‹ Ana sayfa
Yargıtay8. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2011/9729 K.2012/31056

Esas No: 2011/9729 · Karar No: 2012/31056 · Karar Tarihi: 17.10.2012
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve genel güvenliği kasten tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etme

**HÜKÜM:** Hükümlülük

Gereği görüşülüp düşünüldü:

Yokluğunda verilen 27.12.2007 tarihli asıl karar, sanığa 04.12.2007 tarihli oturumda belirttiği “... Mahallesi ... Sokak No:4 .... Merkez/BURSA” adresine tebliğe çıkarıldığı, tebligat 11.01.2008 tarihinde “Muhatap gösterilen adresten, adres bırakmadan çıkmıştır. Yeni adresi bilinmiyor. Mahalle muhtarının tasdikli beyanı ile iade” şerhi ile mahkemesine iade edilmesi üzerine mahkemece bu kez adres araştırması yapılmadan aynı adrese Tebligat Kanunun. 35. maddesi gereğince tebligat çıkarıldığı ve gerekçeli kararın 31.01.2008 tarihinde tebliğ edildiği ve kararın 07.02.2008 tarihinde kesinleştirilerek infaza verildiği, infaz evrakının ise sanığa 19.09.2008 tarihinde Bolu Kapalı Cezaevinde tebliğ edildiği ve 28.10.2008 tarihinde kararın infazına başlandığı, 11.04.2008 tarihinde infaz savcılığı tarafından 5728 sayılı Yasa ile CMK. nun 231. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle mahkemeden ek karar istendiği, mahkemenin dosya üzerinden yaptığı inceleme sonucunda 02.05.2008 gün, 2006/619-2007/1329 sayılı ek karar ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verdiği, bu kararın sanığa tebliğ edilemediği, ancak sanık ve müdafiinin, 23.02.2009 tarihli eski halin iadesi istemini de içeren temyiz dilekçesiyle, sanığın 19.12.2007-20.03.2008 tarihleri arasında Balıkesir cezaevinde tutuklu olduğunu, 27.12.2007 tarihli asıl kararın Tebligat Kanunun 35. maddesi uyarınca tebliğ edildiği 31.01.2008 tarihinde cezaevinde bulunduğunu, bu nedenle tebligatın geçersiz olduğunu, öncelikle hükmün açıklanmasının geri bırakılması konusunda yeniden uyarlama yapılmasını, uygun görülmediği takdirde bu durumun temyiz sebebi olarak ele alınmasını ve infazın durdurulmasını talep ettiği, sanık ve müdafiinin infazın durdurulması, eski halin iadesi ve temyiz istemlerinin, sanığın o tarihte cezaevinde olmadığı ve tebligatın geçerli olduğu gerekçesiyle 02.03.2009 gün ve 2006/6192007/1329 sayılı ek kararla reddedildiği, kararın sanık müdafiine 13.03.2009 tarihinde tebliğ edildiği, sanık müdafiinin 13.03.2009 tarihli dilekçeyle, kararın eksik araştırma ile verildiği gerekçesiyle, eski halin ve temyizin süresinin iadesi ile infazın durdurularak dosyanın temyiz edilmesi istemiyle karara itiraz ettiği, daha sonra mahkemece sanığın tebliğ tarihinde cezaevinde olduğunun anlaşılması üzerine infaz evraklarının 18.03.2009 tarihinde işlemsiz geri istendiği ve dosyanın bu şekilde temyiz incelemesine gönderildiği anlaşılmakla;

Sanık ve müdafii yoklukta verilen kararının usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini savunarak temyiz istemi ile birlikte talep ettiği eski hale getirme hususunda karar verme yetkisinin CMK.nun 42/1. maddesine göre hükmü temyizen incelemekle görevli Yargıtay'a ait olduğu gözetilmeksizin, mahkemece verilen 02.03.2009 gün ve 2006/619-2007/1329 sayılı temyiz talebinin reddi ile birlikte eski hale getirme isteminin reddine ilişkin ek karar hukuki değerden yoksun olup, CMK.nun 231. maddesinde yapılan değişiklik sebebiyle talep üzerine dosya ele alınarak verilen 02.05.2008 tarihli ek kararla, infaz süreciyle ilgili olarak verilen diğer kararların yasal dayanağının bulunmadığı da gözetilerek yapılan incelemede;

Anayasa'nın 40/2, CMK.nun 34/2, 232/6. maddelerine uygun şekilde verilen 27.12.2007 tarihli asıl kararın, bu karara ilişkin infaz evrakının sanığa tebliğ olunduğu 19.09.2008 ve cezanın infazına başlanıldığı 28.10.2008 tarihinde öğrenilmesine rağmen 1412 sayılı CMUK.nun 315/2. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 23.02.2009 tarihinde temyiz edildiğinden, sanık ve müdafiinin eski hale getirme ve temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 317. maddesi gereğince (REDDİNE), 17.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?