Yargıtay8. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2011/513 K.2011/3620
Özet: Uyuşmazlık konusu, şüpheli … hakkında hırsızlık, tehdit ve hakkı olmayan yere tecavüz suçlarından iddianame düzenlenmesi ve bu iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3 ve 174/1 maddelerine uygun olup olmadığıdır. Mahkeme, iddianamenin kanuna uygun olduğunu belirterek itirazı reddettiği halde, Yargıtay C.Başsavcılığına dosyanın tevdii edilmesini ve Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesi kararının 309/1 maddesine göre bozulmasını kararlaştırdı.
İhbarname No : KYB/2010-191485
Hırsızlık, tehdit ve hakkı olmayan yere tecavüz suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Eşme Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 26.04.2010 tarihli ve 2009/1584 soruşturma, 2010/255 esas, 2010/100 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanun'un 174/1. maddesi gereğince iadesine dair, Eşme Asliye Ceza Mahkemesinin 05.05.2010 tarihli ve 2010/100 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, (ALAŞEHİR) Ağır Ceza Mahkemesinin 03.06.2010 tarihli ve 2010/638 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Tehdit suçuna ilişkin olarak; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun'un 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, anılan Kanun'un 170/2. maddesi gereğince; "soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler." hükmü gereğince kamu davasının açılmasının gerekip gerekmeyeceğinin takdirinin Cumhuriyet savcısına ait olduğu, toplanan delillerin kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturduğu gerekçesi ile iddianame düzenlenmiş olması karşısında itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 29.07.2010 gün ve 49441 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 18.08.2010 gün ve KYB/2010-191485 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosyanın incelenmesinde; soruşturma sırasında şikayetçi, şüpheli dinlenmiş, olay yeri tesbiti kollukça yapılmış ve şüpheli ... hakkında müştekinin taşınmazına bir hakka dayanmaksızın el atma, hırsızlık ve tehdit suçlarından 26.04.2010 tarihinde iddianame düzenlenmiştir.
5271 sayılı CMK.nun 170/3. madde ve fıkrasında iddianamede hangi hususların gösterileceğinin sayıldığı ve aynı Yasanın 174/1. madde ve fıkrasında ise hangi hallerde iddianamenin iadesine karar verileceği açıkça belirtilmiş olup, bu konuda mahkemenin takdir hakkı da bulunmamaktadır.
5271 sayılı CMK.nun 170/2. madde ve fıkrasında "soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa C.Savcısı bir iddianame düzenler" denilmektedir. söz konusu iddianame CMK.nun 170. maddesinde gösterilen şekil şartlarına uygundur. Müştekinin sanık tarafından tehdit edildiği iddiası ise hazırlık evrakındaki beyanlara göre dava açmak için yeterli şüphe oluşturacak niteliktedir. Olayın özelliğine göre iddianame anlatımının delilerin olayla ilişkilendirilmesi bakımından yeterli kabul etmek gerektiği ayrıca 5271 sayılı CMK.nun 83 ve devamı maddelerinde keşfin, kural olarak hakim ya da mahkamece gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılacağı açıkça öngörülmüştür. Somut olayın özelliği gözönünde bulundurulduğunda gecikmesinde sakınca bulunan bir halin sözkonusu olmadığı, iddianamenin iadesi nedenleri arasında ret gerekçesinde yazılı hususların yeralmamasına karşın, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi, isabetsiz ve bu itibarla Adalet Bakanlığının Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığının ihbamame içeriği yerinde görülmekle Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 03.06.2010 gün ve 2010/638 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), müteakip işlemlerin mahallince yapılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 23.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Hırsızlık, tehdit ve hakkı olmayan yere tecavüz suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Eşme Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 26.04.2010 tarihli ve 2009/1584 soruşturma, 2010/255 esas, 2010/100 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanun'un 174/1. maddesi gereğince iadesine dair, Eşme Asliye Ceza Mahkemesinin 05.05.2010 tarihli ve 2010/100 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, (ALAŞEHİR) Ağır Ceza Mahkemesinin 03.06.2010 tarihli ve 2010/638 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Tehdit suçuna ilişkin olarak; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun'un 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, anılan Kanun'un 170/2. maddesi gereğince; "soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler." hükmü gereğince kamu davasının açılmasının gerekip gerekmeyeceğinin takdirinin Cumhuriyet savcısına ait olduğu, toplanan delillerin kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturduğu gerekçesi ile iddianame düzenlenmiş olması karşısında itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 29.07.2010 gün ve 49441 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 18.08.2010 gün ve KYB/2010-191485 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosyanın incelenmesinde; soruşturma sırasında şikayetçi, şüpheli dinlenmiş, olay yeri tesbiti kollukça yapılmış ve şüpheli ... hakkında müştekinin taşınmazına bir hakka dayanmaksızın el atma, hırsızlık ve tehdit suçlarından 26.04.2010 tarihinde iddianame düzenlenmiştir.
5271 sayılı CMK.nun 170/3. madde ve fıkrasında iddianamede hangi hususların gösterileceğinin sayıldığı ve aynı Yasanın 174/1. madde ve fıkrasında ise hangi hallerde iddianamenin iadesine karar verileceği açıkça belirtilmiş olup, bu konuda mahkemenin takdir hakkı da bulunmamaktadır.
5271 sayılı CMK.nun 170/2. madde ve fıkrasında "soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa C.Savcısı bir iddianame düzenler" denilmektedir. söz konusu iddianame CMK.nun 170. maddesinde gösterilen şekil şartlarına uygundur. Müştekinin sanık tarafından tehdit edildiği iddiası ise hazırlık evrakındaki beyanlara göre dava açmak için yeterli şüphe oluşturacak niteliktedir. Olayın özelliğine göre iddianame anlatımının delilerin olayla ilişkilendirilmesi bakımından yeterli kabul etmek gerektiği ayrıca 5271 sayılı CMK.nun 83 ve devamı maddelerinde keşfin, kural olarak hakim ya da mahkamece gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılacağı açıkça öngörülmüştür. Somut olayın özelliği gözönünde bulundurulduğunda gecikmesinde sakınca bulunan bir halin sözkonusu olmadığı, iddianamenin iadesi nedenleri arasında ret gerekçesinde yazılı hususların yeralmamasına karşın, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi, isabetsiz ve bu itibarla Adalet Bakanlığının Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığının ihbamame içeriği yerinde görülmekle Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 03.06.2010 gün ve 2010/638 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), müteakip işlemlerin mahallince yapılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 23.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.