Yargıtay 8. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2017/14667 K.2018/9769
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, mahkumiyet hükmünü incelerken, süresinde mahsat istenip istenmediği, TCK 289/1-2 cümlesi gereğince yapılan hişmet indirimleri, adli para cezasının alt sınırdan uzak bırakılması ve miktarın ayrıntılı ifade edilmemesi gibi eksiklikleri tespit ederek, 5320 sayılı yasa 8/1. maddesi uyarınca 1412 sayılı CMUK 321. maddesiyle oybirliğiyle karar vererek mahkumiyet kararını bozdu.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Muhafaza görevini kötüye kullanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- 05.08.2009 tarihli haciz tutanağı ile hacizli malların sanığa teslim edildiği, 22.07.2011 tarihli haciz tutanağı ile de sanığın adresten taşındığının tespit edilmesi karşısında, haciz tarihinden itibaren süresinde satış istenip istenmediği hususunun araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile sanık hakkında yazılı şekilde mahkumiyet hükmü verilmesi,
Kabule göre de;
1- Haczedilerek kendisine teslim edilen malların sanığa ait olması karşısında, belirlenen temel cezadan TCK.nun 289/1-2 cümlesi gereğince indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Sanığa verilen hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen adli para cezasının tayininde alt sınırdan gerekçesiz olarak uzaklaşılması,
3- Hapis cezasının yanında tayin edilen gün adli para cezasının TCK.nun 52/1-3. maddesinde belirtildiği şekilde, sonuç itibariyle takdir edilen miktarın belirtilmemesi ve adlî para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 25.09.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Muhafaza görevini kötüye kullanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- 05.08.2009 tarihli haciz tutanağı ile hacizli malların sanığa teslim edildiği, 22.07.2011 tarihli haciz tutanağı ile de sanığın adresten taşındığının tespit edilmesi karşısında, haciz tarihinden itibaren süresinde satış istenip istenmediği hususunun araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile sanık hakkında yazılı şekilde mahkumiyet hükmü verilmesi,
Kabule göre de;
1- Haczedilerek kendisine teslim edilen malların sanığa ait olması karşısında, belirlenen temel cezadan TCK.nun 289/1-2 cümlesi gereğince indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Sanığa verilen hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen adli para cezasının tayininde alt sınırdan gerekçesiz olarak uzaklaşılması,
3- Hapis cezasının yanında tayin edilen gün adli para cezasının TCK.nun 52/1-3. maddesinde belirtildiği şekilde, sonuç itibariyle takdir edilen miktarın belirtilmemesi ve adlî para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 25.09.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.