Yargıtay8. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/27477 K.2013/10153
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve suç üstlenme
**HÜKÜM:** Sanık ...'ın 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan; sanık ...'ın suç üstlenme suçundan hükümlülüklerine ve müsadereye; sanık ...'a verilen cezanın ertelenmesine
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık hakkında tayin edilen adli para cezasının tutarına ve karar tarihinde yürürlükte olan 5219 sayılı Yasayla değişik CMUK.nun 305. maddesine göre hüküm kesin nitelikte olup temyizi olanaklı olmadığından sanık müdafiinin, temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 317. maddesi uyarınca oybirliğiyle (REDDİNE),
2- Sanık ... hakkında kurulan hükme gelince;
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:
CMK.nun 231/7. maddesi uyarınca ve Ceza Genel Kurulu'nun 01.06.2010 gün ve 96/134 sayılı kararında da belirtildiği üzere; koşullu bir düşme nedeni oluşturan "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" müessesesi, (mahkumiyet, suç niteliği ve ceza miktarına ilişkin) objektif koşulların varlığı halinde mahkemece diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce değerlendirilerek uygulanması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde öncelikle uygulanmalı, koşulların bulunmadığı veya uygulanmaması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde ise, cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin diğer hükümler değerlendirilmelidir.
Öte yandan ceza tayin olunurken gösterilen gerekçeler dosya kapsamına uygun bulunmalı, çelişkiye, zaafiyete düşülmemelidir. Gerekçe, istem konusundaki takdirin, hukuka ve dosya içerisindeki bilgi ve belgelere uygun açıklamasıdır. Ceza kişiselleştirilirken gösterilen gerekçe, sanığın kişiliğiyle ile ilgili bilgi ve belgelerin isabetle değerlendirildiğini gösterir biçimde yasal ve yeterli olmalıdır. Sanık lehine uygulama yapılırken gösterilen gerekçenin, sanık aleyhine bir başka hükmün uygulanması sırasında yeniden gerekçe yapılması, sanığın kişiliği ile ilgili bilgi ve belgelerin isabetle değerlendirilmediğini göstermektedir.
Suçlunun kişiliğinden amaç, medeni hali, işi, çevresinde nasıl tanındığı, kötü alışkanlıklarının olup olmadığı, yetiştiği ortam, öğrenim durumu, çalışmayı sevip sevmediği, geçmişte kasıtlı bir suç işleyip işlemediği, olaydan sonraki tutum ve davranışları, mahkemeye karşı tavırlarıdır. Bunların olumlu olup olmadıkları mahkemece belirlenerek sanığın kişiliği hakkında bir yargıya varılmalıdır.
Suçun işlenmesindeki özellikler ise; sanığı suç işlemeye iten neden ve saikler, kast ve taksirdeki yoğunluk, suçun nerede, nasıl, ne şekilde işlendiğinin değerlendirilmesidir.
Pişmanlık ise, işlenen suçtan dolayı üzüntü duyulması, işlenmemesinin daha iyi olduğunun kabul olunması, mevcut durumun suçun işlenmesinden önceki hale getirilmesi için çaba gösterilmesidir.
Somut olayda, sanık hakkında asgari hadden ceza tayin olunduktan sonra aynen, "sanığın kişiliğine, sair hallerine, suçun işlenmesindeki diğer özellikler dikkate alınarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
Sanığın kişiliğine, sair hallerine, suçun işlenmesindeki diğer özelliklere göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 50. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
Sanığın kişiliğine, sair hallerine, suçun işlenmesindeki diğer özelliklere göre sanık hakkında 5271 sayılı CMK.nun 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
Sanığın kişiliğine, sair hallerine, suçun işlenmesindeki diğer özelliklere göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 51. maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine" karar verilmiştir.
Görüldüğü üzere; CMK.nun 231/7. maddesinde yazılı sıralamaya uyulmadığı gibi, TCK.nun 50, 51, 62 ve CMK.nun 231. maddelerinde belirtilen hususlar gözetilmeden, anılan maddelerin uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin gösterilecek gerekçeler arasındaki farklar dikkate alınmadan, sanığın kişiliği, sair halleri, suçun işlenmesindeki olumlu ya da olumsuz özellikler açıklanmadan hiçbir kelimesine dokunulmadan sanığın kişiliği, sair halleri, suçun işlenmesindeki diğer özellikler olumsuz kabul olunarak TCK.nun 62, 50 ve CMK.nun 231/5. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına, aksi bir görüşle sanığın kişiliği, sair halleri, suçun işlenmesindeki diğer özellikler başkaca açıklama yapılmaksızın bu defa olumlu görülerek cezanın ertelenmesine karar verilmesi suretiyle çelişkiye neden olunmuştur.
Yasal ve yeterli olmayan, çelişkili gerekçelerle hüküm kurulması yasaya aykırı olup hükmün bozulmasına karar verilmelidir.
**SONUÇ:** Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 29.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve suç üstlenme
**HÜKÜM:** Sanık ...'ın 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan; sanık ...'ın suç üstlenme suçundan hükümlülüklerine ve müsadereye; sanık ...'a verilen cezanın ertelenmesine
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık hakkında tayin edilen adli para cezasının tutarına ve karar tarihinde yürürlükte olan 5219 sayılı Yasayla değişik CMUK.nun 305. maddesine göre hüküm kesin nitelikte olup temyizi olanaklı olmadığından sanık müdafiinin, temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 317. maddesi uyarınca oybirliğiyle (REDDİNE),
2- Sanık ... hakkında kurulan hükme gelince;
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:
CMK.nun 231/7. maddesi uyarınca ve Ceza Genel Kurulu'nun 01.06.2010 gün ve 96/134 sayılı kararında da belirtildiği üzere; koşullu bir düşme nedeni oluşturan "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" müessesesi, (mahkumiyet, suç niteliği ve ceza miktarına ilişkin) objektif koşulların varlığı halinde mahkemece diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce değerlendirilerek uygulanması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde öncelikle uygulanmalı, koşulların bulunmadığı veya uygulanmaması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde ise, cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin diğer hükümler değerlendirilmelidir.
Öte yandan ceza tayin olunurken gösterilen gerekçeler dosya kapsamına uygun bulunmalı, çelişkiye, zaafiyete düşülmemelidir. Gerekçe, istem konusundaki takdirin, hukuka ve dosya içerisindeki bilgi ve belgelere uygun açıklamasıdır. Ceza kişiselleştirilirken gösterilen gerekçe, sanığın kişiliğiyle ile ilgili bilgi ve belgelerin isabetle değerlendirildiğini gösterir biçimde yasal ve yeterli olmalıdır. Sanık lehine uygulama yapılırken gösterilen gerekçenin, sanık aleyhine bir başka hükmün uygulanması sırasında yeniden gerekçe yapılması, sanığın kişiliği ile ilgili bilgi ve belgelerin isabetle değerlendirilmediğini göstermektedir.
Suçlunun kişiliğinden amaç, medeni hali, işi, çevresinde nasıl tanındığı, kötü alışkanlıklarının olup olmadığı, yetiştiği ortam, öğrenim durumu, çalışmayı sevip sevmediği, geçmişte kasıtlı bir suç işleyip işlemediği, olaydan sonraki tutum ve davranışları, mahkemeye karşı tavırlarıdır. Bunların olumlu olup olmadıkları mahkemece belirlenerek sanığın kişiliği hakkında bir yargıya varılmalıdır.
Suçun işlenmesindeki özellikler ise; sanığı suç işlemeye iten neden ve saikler, kast ve taksirdeki yoğunluk, suçun nerede, nasıl, ne şekilde işlendiğinin değerlendirilmesidir.
Pişmanlık ise, işlenen suçtan dolayı üzüntü duyulması, işlenmemesinin daha iyi olduğunun kabul olunması, mevcut durumun suçun işlenmesinden önceki hale getirilmesi için çaba gösterilmesidir.
Somut olayda, sanık hakkında asgari hadden ceza tayin olunduktan sonra aynen, "sanığın kişiliğine, sair hallerine, suçun işlenmesindeki diğer özellikler dikkate alınarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
Sanığın kişiliğine, sair hallerine, suçun işlenmesindeki diğer özelliklere göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 50. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
Sanığın kişiliğine, sair hallerine, suçun işlenmesindeki diğer özelliklere göre sanık hakkında 5271 sayılı CMK.nun 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
Sanığın kişiliğine, sair hallerine, suçun işlenmesindeki diğer özelliklere göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 51. maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine" karar verilmiştir.
Görüldüğü üzere; CMK.nun 231/7. maddesinde yazılı sıralamaya uyulmadığı gibi, TCK.nun 50, 51, 62 ve CMK.nun 231. maddelerinde belirtilen hususlar gözetilmeden, anılan maddelerin uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin gösterilecek gerekçeler arasındaki farklar dikkate alınmadan, sanığın kişiliği, sair halleri, suçun işlenmesindeki olumlu ya da olumsuz özellikler açıklanmadan hiçbir kelimesine dokunulmadan sanığın kişiliği, sair halleri, suçun işlenmesindeki diğer özellikler olumsuz kabul olunarak TCK.nun 62, 50 ve CMK.nun 231/5. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına, aksi bir görüşle sanığın kişiliği, sair halleri, suçun işlenmesindeki diğer özellikler başkaca açıklama yapılmaksızın bu defa olumlu görülerek cezanın ertelenmesine karar verilmesi suretiyle çelişkiye neden olunmuştur.
Yasal ve yeterli olmayan, çelişkili gerekçelerle hüküm kurulması yasaya aykırı olup hükmün bozulmasına karar verilmelidir.
**SONUÇ:** Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 29.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.