Yargıtay 8. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/24645 K.2012/32218
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın 6136 sayılı Yasa kapsamında silah ele geçirme ve 765/102/6, 105/2 maddeleriyle yalan beyanda bulunma suçlarından hüküm giymesine ilişkin temyiz talepleridir. (2) Mahkeme, 6136 sayılı yasa suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını ve yalan beyanda bulunma suçundan kamu davasının düşürülmesini kararlaştırarak kararını bozmuştur.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve yalan beyanda bulunma
HÜKÜM: - 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve müsadere;
- Yalan beyanda bulunmak suçundan 765 sayılı TCK.nun 102/6, 105/2 ve CMK.nun 223/8. madde ve fıkraları uyarınca kamu davasının düşürülmesi
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5271 sayılı CMK.nun 231/12. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar itiraza tabi olup temyiz yasa yoluna başvurulması olanaklı bulunmadığından; mahkumiyet hükmüne bağlı bulunması nedeniyle, müsadere kararı verilmesinin de hükme temyiz kabiliyeti kazandırmayacağından sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi gereğince (REDDİNE), mercide yanılma nedeniyle CMK.nun 264. maddesi gözetilerek sanığın isteminin itiraz olarak kabulüyle gereğinin mahallinde ifasına,
2- Yalan beyanda bulunma suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Olay tarihinde yakalanan sanığın üzerinde 6136 sayılı Yasa kapsamında silah ele geçtiği, sanığın savunması alınırken kendi kimliğini gizleyerek kardeşi olan ...'in adını kullandığı ve kardeşi hakkında dava açılarak yargılamasının yapılarak ceza almasına neden olduğu, daha sonra başkabir olaya karışması sonucunda parmak izi incelemesinde gerçek kimliğinin ortaya çıktığı, sanığın bu eyleminin 765 sayılı TCK.nun 343/2 maddesinde tanımlanan resmi belgenin düzenlenmesi sırasında yalan beyanda bulunma suçunu oluşturduğu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri karşısında; sanığa yüklenen suçun yasa maddesinde öngörülen cezalarının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımı sürelerinin suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), ancak; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve CMK.nun 223. maddeleri gözetilerek (DÜŞÜRÜLMESİNE), 01.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve yalan beyanda bulunma
HÜKÜM: - 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve müsadere;
- Yalan beyanda bulunmak suçundan 765 sayılı TCK.nun 102/6, 105/2 ve CMK.nun 223/8. madde ve fıkraları uyarınca kamu davasının düşürülmesi
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5271 sayılı CMK.nun 231/12. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar itiraza tabi olup temyiz yasa yoluna başvurulması olanaklı bulunmadığından; mahkumiyet hükmüne bağlı bulunması nedeniyle, müsadere kararı verilmesinin de hükme temyiz kabiliyeti kazandırmayacağından sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi gereğince (REDDİNE), mercide yanılma nedeniyle CMK.nun 264. maddesi gözetilerek sanığın isteminin itiraz olarak kabulüyle gereğinin mahallinde ifasına,
2- Yalan beyanda bulunma suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Olay tarihinde yakalanan sanığın üzerinde 6136 sayılı Yasa kapsamında silah ele geçtiği, sanığın savunması alınırken kendi kimliğini gizleyerek kardeşi olan ...'in adını kullandığı ve kardeşi hakkında dava açılarak yargılamasının yapılarak ceza almasına neden olduğu, daha sonra başkabir olaya karışması sonucunda parmak izi incelemesinde gerçek kimliğinin ortaya çıktığı, sanığın bu eyleminin 765 sayılı TCK.nun 343/2 maddesinde tanımlanan resmi belgenin düzenlenmesi sırasında yalan beyanda bulunma suçunu oluşturduğu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri karşısında; sanığa yüklenen suçun yasa maddesinde öngörülen cezalarının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımı sürelerinin suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), ancak; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve CMK.nun 223. maddeleri gözetilerek (DÜŞÜRÜLMESİNE), 01.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.