Yargıtay8. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2011/3531 K.2011/3508
Özet: (1) Sanıkların 6136 sayılı Yasaya aykırı davranarak Bulgaristan’dan İstanbul üzerinden Paraguay’a 500 adet yarı otomatik silah ve şarjör ithal etmeye çalıştıkları iddiasıyla açılan kamu davası; (2) Mahkeme, sanıkların gümrük makamlarına sunduğu belgelerle kanıtlanmış bir suç unsuru bulamaması nedeniyle beraat kararını usul ve yasaya uygun bulmuş, temyiz itirazlarını reddetmiştir.
6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan sanıklar ..., ..., ..., ..., ...'un yapılan yargılamaları sonunda; sanıklar ..., ...'un hükümlülüklerine ve müsadereye, sanıklar ..., ..., ...'un beraatlerine dair (BAKIRKÖY) 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16.4.2010 gün ve 2004/345 esas, 2010/113 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar ..., ... müdafiileri, C.Savcısı ve Hazine vekili tarafından istenilmiş olup, CMUK.nun 318. maddesi gereğince sanıklar ..., ... müdafiileri tarafından duruşmalı inceleme isteğinde bulunulan dava evrakı C.Başsavcılığının 22.01.2011 tarihli onama istekli tebliğnamesiyle dairemize gönderilmiş ve duruşma günü tayin edilerek incelendi:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık ... ... müdafıinin süresinde olmayan duruşmalı inceleme isteğinin CMUK.nun 318. maddesi uyarınca oybirliğiyle (REDDİNE) karar verilerek, sanık ... hakkında duruşmalı, diğer sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında ise dosya üzerinde yapılan incelemede:
1- 6136 sayılı Yasaya aykırı davranmak suçunun niteliğine göre doğrudan zarar görmeyen İstanbul Gümrükleri Başmüdürlüğü, davaya müdahil olamayacağından mahkemece müdahilliğine karar verilmiş olması hükmü temyiz etme hakkı vermeyeceği cihetle, Hazine vekilinin vaki temyiz isteğinin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca istem gibi oybirliğiyle (REDDİNE),
2- Sanıklar ..., ... ve ...'in gümrük makamlarına verdikleri belgeleri, dava konusu silahları taşıyan şirket ve gemi kaptanı tarafından kendilerine verilen menşe belgesi, konşimento, fatura gibi belgeler ve bilgilere dayanarak düzenlediklerinin ve dosya kapsamına göre silahların yurda sokulacağına ya da sokulmaya çalışılacağına ilişkin kanıt bulunmadığının anlaşılması karşısında, mahkemece kanıtlar değerlendirilip gerektirici nedenleri açıklanmak suretiyle haklarında verilen beraat kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, C.Savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün istem gibi oybirliğiyle (ONANMASINA),
3- Sanıklar ... ve ... haklarında kurulan hükümlere ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
İDDİA VE SAVUNMA:
Bulgaristan'ın Burgaz limanından hareket ederek İstanbul'a gelen Malta bayraklı ... gemisinden Ambarlı gümrük alanında indirilen ve gümrük müdürlüğüne yapılan bildirimlerde, içinde Bulgaristan'da faaliyet gösteren ... AD. adlı şirket tarafından Paraguay'da faaliyet gösteren ... SA. adlı şirkete satılan 500 adet sportif amaçlı av tüfeği ve şarjörlerinin bulunduğu ve İstanbul'da gemi değişikliği yapılarak ... adlı gemiye yüklendikten sonra Almanya'nın Hamburg şehrine ve buradan da Paraguay'a gönderileceği bildirilen konteynerde şüphe üzerine yapılan kontrol ve silahlar üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda, av tüfeği olduğu bildirilen yükün 6136 sayılı yasa kapsamında, vahim nitelikli tüfekler olduğu iddiasıyla sanıklar hakkında kamu davası açılmıştır.
Suça konu silahları Bulgaristan'da üreten firmanın yönetim kurulu başkanı olan sanık ... ve Paraguay'a ithal etmek isteyen firma sorumlusu sanık ... ..., ulusal mevzuatlarına uygun şekilde ihraç ve ithal işlemlerinin yapıldığını, silahların İstanbul ve Hamburg üzerinden Paraguay'a gideceğini, Türkiye' de gemiden gemiye aktarma yapılacağını, suç işlemediklerini savunmuşlardır.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRİLMESİ:
Sanık ... ...'un yöneticisi olduğu Paraguay'da faaliyet gösteren ... SA. adlı şirketin, 2003 yılı temmuz ayından itibaren yapılan görüşmeler sonucunda Bulgaristan'da faaliyet gösteren ve sanık ...'in yönetim kurulu başkanı olduğu ... AD. adlı şirketten 500 adet ... SLR 95 H-MB marka, 7.62 mm. çapında, 10 mermi kapasiteli şarjörü bulunan yarı otomatik tüfek ile bu tüfeklere ait 30 mermi kapasiteli 500 adet şarjör satın aldığı; ... SA. firmasına Paraguay Silahlı Kuvvetlerine bağlı Savaş Malzemeleri Direktörlüğü tarafından 15.07.2003 tarihinde 046/2003 sayılı silah ithal izni verildiği ve bu iznin Bulgaristan'dan alınacak olan 500 adet yarı otomatik SLR 95 H-MB marka 7.62x39 mm. çapında tüfek ve şarjörler için düzenlendiği, Bulgaristan menşeli silahların İstanbul ve Hamburg üzerinden transit geçirilerek Paraguay'a götürüleceği, sadece sportif amaçlı gerekli yasal izne sahip sivillere satılabileceği ve firmanın ağır harp silahı ithal yetkisinin bulunmadığı; ... AD. adlı şirkete ise, Bulgar resmi makamları tarafından 15.10.2003 tarih ve 3775 sayı ile 500 adet avlanma amaçlı SLR 95 H-MB marka 7.62 mm. çapında, her birinde 10 mermilik şarjör bulunan silah ile bu silahlar için her biri 30 mermilik 500 adet şarjörün Paraguay'da bulunan ... SA. adlı şirkete ihracına izin verildiği; her iki şirketin kendi ülkelerinden aldıkları bu ithal ve ihraç izinleri çerçevesinde alım satım işleminin gerçekleştirildiği, bahsi geçen silahların İstanbul'da ... adlı gemiye aktarılmak üzere 18.04.2004 tarihinde Bulgaristan'ın Burgaz limanından yüklendiği ... adlı gemiyle İstanbul Ambarlı gümrük sahasına getirilerek geçici depolama alanına indirildiği, bu arada her iki geminin donatanı olan ... adlı şirketin Türkiye'deki acentesi ... and ... Ltd. Şti. ve gümrük işlemlerini yürüten ... Gümrük Müşavirliği Ltd. Şti. çalışanlarının kendilerine iletilen menşe belgesi, fatura, konşimento gibi belgelere dayanarak düzenledikleri geliş soru kağıdı, özet beyanı, SP 1 belgesi, konşimento, transit beyannamesi belgelerini yetkili Türk makamlarına verdikleri, belirtilen bu belgelerde dava konusu silahların nitelikleri konusunda herhangi bir farklılık, çelişki ya da yanıltıcı beyan bulunmadığı, nitekim soruşturma aşamasında Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuvarından alınan ekspertiz raporlarında da dava konusu silahların, diğer tüm belgelerde olduğu gibi Bulgaristan yapısı, SLR 95 model, 7.62x39 mm. çapında yarı otomatik tüfek olduğunun belirtildiği; Rusya yapısı AK 47 Kalashnikov marka silahlardan dizayn edilerek üretildiği bildirilen bu tüfeklerin, yarı otomatik olmaları nedeniyle 6136 sayılı Yasa ve bu yasanın uygulanmasına ilişkin yönetmelik hükümleri çerçevesinde yivli av tüfeği olarak kabulü mümkün değil ise de, ihraç ve ithal eden Bulgaristan ve Paraguay ülkelerinde ve İstanbul'dan sonra yine transit geçiş yapacağı Almanya'da spor ve av amaçlı silah olarak kabul edildiği; dosyada mevcut delillerden anlaşılmaktadır.
26.4.2004 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe giren Sınıraşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesine Ek Ateşli Silahlar, Parçaları ve Aksamları ile Mühimmatının Yasadışı Üretimine ve Kaçakçılığına Karşı Protokol'ün, olay tarihinde yürürlükte olmaması nedeniyle olayda uygulanma olanağı bulunmamaktadır.
4483 sayılı Gümrük Kanunu'nun 87/2. madde ve fıkrasında yer alan, "transit rejimine konu olan eşyanın, gümrük gözetimi altındaki antrepolarda veya gümrük idarelerince eşya konulmasına izin verilen yerlerde bir süre kalması veya bir taşıttan diğer taşıta aktarılması mümkündür" ve Montreux Boğazlar Sözleşmesi'nin 2. maddesindeki "barış zamanında, ticaret gemileri, gündüz ve gece, bayrak ve yük ne olursa olsun, 3. madde hükümleri saklı kalmak üzere, hiç bir işlem (formalite) olmaksızın, Boğazlardan geçiş ve gidiş-geliş (ulaşım) tam özgürlüğünden yararlanacaklardır" hükümleri dikkate alındığında, dava konusu silahların her hangi bir kayıt ve sınırlama olmaksızın, transit rejimi çerçevesinde ülkemizden geçirilmesinin olanaklı olduğu; öte yandan, içinde silahların bulunduğu konteynerin Ambarlı gümrük alanında geçici depolama yerine alındığı ve buradan başka bir gemiye yüklenerek gönderileceği, konteynerin yerinin değiştirildiğine, mühürlerinin bozulmuş olduğuna, dosyada mevcut fatura içeriğine göre Bulgaristan yetkili makamlarının izni alınmadan alıcısı tarafından başkalarına devri ve reeksport yapılması mümkün olmayan silahların yurda sokulacağı ya da sokulmaya çalışıldığına ilişkin hiçbir kanıt ya da belirtinin bulunmadığı; bu itibarla 6136 sayılı Yasanın 12. maddesinde öngörülen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, ceza yargılamasının amacı somut gerçeği ortaya çıkarmak olup kuşkunun sanık lehine yorumlanacağı evrensel ilkesi de nazara alındığında varsayımlara dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulamayacağı gözetilmeden varsayıma dayalı olarak yazılı biçimde mahkumiyet hükmü kurulması yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları ile sanık ... müdafıinin duruşmalı inceleme sırasındaki yazılı ve sözlü savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 18.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık ... ... müdafıinin süresinde olmayan duruşmalı inceleme isteğinin CMUK.nun 318. maddesi uyarınca oybirliğiyle (REDDİNE) karar verilerek, sanık ... hakkında duruşmalı, diğer sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında ise dosya üzerinde yapılan incelemede:
1- 6136 sayılı Yasaya aykırı davranmak suçunun niteliğine göre doğrudan zarar görmeyen İstanbul Gümrükleri Başmüdürlüğü, davaya müdahil olamayacağından mahkemece müdahilliğine karar verilmiş olması hükmü temyiz etme hakkı vermeyeceği cihetle, Hazine vekilinin vaki temyiz isteğinin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca istem gibi oybirliğiyle (REDDİNE),
2- Sanıklar ..., ... ve ...'in gümrük makamlarına verdikleri belgeleri, dava konusu silahları taşıyan şirket ve gemi kaptanı tarafından kendilerine verilen menşe belgesi, konşimento, fatura gibi belgeler ve bilgilere dayanarak düzenlediklerinin ve dosya kapsamına göre silahların yurda sokulacağına ya da sokulmaya çalışılacağına ilişkin kanıt bulunmadığının anlaşılması karşısında, mahkemece kanıtlar değerlendirilip gerektirici nedenleri açıklanmak suretiyle haklarında verilen beraat kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, C.Savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün istem gibi oybirliğiyle (ONANMASINA),
3- Sanıklar ... ve ... haklarında kurulan hükümlere ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
İDDİA VE SAVUNMA:
Bulgaristan'ın Burgaz limanından hareket ederek İstanbul'a gelen Malta bayraklı ... gemisinden Ambarlı gümrük alanında indirilen ve gümrük müdürlüğüne yapılan bildirimlerde, içinde Bulgaristan'da faaliyet gösteren ... AD. adlı şirket tarafından Paraguay'da faaliyet gösteren ... SA. adlı şirkete satılan 500 adet sportif amaçlı av tüfeği ve şarjörlerinin bulunduğu ve İstanbul'da gemi değişikliği yapılarak ... adlı gemiye yüklendikten sonra Almanya'nın Hamburg şehrine ve buradan da Paraguay'a gönderileceği bildirilen konteynerde şüphe üzerine yapılan kontrol ve silahlar üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda, av tüfeği olduğu bildirilen yükün 6136 sayılı yasa kapsamında, vahim nitelikli tüfekler olduğu iddiasıyla sanıklar hakkında kamu davası açılmıştır.
Suça konu silahları Bulgaristan'da üreten firmanın yönetim kurulu başkanı olan sanık ... ve Paraguay'a ithal etmek isteyen firma sorumlusu sanık ... ..., ulusal mevzuatlarına uygun şekilde ihraç ve ithal işlemlerinin yapıldığını, silahların İstanbul ve Hamburg üzerinden Paraguay'a gideceğini, Türkiye' de gemiden gemiye aktarma yapılacağını, suç işlemediklerini savunmuşlardır.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRİLMESİ:
Sanık ... ...'un yöneticisi olduğu Paraguay'da faaliyet gösteren ... SA. adlı şirketin, 2003 yılı temmuz ayından itibaren yapılan görüşmeler sonucunda Bulgaristan'da faaliyet gösteren ve sanık ...'in yönetim kurulu başkanı olduğu ... AD. adlı şirketten 500 adet ... SLR 95 H-MB marka, 7.62 mm. çapında, 10 mermi kapasiteli şarjörü bulunan yarı otomatik tüfek ile bu tüfeklere ait 30 mermi kapasiteli 500 adet şarjör satın aldığı; ... SA. firmasına Paraguay Silahlı Kuvvetlerine bağlı Savaş Malzemeleri Direktörlüğü tarafından 15.07.2003 tarihinde 046/2003 sayılı silah ithal izni verildiği ve bu iznin Bulgaristan'dan alınacak olan 500 adet yarı otomatik SLR 95 H-MB marka 7.62x39 mm. çapında tüfek ve şarjörler için düzenlendiği, Bulgaristan menşeli silahların İstanbul ve Hamburg üzerinden transit geçirilerek Paraguay'a götürüleceği, sadece sportif amaçlı gerekli yasal izne sahip sivillere satılabileceği ve firmanın ağır harp silahı ithal yetkisinin bulunmadığı; ... AD. adlı şirkete ise, Bulgar resmi makamları tarafından 15.10.2003 tarih ve 3775 sayı ile 500 adet avlanma amaçlı SLR 95 H-MB marka 7.62 mm. çapında, her birinde 10 mermilik şarjör bulunan silah ile bu silahlar için her biri 30 mermilik 500 adet şarjörün Paraguay'da bulunan ... SA. adlı şirkete ihracına izin verildiği; her iki şirketin kendi ülkelerinden aldıkları bu ithal ve ihraç izinleri çerçevesinde alım satım işleminin gerçekleştirildiği, bahsi geçen silahların İstanbul'da ... adlı gemiye aktarılmak üzere 18.04.2004 tarihinde Bulgaristan'ın Burgaz limanından yüklendiği ... adlı gemiyle İstanbul Ambarlı gümrük sahasına getirilerek geçici depolama alanına indirildiği, bu arada her iki geminin donatanı olan ... adlı şirketin Türkiye'deki acentesi ... and ... Ltd. Şti. ve gümrük işlemlerini yürüten ... Gümrük Müşavirliği Ltd. Şti. çalışanlarının kendilerine iletilen menşe belgesi, fatura, konşimento gibi belgelere dayanarak düzenledikleri geliş soru kağıdı, özet beyanı, SP 1 belgesi, konşimento, transit beyannamesi belgelerini yetkili Türk makamlarına verdikleri, belirtilen bu belgelerde dava konusu silahların nitelikleri konusunda herhangi bir farklılık, çelişki ya da yanıltıcı beyan bulunmadığı, nitekim soruşturma aşamasında Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuvarından alınan ekspertiz raporlarında da dava konusu silahların, diğer tüm belgelerde olduğu gibi Bulgaristan yapısı, SLR 95 model, 7.62x39 mm. çapında yarı otomatik tüfek olduğunun belirtildiği; Rusya yapısı AK 47 Kalashnikov marka silahlardan dizayn edilerek üretildiği bildirilen bu tüfeklerin, yarı otomatik olmaları nedeniyle 6136 sayılı Yasa ve bu yasanın uygulanmasına ilişkin yönetmelik hükümleri çerçevesinde yivli av tüfeği olarak kabulü mümkün değil ise de, ihraç ve ithal eden Bulgaristan ve Paraguay ülkelerinde ve İstanbul'dan sonra yine transit geçiş yapacağı Almanya'da spor ve av amaçlı silah olarak kabul edildiği; dosyada mevcut delillerden anlaşılmaktadır.
26.4.2004 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe giren Sınıraşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesine Ek Ateşli Silahlar, Parçaları ve Aksamları ile Mühimmatının Yasadışı Üretimine ve Kaçakçılığına Karşı Protokol'ün, olay tarihinde yürürlükte olmaması nedeniyle olayda uygulanma olanağı bulunmamaktadır.
4483 sayılı Gümrük Kanunu'nun 87/2. madde ve fıkrasında yer alan, "transit rejimine konu olan eşyanın, gümrük gözetimi altındaki antrepolarda veya gümrük idarelerince eşya konulmasına izin verilen yerlerde bir süre kalması veya bir taşıttan diğer taşıta aktarılması mümkündür" ve Montreux Boğazlar Sözleşmesi'nin 2. maddesindeki "barış zamanında, ticaret gemileri, gündüz ve gece, bayrak ve yük ne olursa olsun, 3. madde hükümleri saklı kalmak üzere, hiç bir işlem (formalite) olmaksızın, Boğazlardan geçiş ve gidiş-geliş (ulaşım) tam özgürlüğünden yararlanacaklardır" hükümleri dikkate alındığında, dava konusu silahların her hangi bir kayıt ve sınırlama olmaksızın, transit rejimi çerçevesinde ülkemizden geçirilmesinin olanaklı olduğu; öte yandan, içinde silahların bulunduğu konteynerin Ambarlı gümrük alanında geçici depolama yerine alındığı ve buradan başka bir gemiye yüklenerek gönderileceği, konteynerin yerinin değiştirildiğine, mühürlerinin bozulmuş olduğuna, dosyada mevcut fatura içeriğine göre Bulgaristan yetkili makamlarının izni alınmadan alıcısı tarafından başkalarına devri ve reeksport yapılması mümkün olmayan silahların yurda sokulacağı ya da sokulmaya çalışıldığına ilişkin hiçbir kanıt ya da belirtinin bulunmadığı; bu itibarla 6136 sayılı Yasanın 12. maddesinde öngörülen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, ceza yargılamasının amacı somut gerçeği ortaya çıkarmak olup kuşkunun sanık lehine yorumlanacağı evrensel ilkesi de nazara alındığında varsayımlara dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulamayacağı gözetilmeden varsayıma dayalı olarak yazılı biçimde mahkumiyet hükmü kurulması yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları ile sanık ... müdafıinin duruşmalı inceleme sırasındaki yazılı ve sözlü savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 18.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.