı; sanıklardan ... arabadan inmedi,” şeklindeki yeminli ifadesinin doğru olduğuna ilişkin savunması; ve katılan ...’in ...’in araçta olduğuna, ancak araçtan inmediğine kendisini sadece ... ...’ın yaraladığına; sanık ... ...’ın katılanı sadece kendisinin yaraladığına, Sabit’in araçtan inmediğine dair beyanları karşısında sanığın kovuşturma aşamasında mahkemede yalan beyanda bulunmadığı, CMK.nun 43. maddesinin 5. fıkrası hükmü karşısında tanık dinleme yetkisi bulunmayan kolluk tarafından düzenlenen bilgi alma tutanağındaki beyan nedeniyle yalan tanıklık suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağı gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.