Yargıtay8. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2011/2900 K.2012/14656
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz
**HÜKÜM:** Hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Hakkı olmayan yere tecavüz suçunun kesintisiz suçlardan olması nedeniyle suç tarihinin hukuki kesintinin gerçekleştiği 08.02.2005 iddianame tarihi olduğu gözetilmeden, gerekçeli karar başlığında şikayet tarihi olan 22.09.2004 yazılması mahallinde düzeltilmesi olanaklı yazım hatası olarak görülmüştür.
Kadastro çalışmaları sırasında hazine adına ham toprak vasfıyla tescil edilen suça konu 1940 parsel numaralı taşınmazın mevkii ve TCK.nun 154/2. maddesinde sayılan öteden beri köylünün ortak yararlanmasına terk edilmiş mera, harman yeri, yol ve sulak gibi yerlerden olup olmadığı, mahallinde yapılacak keşif sırasında tarafsız yerel bilirkişi ve tanıklardan sorulup kesin olarak saptandıktan sonra sonucuna göre hükümden sonra yürürlüğe giren 5841 sayılı Kanunun 1. maddesiyle değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 154/1. madde ve fıkrası kapsamında sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi zorunluluğu,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 02.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz
**HÜKÜM:** Hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Hakkı olmayan yere tecavüz suçunun kesintisiz suçlardan olması nedeniyle suç tarihinin hukuki kesintinin gerçekleştiği 08.02.2005 iddianame tarihi olduğu gözetilmeden, gerekçeli karar başlığında şikayet tarihi olan 22.09.2004 yazılması mahallinde düzeltilmesi olanaklı yazım hatası olarak görülmüştür.
Kadastro çalışmaları sırasında hazine adına ham toprak vasfıyla tescil edilen suça konu 1940 parsel numaralı taşınmazın mevkii ve TCK.nun 154/2. maddesinde sayılan öteden beri köylünün ortak yararlanmasına terk edilmiş mera, harman yeri, yol ve sulak gibi yerlerden olup olmadığı, mahallinde yapılacak keşif sırasında tarafsız yerel bilirkişi ve tanıklardan sorulup kesin olarak saptandıktan sonra sonucuna göre hükümden sonra yürürlüğe giren 5841 sayılı Kanunun 1. maddesiyle değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 154/1. madde ve fıkrası kapsamında sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi zorunluluğu,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 02.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.