Yargıtay8. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2016/6560 K.2017/3964
Özet: (1) Sanığın, 6136 sayılı yasaya aykırılık ve kasten yaralama suçlarından mahkemeye başvuruda bulunarak temyiz istemi ile ilgili usuli eksikliklerle mücadele ettiği uyuşmazlık konusu. (2) Mahkeme, kasten yaralama suçundaki kararın kesin ve temyiz edilemez olduğunu, 6136 sayılı yasaya aykırılık kararının ise usul hataları nedeniyle bozulmasına karar vererek sanığın temyiz haklarını korudu.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kasten yaralama ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM: - 01/04/2016 günlü hükümde sanık hakkında kasten yaralama suçundan temyiz isteminin reddi, - 01/12/2015 günlü hükümde sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan hükümlülük ve müsadere, Gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Sanığa yaralama suçundan hükmolunan cezanın tür ve tutarı itibariyle hükmün kesin nitelikte ve temyiz edilemez olduğu anlaşılmakla; yerel mahkeme tarafından aynı kanunun 315. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden sanığın temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan temyiz isteminin reddine ilişkin kararın ONANMASINA, 2- Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince; I- Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan 15.02.2013 günü sanığın yüzüne karşı verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında itiraz süresinin “tefhimden ve gerekçeli kararın tebliğinden itibaren” başlayacağı belirtilerek bu hususta duraksamaya neden olunduğu ve hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararının sanığa tebliğ edilmediği anlaşılmakla, 15.02.2013 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın bu nedenle kesinleşmediği, bu kararın usulüne uygun olarak kesinleşmemesi halinde denetim süresinin başlamasının da söz konusu olamayacağı ve 5271 sayılı CMK.nun 231/11. maddesi uyarınca hükmü açıklama koşullarının oluşmadığı gözetilmeden, deneme süresi içinde kasıtlı bir suç işlendiğinden bahisle yazılı biçimde hükmün açıklanmasına karar verilmesi, II- CMK.nun 231/11. maddesine göre hükmün açıklanmasına yönelik kararda; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3, CMK.nun 34 ve 230. maddeleri ve Ceza Genel Kurulu'nun 18.11.2014 gün, 2013/8-830 esas ve 2014/502 sayılı kararı uyarınca hükmün gerekçesinde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin yazılması, kanıtların tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen kanıtlar ile mahkemece ulaşılan kanaatin, sanığın suç oluşturduğu veya oluşturmadığı sabit görülen fiilin belirtilmesi ve bu fiilin nitelendirilmesinin yapılması suretiyle infazı kabil bir hüküm kurulması gerekirken, gerekçesiz olarak hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 11.04.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Kasten yaralama ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM: - 01/04/2016 günlü hükümde sanık hakkında kasten yaralama suçundan temyiz isteminin reddi, - 01/12/2015 günlü hükümde sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan hükümlülük ve müsadere, Gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Sanığa yaralama suçundan hükmolunan cezanın tür ve tutarı itibariyle hükmün kesin nitelikte ve temyiz edilemez olduğu anlaşılmakla; yerel mahkeme tarafından aynı kanunun 315. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden sanığın temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan temyiz isteminin reddine ilişkin kararın ONANMASINA, 2- Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince; I- Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan 15.02.2013 günü sanığın yüzüne karşı verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında itiraz süresinin “tefhimden ve gerekçeli kararın tebliğinden itibaren” başlayacağı belirtilerek bu hususta duraksamaya neden olunduğu ve hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararının sanığa tebliğ edilmediği anlaşılmakla, 15.02.2013 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın bu nedenle kesinleşmediği, bu kararın usulüne uygun olarak kesinleşmemesi halinde denetim süresinin başlamasının da söz konusu olamayacağı ve 5271 sayılı CMK.nun 231/11. maddesi uyarınca hükmü açıklama koşullarının oluşmadığı gözetilmeden, deneme süresi içinde kasıtlı bir suç işlendiğinden bahisle yazılı biçimde hükmün açıklanmasına karar verilmesi, II- CMK.nun 231/11. maddesine göre hükmün açıklanmasına yönelik kararda; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3, CMK.nun 34 ve 230. maddeleri ve Ceza Genel Kurulu'nun 18.11.2014 gün, 2013/8-830 esas ve 2014/502 sayılı kararı uyarınca hükmün gerekçesinde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin yazılması, kanıtların tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen kanıtlar ile mahkemece ulaşılan kanaatin, sanığın suç oluşturduğu veya oluşturmadığı sabit görülen fiilin belirtilmesi ve bu fiilin nitelendirilmesinin yapılması suretiyle infazı kabil bir hüküm kurulması gerekirken, gerekçesiz olarak hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 11.04.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.