Yargıtay8. Ceza DairesiAile Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/13005 K.2012/39892
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6136 sayılı Yasaya aykırılık
**HÜKÜM:** Hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya kapsamında mevcut Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/11497 soruşturma, 2010/2819 iddianame nolu 24.02.2010 tarihli iddianamesi suretinden, sanık hakkında aynı olayla ilgili olarak 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesine dava açıldığı, UYAP ortamından alınan bilgilerden 24.02.2010 tarihli iddianame ile açılan bu dava sonucunda yapılan yargılama neticesinde 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan açılan davanın mükerrer dava olması nedeniyle Ankara 17. Asliye Mahkemesinin 2010/146 esas, 2011/43 karar nolu, 01.02.2011 tarihli kararı ile CMK.nun 223/7 maddesi uyarınca reddine karar verildiği, verilen bu red kararının temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmış olmakla yapılan incelemede;
Adli para cezasının suç tarihi itibarıyla 6136 sayılı Yasanın 13/1. madde ve fıkrası uyarınca 30 günden az belirlenemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde eksik tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanık müdafıinin, bir sebebe dayanmayan yerinde görülmeyen sair temyiz itirazların reddine, ancak:
TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı ile vesayet veya kayyımlığa ait bir
hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmeye, altsoyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hiçbir ayrım yapılmaksızın koşullu salıvermeye kadar hak yoksunluğuna hükmolunması,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümden 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine "TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün (DÜZELTİLEREK ONANMASINA), 27.12.2012 oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : 6136 sayılı Yasaya aykırılık
**HÜKÜM:** Hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya kapsamında mevcut Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/11497 soruşturma, 2010/2819 iddianame nolu 24.02.2010 tarihli iddianamesi suretinden, sanık hakkında aynı olayla ilgili olarak 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesine dava açıldığı, UYAP ortamından alınan bilgilerden 24.02.2010 tarihli iddianame ile açılan bu dava sonucunda yapılan yargılama neticesinde 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan açılan davanın mükerrer dava olması nedeniyle Ankara 17. Asliye Mahkemesinin 2010/146 esas, 2011/43 karar nolu, 01.02.2011 tarihli kararı ile CMK.nun 223/7 maddesi uyarınca reddine karar verildiği, verilen bu red kararının temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmış olmakla yapılan incelemede;
Adli para cezasının suç tarihi itibarıyla 6136 sayılı Yasanın 13/1. madde ve fıkrası uyarınca 30 günden az belirlenemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde eksik tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanık müdafıinin, bir sebebe dayanmayan yerinde görülmeyen sair temyiz itirazların reddine, ancak:
TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı ile vesayet veya kayyımlığa ait bir
hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmeye, altsoyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hiçbir ayrım yapılmaksızın koşullu salıvermeye kadar hak yoksunluğuna hükmolunması,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümden 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine "TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün (DÜZELTİLEREK ONANMASINA), 27.12.2012 oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.