Yargıtay8. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/7678 K.2012/32111
Özet: Uyuşmazlık, Adana Kriminal Polis Laboratuvarı’nın raporuna göre sustalı çakının yasadışı bıçak niteliği taşıyıp taşımadığı ve sanığın hapis ile adli para cezasının uygulanmasıyla ilgiliydi; mahkeme, 6136 sayılı Yasa kapsamında sustalı çakıyı yasaklı olarak kabul ederek sanığı yazılı şekilde mahkum etti. Mahkeme ayrıca, hesap hatası sonucu adli para cezasını fazla tayin etmesi, tekerrüre esas alınan hapis cezasının geçerliliğini göz ardı etmesi ve koşullu salıverme şartlarını eksik uygulaması nedeniyle 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi uyarınca kararın bozulmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: 6136 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 09.09.2009 tarih ve BLS. 2009/4742 uzmanlık numaralı raporunda; suça konu sustalı çakının, namlusunun yana doğru otomatik olarak açılmasını temin eden susta mandalının sağlam ve işler durumda olduğu, buna karşılık açılan namluyu sapa tespit ederek sabit hale getiren susta kilidinin arızalı olduğu ve açılan namluyu sabit hale getiremediği, bu itibarla 6136 sayılı Yasa kapsamında yasak niteliği haiz bıçaklardan kabul edilemeyeceği, ancak bıçağın bir bıçak ustasının aletli müdahalesi ile arızasının giderilmesi halinde 6136 sayılı Yasaya göre yasak vasfını kazanabileceğinin belirtilmesi karşısında, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Kabul ve uygulamaya göre de;
a- Hapis cezası yanında tayin olunan temel 25 gün adli para cezasından TCK.nun 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken gün sayısının 20 yerine, hesap hatası sonucu 21 olarak belirlenmesi suretiyle sonuç adli para cezasının fazla tayini,
b- Sanık müdafiinin lehe hükümlerin uygulanması yönündeki talebinin TCK.nun 50. maddesi uyarınca kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmesini de kapsadığı gözetilmeden, bu konuda bir karar verilmemesi,
c- Sanığın tekerrüre esas alınan geçmiş hükümlülüğüne konu hapis cezasının 5237 sayılı TCK.nun 58/2-b maddesi gereğince infazından itibaren 3 yıl geçmiş olmakla tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
d- 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, altsoyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hiçbir ayrım yapılmaksızın koşullu salıvermeye kadar hak yoksunluğuna hükmolunması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 31.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 6136 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 09.09.2009 tarih ve BLS. 2009/4742 uzmanlık numaralı raporunda; suça konu sustalı çakının, namlusunun yana doğru otomatik olarak açılmasını temin eden susta mandalının sağlam ve işler durumda olduğu, buna karşılık açılan namluyu sapa tespit ederek sabit hale getiren susta kilidinin arızalı olduğu ve açılan namluyu sabit hale getiremediği, bu itibarla 6136 sayılı Yasa kapsamında yasak niteliği haiz bıçaklardan kabul edilemeyeceği, ancak bıçağın bir bıçak ustasının aletli müdahalesi ile arızasının giderilmesi halinde 6136 sayılı Yasaya göre yasak vasfını kazanabileceğinin belirtilmesi karşısında, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Kabul ve uygulamaya göre de;
a- Hapis cezası yanında tayin olunan temel 25 gün adli para cezasından TCK.nun 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken gün sayısının 20 yerine, hesap hatası sonucu 21 olarak belirlenmesi suretiyle sonuç adli para cezasının fazla tayini,
b- Sanık müdafiinin lehe hükümlerin uygulanması yönündeki talebinin TCK.nun 50. maddesi uyarınca kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmesini de kapsadığı gözetilmeden, bu konuda bir karar verilmemesi,
c- Sanığın tekerrüre esas alınan geçmiş hükümlülüğüne konu hapis cezasının 5237 sayılı TCK.nun 58/2-b maddesi gereğince infazından itibaren 3 yıl geçmiş olmakla tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
d- 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, altsoyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hiçbir ayrım yapılmaksızın koşullu salıvermeye kadar hak yoksunluğuna hükmolunması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 31.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.