Yargıtay 8. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2016/9719 K.2016/10813
Özet: Ağırlık ceza mahkemesinin 01.06.2016 tarihli 2016/637 kararının Yargıtay tarafından incelenmesine dair talebe dayanarak, 5237, 5252 ve 5271 sayılı yasalardaki lehe hükümlerinin değerlendirilmesi ve 9/3 maddesi uygulaması gereği denetim yürütülerek, mevcut hükmün himaye ile uygulanamayacağını belirten SMAK 8/1’li başta CMUK 321. maddeye göre kararın 28.11.2016’da oybirliğiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Parada sahtecilik suçundan hükümlü ... hakkında 5237 sayılı TCK.nun lehe hükümlerinden yararlanması konusundaki vaki talep üzerine yapılan yargılaması sonunda; uyarlama talebinin reddine dair: ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 01.06.2016 gün ve 2016/637 değişik iş sayılı ek kararın süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi:
Gereği görüşülüp düşünüldü:
01.06.2005 tarihinden önce kesinleşen hükmün anılan tarihte yürürlüğe giren 5237, 5252 ve 5271 sayılı Yasaların lehe hükümlerinin değerlendirilmesi ve olaya uygulanması niteliğindeki başvuru üzerine takdir hakkının da kullanıldığı gözetilerek, anılan yasaların hükümlü lehine hükümler taşıyıp taşımadığı ve bunların uygulama olanakları duruşma açılıp 5252 sayılı Yasanın 9/3 madde ve fıkrasındaki “lehe olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir” hükmü uyarınca değerlendirilme yapıldıktan sonra bir hüküm kurulması ve bu hususta denetime olanak sağlanması gerektiği, olay ve uygulama itibariyle burada aynı maddenin 1. fıkrasındaki “lehe olan hükümlerin derhal uygulanabileceği” hükmüne dayanılamayacağı gözetilmeden evrak üzerinde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, hükümlünün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 28.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
01.06.2005 tarihinden önce kesinleşen hükmün anılan tarihte yürürlüğe giren 5237, 5252 ve 5271 sayılı Yasaların lehe hükümlerinin değerlendirilmesi ve olaya uygulanması niteliğindeki başvuru üzerine takdir hakkının da kullanıldığı gözetilerek, anılan yasaların hükümlü lehine hükümler taşıyıp taşımadığı ve bunların uygulama olanakları duruşma açılıp 5252 sayılı Yasanın 9/3 madde ve fıkrasındaki “lehe olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir” hükmü uyarınca değerlendirilme yapıldıktan sonra bir hüküm kurulması ve bu hususta denetime olanak sağlanması gerektiği, olay ve uygulama itibariyle burada aynı maddenin 1. fıkrasındaki “lehe olan hükümlerin derhal uygulanabileceği” hükmüne dayanılamayacağı gözetilmeden evrak üzerinde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, hükümlünün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 28.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.