Yargıtay8. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/8971 K.2012/39693
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların 6136 sayılı Yasaya aykırılık, genel güvenliği kasten tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etme ve kasten yaralama suçlarından hüküm giyip girmemeleriyle ilgilidir. Mahkeme, sanıkların 6136 sayılı yasaya aykırılık ve kasten yaralama suçlarından mahkumiyetini sürdürürken, genel güvenliği kasten tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etme suçundan beraat ettirdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 6136 sayılı Yasaya aykırılık, genel güvenliği kasten tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etme ve kasten yaralama
HÜKÜM: - Sanıklar ... ve ...'ın 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve kasten yaralama suçlarından;
- Sanık ...'ın 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan hükümlülüklerine ve müsadeye;
- Sanıklar ... ve ...'ın genel güvenliği kasten tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etme suçundan beraatine,
Gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Sanıklar hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Koşulları gerçekleştiği halde sanıklar ... ve ... hakkında TCK.nun 58/7. madde ve fıkrası uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmaması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Kasıtlı suçtan mahkumiyetlerinin bulunması nedeniyle CMK.nun 231. maddesinin uygulanma olanağı bulunmayan sanıklar hakkında; yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, sanık ... müdafiinin, sanık ...'ın ve sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanıkların kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümlerden 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak yerlerine "TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" denilmek suretiyle hükümlerin oybirliğiyle (DÜZELTİLEREK ONANMASINA),
B- Sanıklar ... ve ... hakkında genel ...- liği kasten tehlikeye sokma ve yaralamaya teşebbüs suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
1- Olaydan önce sanık ...'ın, silahla sanık ...'i yaralaması, bilahare bu olay nedeniyle cezaevinden tahliye olmasından sonra aralarında mevcut husumet nedeniyle yolda tesadüfen karşılaştıklarında sanıkların birbirlerini hedef alarak karşılıklı olarak silahla ateş etmeleri şeklinde gerçekleşen eylemin kül halinde yaralamaya teşebbüs suçunu oluşturacağı gözetilmeden, sanıkların hem tamamlanmış yaralama hem de genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçundan muhkumiyetlerine karar verilmesi
2- Kabul ve uygulamaya göre de;
a- Hükmün esasını oluşturan kısa kararda sanıkların genel güvenliği kasten tehlikeye sokmak ve kasten yaralama suçlarından mahkumiyetine karar verilmesine karşın, gerekçeli kararda genel güvenliği tehlikeye sokma suçundan beraat, yaralama suçundan ise TCK.nun 44. maddesinden bahisle mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle çelişkiye düşülmesi,
b- 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanıkların kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
c- Tekerrüre esas sabıkası olan sanık ... hakkında TCK.nun 58. maddesi uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık ... müdafiinin, sanık ... müdafiinin ve Cumhuriyet savcılarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 26.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 6136 sayılı Yasaya aykırılık, genel güvenliği kasten tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etme ve kasten yaralama
HÜKÜM: - Sanıklar ... ve ...'ın 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve kasten yaralama suçlarından;
- Sanık ...'ın 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan hükümlülüklerine ve müsadeye;
- Sanıklar ... ve ...'ın genel güvenliği kasten tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etme suçundan beraatine,
Gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Sanıklar hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Koşulları gerçekleştiği halde sanıklar ... ve ... hakkında TCK.nun 58/7. madde ve fıkrası uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmaması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Kasıtlı suçtan mahkumiyetlerinin bulunması nedeniyle CMK.nun 231. maddesinin uygulanma olanağı bulunmayan sanıklar hakkında; yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, sanık ... müdafiinin, sanık ...'ın ve sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanıkların kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümlerden 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak yerlerine "TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" denilmek suretiyle hükümlerin oybirliğiyle (DÜZELTİLEREK ONANMASINA),
B- Sanıklar ... ve ... hakkında genel ...- liği kasten tehlikeye sokma ve yaralamaya teşebbüs suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
1- Olaydan önce sanık ...'ın, silahla sanık ...'i yaralaması, bilahare bu olay nedeniyle cezaevinden tahliye olmasından sonra aralarında mevcut husumet nedeniyle yolda tesadüfen karşılaştıklarında sanıkların birbirlerini hedef alarak karşılıklı olarak silahla ateş etmeleri şeklinde gerçekleşen eylemin kül halinde yaralamaya teşebbüs suçunu oluşturacağı gözetilmeden, sanıkların hem tamamlanmış yaralama hem de genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçundan muhkumiyetlerine karar verilmesi
2- Kabul ve uygulamaya göre de;
a- Hükmün esasını oluşturan kısa kararda sanıkların genel güvenliği kasten tehlikeye sokmak ve kasten yaralama suçlarından mahkumiyetine karar verilmesine karşın, gerekçeli kararda genel güvenliği tehlikeye sokma suçundan beraat, yaralama suçundan ise TCK.nun 44. maddesinden bahisle mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle çelişkiye düşülmesi,
b- 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanıkların kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
c- Tekerrüre esas sabıkası olan sanık ... hakkında TCK.nun 58. maddesi uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık ... müdafiinin, sanık ... müdafiinin ve Cumhuriyet savcılarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 26.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.