Yargıtay8. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/21892 K.2012/22435
Özet: Uyuşmazlık, işaret ve engel koymama suçundan dolayı verilen 100 TL adli para cezasının ardından mahkeme kararıyla arşiv kaydının silinmesi talebine ilişkin 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 9. maddesi uyarınca kayıtların silinip arşiv kaydına alınması şartlarının yerine getirilmediği gerekçesiyle ortaya çıktı. Mahkeme, kararın CMK 309. maddesine göre bozulmasına ve ilgili dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesine hükmederek, arşiv kaydının silinmesinin mümkün olmadığını belirledi.
İhbarname No: KYB - 2012/132577
İşaret ve engel koymama suçundan sanık ...’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 178 ve 52. maddeleri gereğince 100,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair (ŞEFAATLİ) Sulh Ceza Mahkemesinin 06/03/2006 tarihli ve 2005/115 esas, 2006/39 sayılı kararının infazını müteakip, hükümlünün yaptığı arşiv kaydının silinmesi talebi üzerine, 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu'nun geçici 2/2. maddesi uyarınca arşiv kaydının silinmesine ilişkin aynı Mahkemenin 29/11/2011 tarihli ve 2011/92 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre;
5352 Adlî Sicil Kanununun 9. maddesinde;
"(1) Adlî sicildeki bilgiler;
a) Cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması,
b) Ceza mahkûmiyetini bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikayetten vazgeçme veya etkin pişmanlık,
c) Ceza zamanaşımının dolması,
d) Genel af,
Hâlinde Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinerek, arşiv kaydına alınır,
(2) Adlî sicil bilgileri, ilgilinin ölümü üzerine tamamen silinir.
(3) Türk vatandaşları hakkında yabancı mahkemelerce verilmiş olup 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (f) bendine göre adlî sicile kaydedilen hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkûmiyet hükümleri, kesinleştiği tarihten itibaren mahkûmiyet kararında belirtilen sürenin geçmesiyle, Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce adlî sicil kayıtlarından çıkartılarak arşiv kaydına alınır. Adlî para cezasına mahkûmiyet hükümleri ile cezanın ertelenmesine ilişkin hükümler, adlî sicil kaydına alınmadan doğrudan arşive kaydedilir." şeklindeki düzenleme karşısında, anılan Kanunun yürürlük tarihi olan 01/06/2005 tarihinden sonra işlenen suçlara ilişkin kayıtlatın silinerek arşiv kaydına alınacağı, aynı Kanunun 12. maddesinde sayılan ilgilinin ölümü, kaydın girildiği tarihten itibaren seksen yılın geçmesi, fiilin suç olmaktan çıkarılması, kanun yararına bozma veya yargılamanın yenilenmesi sonucunda verilen beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi hâlinde arşiv kayıtlarının silinebileceği, bu şartlar dışında arşiv kaydının silinmesi mümkün olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 07.05.2012 gün ve 26902 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 22.05.2012 gün ve KYB-2012/132577 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5352 sayılı Kanunun yürürlük tarihi olan 01.06.2005 tarihinden sonra işlenen suçlara ilişkin adli sicil kayıtlarının 9. madde uyarınca silinerek arşiv kaydına alınacağı aynı Kanunun 12. maddesinde sayılan koşulların gerçekleşmesi halinde arşiv kayıtlarının silinebileceği, bu şartlar dışında arşiv kaydının silinmesinin mümkün olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı'nın Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden Şefeatli Sulh Ceza Mahkemesinin 29.11.2011 gün, 2011/92 değişik iş sayılı kararının CMK.nun 309. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına tevdiine, 28.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
İşaret ve engel koymama suçundan sanık ...’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 178 ve 52. maddeleri gereğince 100,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair (ŞEFAATLİ) Sulh Ceza Mahkemesinin 06/03/2006 tarihli ve 2005/115 esas, 2006/39 sayılı kararının infazını müteakip, hükümlünün yaptığı arşiv kaydının silinmesi talebi üzerine, 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu'nun geçici 2/2. maddesi uyarınca arşiv kaydının silinmesine ilişkin aynı Mahkemenin 29/11/2011 tarihli ve 2011/92 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre;
5352 Adlî Sicil Kanununun 9. maddesinde;
"(1) Adlî sicildeki bilgiler;
a) Cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması,
b) Ceza mahkûmiyetini bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikayetten vazgeçme veya etkin pişmanlık,
c) Ceza zamanaşımının dolması,
d) Genel af,
Hâlinde Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinerek, arşiv kaydına alınır,
(2) Adlî sicil bilgileri, ilgilinin ölümü üzerine tamamen silinir.
(3) Türk vatandaşları hakkında yabancı mahkemelerce verilmiş olup 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (f) bendine göre adlî sicile kaydedilen hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkûmiyet hükümleri, kesinleştiği tarihten itibaren mahkûmiyet kararında belirtilen sürenin geçmesiyle, Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce adlî sicil kayıtlarından çıkartılarak arşiv kaydına alınır. Adlî para cezasına mahkûmiyet hükümleri ile cezanın ertelenmesine ilişkin hükümler, adlî sicil kaydına alınmadan doğrudan arşive kaydedilir." şeklindeki düzenleme karşısında, anılan Kanunun yürürlük tarihi olan 01/06/2005 tarihinden sonra işlenen suçlara ilişkin kayıtlatın silinerek arşiv kaydına alınacağı, aynı Kanunun 12. maddesinde sayılan ilgilinin ölümü, kaydın girildiği tarihten itibaren seksen yılın geçmesi, fiilin suç olmaktan çıkarılması, kanun yararına bozma veya yargılamanın yenilenmesi sonucunda verilen beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi hâlinde arşiv kayıtlarının silinebileceği, bu şartlar dışında arşiv kaydının silinmesi mümkün olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 07.05.2012 gün ve 26902 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 22.05.2012 gün ve KYB-2012/132577 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5352 sayılı Kanunun yürürlük tarihi olan 01.06.2005 tarihinden sonra işlenen suçlara ilişkin adli sicil kayıtlarının 9. madde uyarınca silinerek arşiv kaydına alınacağı aynı Kanunun 12. maddesinde sayılan koşulların gerçekleşmesi halinde arşiv kayıtlarının silinebileceği, bu şartlar dışında arşiv kaydının silinmesinin mümkün olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı'nın Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden Şefeatli Sulh Ceza Mahkemesinin 29.11.2011 gün, 2011/92 değişik iş sayılı kararının CMK.nun 309. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına tevdiine, 28.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.