Yargıtay8. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2017/14302 K.2018/3015
Muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan sanık ... hakkında 09.12.2009 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar kaldırılarak hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı TCK.nun 289. madde ve fıkrası uyarınca hükümlülüğüne dair; FİNİKE Asliye Ceza Mahkemesinin 09.10.2014 gün ve 2014/489 esas, 2014/620 karar sayılı hükmünün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi:
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Denetim süresi içinde yeniden kasıtlı suç işleyerek mahkum olduğu saptanan sanık hakkında verilen önceki kararın CMK.nun 231/11. maddesine göre aynen açıklanması gerekmekte ise de; aynen açıklanacak hüküm, bünyesinde herhangi bir hukuka aykırılık barındırmayan ve açık yanlışlık içermeyen hüküm olup fıkranın ihdas amacı da infazı mümkün bir hükme varlık kazandırmaktan ibarettir. Daha önceki kararda yapılan hataların Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/4. maddesinde öngörülen usul ekonomisinin bir gereği olarak düzeltilmesi gerekmektedir. Buna göre mahkemece hüküm açıklanırken, eylemin açıkça suç teşkil etmemesi halinde beraat kararı veya kovuşturma şartının bulunmadığının anlaşılması halinde düşme kararı verilebileceği gibi tedbire çevirme zorunluluğuna uyulmaması durumunda da bu zorunluluk gereğinin yerine getirilmesi, keza suça sürüklenen çocuk bakımından cezada yaş nedeniyle indirim yapılması unutulduğunda hüküm açıklanırken yaş indiriminin yapılması suretiyle hukuka aykırılığın giderilmesi gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır. Öte yandan, açıklanması geri bırakılan karar, CMK.nun 223. maddesinde belirtilen hükümlerden olmaması ve ceza miktarı bakımından 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesine konu edilememesi gözönüne alındığında; sanığın haczedilen malları sırf satış yerine götürmemesi TCK.nun 289/1 maddesinde düzenlenen suçun unsurlarını oluşturmayacağı ancak ceza tayin edilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, hükmün açıklanması esnasında bu aykırılığın giderildiği anlaşılmakla bu husus bozma sebebi olarak değerlendirilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, katılan vekilinin, daha önce verilen hükmün aynen açıklanması gerektiğine yönelik temyiz itirazının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 20.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Denetim süresi içinde yeniden kasıtlı suç işleyerek mahkum olduğu saptanan sanık hakkında verilen önceki kararın CMK.nun 231/11. maddesine göre aynen açıklanması gerekmekte ise de; aynen açıklanacak hüküm, bünyesinde herhangi bir hukuka aykırılık barındırmayan ve açık yanlışlık içermeyen hüküm olup fıkranın ihdas amacı da infazı mümkün bir hükme varlık kazandırmaktan ibarettir. Daha önceki kararda yapılan hataların Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/4. maddesinde öngörülen usul ekonomisinin bir gereği olarak düzeltilmesi gerekmektedir. Buna göre mahkemece hüküm açıklanırken, eylemin açıkça suç teşkil etmemesi halinde beraat kararı veya kovuşturma şartının bulunmadığının anlaşılması halinde düşme kararı verilebileceği gibi tedbire çevirme zorunluluğuna uyulmaması durumunda da bu zorunluluk gereğinin yerine getirilmesi, keza suça sürüklenen çocuk bakımından cezada yaş nedeniyle indirim yapılması unutulduğunda hüküm açıklanırken yaş indiriminin yapılması suretiyle hukuka aykırılığın giderilmesi gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır. Öte yandan, açıklanması geri bırakılan karar, CMK.nun 223. maddesinde belirtilen hükümlerden olmaması ve ceza miktarı bakımından 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesine konu edilememesi gözönüne alındığında; sanığın haczedilen malları sırf satış yerine götürmemesi TCK.nun 289/1 maddesinde düzenlenen suçun unsurlarını oluşturmayacağı ancak ceza tayin edilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, hükmün açıklanması esnasında bu aykırılığın giderildiği anlaşılmakla bu husus bozma sebebi olarak değerlendirilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, katılan vekilinin, daha önce verilen hükmün aynen açıklanması gerektiğine yönelik temyiz itirazının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 20.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.