Yargıtay8. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2011/455 K.2012/36191
**MAHKEMESİ:**Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Parada sahtecilik ve kişi hüviyet ve sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunma
**HÜKÜM:** Hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
I- Parada sahtecilik suçundan kurulan hükmün temyizinde;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre sanık müdafiinin suçun sübuta ermediğine, eksik inceleme ile karar verildiğine, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususunda yeterli araştırma yapılmadan karar verildiğine yönelik yerinde görülmeyen sair itirazlarının reddine, ancak:
Sanığa hapis cezasının yanında hükmolunan adli para cezasının alt sınırının 5252 sayılı Yasanın 5/2 madde ve fıkrası uyarınca suç tarihi itibariyle 450 TL olduğu gözetilmeden 489 TL olarak fazla tayini,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkında 765 sayılı TCK.nun 316/4. madde ve fıkrası uyarınca tayin edilen 489 TL temel adli para cezasının 450 TL'na, TCK.nun 318. maddesinin uygulanması sonrasında tayin olunan 244 TL adli para cezasının ise 225 TL'na indirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün oybirliğiyle (DÜZELTİLEREK ONANMASINA),
II- Sanık hakkında kişi hüviyet ve sıfatı hakkında yalan beyanda bulunmak suçundan kurulan hükmün temyizine gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri karşısında; sanığa yüklenen suçun yasa maddesinde öngörülen cezalarının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), ancak; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve CMK.nun 223. maddeleri gözetilerek (DÜŞÜRÜLMESİNE), 28.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Parada sahtecilik ve kişi hüviyet ve sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunma
**HÜKÜM:** Hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
I- Parada sahtecilik suçundan kurulan hükmün temyizinde;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre sanık müdafiinin suçun sübuta ermediğine, eksik inceleme ile karar verildiğine, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususunda yeterli araştırma yapılmadan karar verildiğine yönelik yerinde görülmeyen sair itirazlarının reddine, ancak:
Sanığa hapis cezasının yanında hükmolunan adli para cezasının alt sınırının 5252 sayılı Yasanın 5/2 madde ve fıkrası uyarınca suç tarihi itibariyle 450 TL olduğu gözetilmeden 489 TL olarak fazla tayini,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkında 765 sayılı TCK.nun 316/4. madde ve fıkrası uyarınca tayin edilen 489 TL temel adli para cezasının 450 TL'na, TCK.nun 318. maddesinin uygulanması sonrasında tayin olunan 244 TL adli para cezasının ise 225 TL'na indirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün oybirliğiyle (DÜZELTİLEREK ONANMASINA),
II- Sanık hakkında kişi hüviyet ve sıfatı hakkında yalan beyanda bulunmak suçundan kurulan hükmün temyizine gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri karşısında; sanığa yüklenen suçun yasa maddesinde öngörülen cezalarının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), ancak; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve CMK.nun 223. maddeleri gözetilerek (DÜŞÜRÜLMESİNE), 28.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.