Yargıtay 8. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/242 K.2012/28343
Özet: Uyuşmazlık, 18 Eylül 2009’te kesinleşen hükmün ardından 25 Kasım 2009’da verilen tavzih kararı ve ilgili itirazların hukuki değerlendirilmesiyle ilgilidir; Mahkeme, sanığın hapis cezası ve adli para cezasının dönüşü, pişmanlık gerekçesiyle ertelenme imkanı, velayet hakkı ve koşullu salıverme hükümlerinin uygulanmasında hatalı kararlar verdiğini belirleyerek 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesine göre hükmün bozulmasına karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 6136 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
18.09.2009 tarihli temyiz istemi nedeniyle hükmün kesinleşmediği gözetilmeden verilen 25.11.2009 tarihli tavzih kararı hukuki değerden yoksun olup 17.09.2009 günlü kararın incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
1- Sanık hakkında hapis cezası yanında hükmedilen adli para cezasına esas alınan 60 günün TCK.nun 52/2-3. madde ve fıkraları gereğince adli para cezasına çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- 5237 sayılı TCK.nun 51. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; sanığın daha önce üç aydan fazla hapis cezası ile cezalandırılmamış olması koşulu ve (b) bendinde; suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işleyemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması hükmü getirilmiş olmakla, adli sicil kaydına göre suç tarihinden önce kesinleşmiş ertelemeye engel sabıkası olmayan sanığın, yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık irdelenmeden, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
3- 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 24.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 6136 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
18.09.2009 tarihli temyiz istemi nedeniyle hükmün kesinleşmediği gözetilmeden verilen 25.11.2009 tarihli tavzih kararı hukuki değerden yoksun olup 17.09.2009 günlü kararın incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
1- Sanık hakkında hapis cezası yanında hükmedilen adli para cezasına esas alınan 60 günün TCK.nun 52/2-3. madde ve fıkraları gereğince adli para cezasına çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- 5237 sayılı TCK.nun 51. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; sanığın daha önce üç aydan fazla hapis cezası ile cezalandırılmamış olması koşulu ve (b) bendinde; suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işleyemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması hükmü getirilmiş olmakla, adli sicil kaydına göre suç tarihinden önce kesinleşmiş ertelemeye engel sabıkası olmayan sanığın, yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık irdelenmeden, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
3- 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 24.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.