Yargıtay8. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/4293 K.2012/15366
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6136 sayılı Yasaya aykırılık
**HÜKÜM:** Hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
TCK.nun 58/6 madde ve fıkrasına aykırı olarak, hakkında hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilen sanık için cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış;
TCK.nun 62. maddesinin uygulanması sonucu adli para cezasının ''375 TL'' yerine ''375 gün'' olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün (ONANMASINA), 07.05.2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(K.D.)
KARŞI DÜŞÜNCE: 30.06.1995 gün 1/1 sayılı İBK kararı ile Ceza Genel Kurulunun pek çok kararında ayrıntılı olarak vurguladığı gibi "kazanılmış hak" sadece sonuç ceza yönünden söz konusu olan bir husustur. Güvenlik tedbirleri ceza olmayıp mahkumiyetin doğal sonucu olarak hükmedilmeleri gerektiğinden ve infaza ilişkin olmaları olmaları nedeniyle kararda gösterilmeseler dahi yasa gereği olarak infazda re'sen dikkate alınacaklarından Ceza Genel Kurulu kararlarında işaret edildiği gibi kazanılmış hakka konu edilemezler.
Nitekim 5237 sayılı Ceza Yasasında güvenlik tedbirlerinin cezalarla aynı bölümde değil, ayrı-ayrı bölümlerde düzenlenmiş olması ve tedbirin süresini belirleme görevinin infaz hakimine ait bulunması da bunun bir göstergesidir.
5237 sayılı Ceza Yasasının 58. maddesinde güvenlik tedbirleri arasında yer verilen "tekerrür"ün sanık için kazanılmış hak sayılması istisnai nitelikte olup bir infaz hükmü olan tekerrürün aynı zamanda maddi ceza hukukuna ilişkin bir özellik de taşımasından kaynaklanmaktadır.
18.04.2007 tarihli Denetimli Serbestlik Tedbirleri Yönetmeliğinin 4/1. maddesinde denetimli serbestlik tedbiri "şüpheli sanık ve hükümlünün toplumla bütünleşmesi açısından ihtiyaç duyduğu her türlü hizmet, program ve kaynakların sağlandığı toplum temelli bir uygulama" olarak tanımlanmıştır. Dolayısı ile şüpheli-sanık ve hükümlü yönünden denetim, gözetim, eğitim, tedavi, rehberlik, önleme, yönlendirme psikososyal yardım gibi yapıcı esaslar içerdiğinden 765 sayılı TCK.nun 31, 33 vd. maddelerindeki gibi fer'i ceza niteliğinde sayılmalarına da olanak yoktur.
Sonuç olarak; hakkında TCK.nun 58. maddesi uygulanan sanık hakkında aynı maddenin 6. fıkrası gereğince "denetimli serbestlik tedbiri"ne hükmedilmemiş olması sanık yönünden kazanılmış hak teşkil etmeyeceği görüşü ile kararın başındaki eleştiriye katılmıyorum.
SUÇ : 6136 sayılı Yasaya aykırılık
**HÜKÜM:** Hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
TCK.nun 58/6 madde ve fıkrasına aykırı olarak, hakkında hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilen sanık için cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış;
TCK.nun 62. maddesinin uygulanması sonucu adli para cezasının ''375 TL'' yerine ''375 gün'' olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün (ONANMASINA), 07.05.2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(K.D.)
KARŞI DÜŞÜNCE: 30.06.1995 gün 1/1 sayılı İBK kararı ile Ceza Genel Kurulunun pek çok kararında ayrıntılı olarak vurguladığı gibi "kazanılmış hak" sadece sonuç ceza yönünden söz konusu olan bir husustur. Güvenlik tedbirleri ceza olmayıp mahkumiyetin doğal sonucu olarak hükmedilmeleri gerektiğinden ve infaza ilişkin olmaları olmaları nedeniyle kararda gösterilmeseler dahi yasa gereği olarak infazda re'sen dikkate alınacaklarından Ceza Genel Kurulu kararlarında işaret edildiği gibi kazanılmış hakka konu edilemezler.
Nitekim 5237 sayılı Ceza Yasasında güvenlik tedbirlerinin cezalarla aynı bölümde değil, ayrı-ayrı bölümlerde düzenlenmiş olması ve tedbirin süresini belirleme görevinin infaz hakimine ait bulunması da bunun bir göstergesidir.
5237 sayılı Ceza Yasasının 58. maddesinde güvenlik tedbirleri arasında yer verilen "tekerrür"ün sanık için kazanılmış hak sayılması istisnai nitelikte olup bir infaz hükmü olan tekerrürün aynı zamanda maddi ceza hukukuna ilişkin bir özellik de taşımasından kaynaklanmaktadır.
18.04.2007 tarihli Denetimli Serbestlik Tedbirleri Yönetmeliğinin 4/1. maddesinde denetimli serbestlik tedbiri "şüpheli sanık ve hükümlünün toplumla bütünleşmesi açısından ihtiyaç duyduğu her türlü hizmet, program ve kaynakların sağlandığı toplum temelli bir uygulama" olarak tanımlanmıştır. Dolayısı ile şüpheli-sanık ve hükümlü yönünden denetim, gözetim, eğitim, tedavi, rehberlik, önleme, yönlendirme psikososyal yardım gibi yapıcı esaslar içerdiğinden 765 sayılı TCK.nun 31, 33 vd. maddelerindeki gibi fer'i ceza niteliğinde sayılmalarına da olanak yoktur.
Sonuç olarak; hakkında TCK.nun 58. maddesi uygulanan sanık hakkında aynı maddenin 6. fıkrası gereğince "denetimli serbestlik tedbiri"ne hükmedilmemiş olması sanık yönünden kazanılmış hak teşkil etmeyeceği görüşü ile kararın başındaki eleştiriye katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.