Yargıtay8. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2011/9810 K.2012/40064
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6136 sayılı Yasaya aykırılık, genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etme ve kasten yaralama
**HÜKÜM:** Hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
I- Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanığın, cezanın delile dayanmadığına yönelik temyiz itirazlarının reddine, ancak:
5237 sayılı TCK.nun 53/3. madde ve fıkrası uyarınca, sanığın yalnızca kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesine kadar kısıtlama uygulanabilecek iken, kendi altsoyu dışındakiler üzerindeki yetkilerini de kapsayacak şekilde uygulama yapılması,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümden 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin uygulamasına ilişkin kısmın çıkartılarak yerine ''sanığın, 5237 sayılı TCK.nun 51/1-3 madde ve fıkraları uyarınca, (c) bendinde sayılan kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı, vesayet ve kayyımlığa ait haklardan koşullu salıverilmeye kadar, madde ve bendlerde sayılan diğer haklardan ise hükmolunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına'' yazılmak suretiyle hükmün oybirliğiyle (DÜZELTİLEREK ONANMASINA),
II- Sanık hakkında kasten yaralama ve genel güvenliği tehlikeye sokma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
1- Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre sanığın, ilk önce silahın kabzesıyla mağdurun kafasına vurması, ardından da ruhsatsız silahıyla hedef gözeterek ancak isabet ettiremeden mağdura yönelik ateş etmesinden ibaret eyleminin kül halinde kasten yaralama suçunu oluşturduğu, suçun işleniş şekli gözetilerek bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, ayrıca genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçundan da mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Kabul ve uygulamaya göre de;
a- Mağdur hakkında Ttabzon Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 27.06.2008 tarihli rapora göre basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralandığının bildirilmesi karşısında, TCK.nun 86/2. madde ve fıkrası yerine 86/1. madde ve fıkrası uyarınca hüküm kurulması,
b- 5237 sayılı TCK.nun 53/3. madde ve fıkrası uyarınca, sanığın yalnızca kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesine kadar kısıtlama uygulanabilecek iken, kendi altsoyu dışındakiler üzerindeki yetkilerini de kapsayacak şekilde uygulama yapılması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 27.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : 6136 sayılı Yasaya aykırılık, genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etme ve kasten yaralama
**HÜKÜM:** Hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
I- Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanığın, cezanın delile dayanmadığına yönelik temyiz itirazlarının reddine, ancak:
5237 sayılı TCK.nun 53/3. madde ve fıkrası uyarınca, sanığın yalnızca kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesine kadar kısıtlama uygulanabilecek iken, kendi altsoyu dışındakiler üzerindeki yetkilerini de kapsayacak şekilde uygulama yapılması,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümden 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin uygulamasına ilişkin kısmın çıkartılarak yerine ''sanığın, 5237 sayılı TCK.nun 51/1-3 madde ve fıkraları uyarınca, (c) bendinde sayılan kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı, vesayet ve kayyımlığa ait haklardan koşullu salıverilmeye kadar, madde ve bendlerde sayılan diğer haklardan ise hükmolunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına'' yazılmak suretiyle hükmün oybirliğiyle (DÜZELTİLEREK ONANMASINA),
II- Sanık hakkında kasten yaralama ve genel güvenliği tehlikeye sokma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
1- Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre sanığın, ilk önce silahın kabzesıyla mağdurun kafasına vurması, ardından da ruhsatsız silahıyla hedef gözeterek ancak isabet ettiremeden mağdura yönelik ateş etmesinden ibaret eyleminin kül halinde kasten yaralama suçunu oluşturduğu, suçun işleniş şekli gözetilerek bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, ayrıca genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçundan da mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Kabul ve uygulamaya göre de;
a- Mağdur hakkında Ttabzon Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 27.06.2008 tarihli rapora göre basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralandığının bildirilmesi karşısında, TCK.nun 86/2. madde ve fıkrası yerine 86/1. madde ve fıkrası uyarınca hüküm kurulması,
b- 5237 sayılı TCK.nun 53/3. madde ve fıkrası uyarınca, sanığın yalnızca kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesine kadar kısıtlama uygulanabilecek iken, kendi altsoyu dışındakiler üzerindeki yetkilerini de kapsayacak şekilde uygulama yapılması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 27.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.