Yargıtay8. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/6729 K.2012/13332
Özet: Uyuşmazlık konusu, Gölbaşı Asliye Ceza Mahkemesi’nin 09.09.2011 tarihli ve 2011/208 değişik iş sayılı kararı kapsamında, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 9. maddesine göre arşiv kaydının silinip silinemeyeceğiyle ilgilidir. Mahkeme, kanuna aykırı kararın bozulmasına ve dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesine karar vererek, arşiv kaydının silinmesini mümkün kılmadı.
İhbarname No: KYB - 2012/39574
Hakkı olmayan yere tecavüz suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 154/1, 62/1, 50, 52/2. maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 160 yeni Türk lirası adlî para cezalan ile cezalandırılmasına, hapis cezasının anılan Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelenmesine dair Gölbaşı Asliye Ceza Mahkemesinin 26.12.2006 tarihli ve 2006/268-707 sayılı kararını müteakip, hükümlünün talebi üzerine arşiv kaydının silinmesine ilişkin, (GÖLBAŞI) Asliye Ceza Mahkemenin 09.09.2011 tarihli ve 2011/208 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak:
5352 Adli Sicil Kanunu'nun 9. maddesinde "- (1) Adlî sicildeki bilgiler; a) Cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması, b) Ceza mahkûmiyetini bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikayetten vazgeçme veya etkin pişmanlık, c) Ceza zamanaşımının dolması, d) Genel af, halinde Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinerek, arşiv kaydına alınır.(2) Adlî sicil bilgileri, ilgilinin ölümü üzerine tamamen silinir. (3) Türk vatandaşları hakkında yabancı mahkemelerce verilmiş olup 4. ncü maddenin birinci fıkrasının (f) bendine göre adlî sicile kaydedilen hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkûmiyet hükümleri, kesinleştiği tarihten itibaren mahkûmiyet kararında belirtilen sürenin geçmesiyle, Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce adlî sicil kayıtlarından çıkartılarak arşiv kaydına alınır. Adlî para cezasına mahkûmiyet hükümleri ile cezanın ertelenmesine ilişkin hükümler, adlî sicil kaydına alınmadan doğrudan arşive kaydedilir." şeklindeki düzenleme karşısında, anılan Kanunun yürürlük tarihi olan 01.06.2005 tarihinden sonra işlenen suçlara ilişkin kayıtların silinerek arşiv kaydına alınacağı, aynı Kanun'un 12. maddesinde sayılan ilgilinin ölümü, kaydın girildiği tarihten itibaren seksen yılın geçmesi, fiilin suç olmaktan çıkarılması, kanun yararına bozma veya yargılamanın yenilenmesi sonucunda verilen beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi halinde arşiv kayıtlarının silinebileceği, bu şartlar dışında arşiv kaydının silinmesi mümkün olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 20.01.2012 gün ve 3604 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 21.02.2012 gün ve KYB/2012-39574 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5352 sayılı Kanunun yürürlük tarihi olan 01.06.2005 tarihinden sonra işlenen suçlara ilişkin adli sicil kayıtlarının 9. madde uyarınca silinerek arşiv kaydına alınacağı, aynı Kanunun 12. maddesinde sayılan ilgilinin ölümü, kaydın girildiği tarihten itibaren seksen yılın geçmesi, fiilin suç olmaktan çıkarılması, kanun yararına bozma veya yargılamanın yenilenmesi sonucunda verilen beraat veya ceza verilmesine yer olmadığına kararının kesinleşmesi halinde arşiv kayıtlarının silinebileceği, bu şartlar dışında arşiv kaydının silinmesinin mümkün olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı'nın Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden Gölbaşı Asliye Ceza Mahkemesinin 09.09.2011 gün, 2011/208 değişik iş sayılı kararının CMK.nun 309. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına tevdiine, 19.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Hakkı olmayan yere tecavüz suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 154/1, 62/1, 50, 52/2. maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 160 yeni Türk lirası adlî para cezalan ile cezalandırılmasına, hapis cezasının anılan Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelenmesine dair Gölbaşı Asliye Ceza Mahkemesinin 26.12.2006 tarihli ve 2006/268-707 sayılı kararını müteakip, hükümlünün talebi üzerine arşiv kaydının silinmesine ilişkin, (GÖLBAŞI) Asliye Ceza Mahkemenin 09.09.2011 tarihli ve 2011/208 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak:
5352 Adli Sicil Kanunu'nun 9. maddesinde "- (1) Adlî sicildeki bilgiler; a) Cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması, b) Ceza mahkûmiyetini bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikayetten vazgeçme veya etkin pişmanlık, c) Ceza zamanaşımının dolması, d) Genel af, halinde Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinerek, arşiv kaydına alınır.(2) Adlî sicil bilgileri, ilgilinin ölümü üzerine tamamen silinir. (3) Türk vatandaşları hakkında yabancı mahkemelerce verilmiş olup 4. ncü maddenin birinci fıkrasının (f) bendine göre adlî sicile kaydedilen hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkûmiyet hükümleri, kesinleştiği tarihten itibaren mahkûmiyet kararında belirtilen sürenin geçmesiyle, Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce adlî sicil kayıtlarından çıkartılarak arşiv kaydına alınır. Adlî para cezasına mahkûmiyet hükümleri ile cezanın ertelenmesine ilişkin hükümler, adlî sicil kaydına alınmadan doğrudan arşive kaydedilir." şeklindeki düzenleme karşısında, anılan Kanunun yürürlük tarihi olan 01.06.2005 tarihinden sonra işlenen suçlara ilişkin kayıtların silinerek arşiv kaydına alınacağı, aynı Kanun'un 12. maddesinde sayılan ilgilinin ölümü, kaydın girildiği tarihten itibaren seksen yılın geçmesi, fiilin suç olmaktan çıkarılması, kanun yararına bozma veya yargılamanın yenilenmesi sonucunda verilen beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi halinde arşiv kayıtlarının silinebileceği, bu şartlar dışında arşiv kaydının silinmesi mümkün olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 20.01.2012 gün ve 3604 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 21.02.2012 gün ve KYB/2012-39574 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5352 sayılı Kanunun yürürlük tarihi olan 01.06.2005 tarihinden sonra işlenen suçlara ilişkin adli sicil kayıtlarının 9. madde uyarınca silinerek arşiv kaydına alınacağı, aynı Kanunun 12. maddesinde sayılan ilgilinin ölümü, kaydın girildiği tarihten itibaren seksen yılın geçmesi, fiilin suç olmaktan çıkarılması, kanun yararına bozma veya yargılamanın yenilenmesi sonucunda verilen beraat veya ceza verilmesine yer olmadığına kararının kesinleşmesi halinde arşiv kayıtlarının silinebileceği, bu şartlar dışında arşiv kaydının silinmesinin mümkün olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı'nın Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden Gölbaşı Asliye Ceza Mahkemesinin 09.09.2011 gün, 2011/208 değişik iş sayılı kararının CMK.nun 309. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına tevdiine, 19.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.