Yargıtay 8. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2011/14063 K.2011/12299
Özet: Uyuşmazlık, sahtecilik suçundan hüküm giymiş sanığın arşiv kaydının silinmesi talebine ilişkin olup, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun geçici 2. maddesi ve 3682 sayılı Kanun’un 8. maddesine göre kaydın silinemeyeceği yönündedir; Mahkeme, sanığın mahkumiyetinin arşiv kaydından çıkarılamayacağını belirterek kararını bozulmasına karar vererek, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesini ve ilgili işlemlerin yerine getirilmesini emredmiştir.
Sahtecilik suçundan sanık ...'in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 316/4, 318/2, 59 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 6. madde- leri gereğince 1 yıl 3 ay hapis ve 600.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının ertelenmesine dair, Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 15/11/1993 tarihli ve 1993/251-309 sayılı kararını müteakip, sanık tarafından arşiv kaydının silinmesi kararı verilmesi talebi üzerine, arşiv kaydının mülga 3682 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 8. maddesi gereğince silinmesine ilişkin, (MANAVGAT) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.11.2010 tarihli ve 2010/229 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu'nun geçici 2. maddesi 2. fıkrasında "Birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasanın 76 ncı maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkûmiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet Başsavcılığının veya Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir." şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın eyleminin Anayasanın 76. maddesi kapsamında kaldığı ve 5352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahkûmiyet hükmünün arşiv kaydından çıkarılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 24.08.2011 gün ve 44455 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 03.10.2011 gün ve KYB-2011/272861 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5352 sayılı Adli Sicil Kanununun geçici 2. maddesinde, suç tarihi gözönüne alınarak aynı Yasanın yürürlük tarihinden önceki kayıtların silinmesine ilişkin koşullar düzenlenmiş olmakla, talep sahibinin mahkumiyetine konu kaydın da bu kapsamda bulunduğu, bu nedenle yürürlükten kaldırılan 3682 sayılı Adli Sicil Kanununun 8. maddesinde belirlenen koşullar oluştuğunda, silinmesi mümkün suçlara dair adli sicil kayıtlarının mahkemece verilen silme kayıtlarına dayanılarak ve Adli Sicil İstatistik Genel Müdürlüğünce oluşturulan komisyonca adli sicil kaydından çıkarıldığı belirtilen madde metinlerinde “affa uğramış olsalar bile” ibaresi bulunan, başta Anayasanın 76. maddesi ile özel kanunlarda sayılan suç ve cezaların ise 5352 sayılı Yasanın 10. maddesine göre istenildiğinde verilmek üzere arşiv kaydına alındığı, aynı kanunun 12. maddesinde sayılan koşullar dışında silinmesine yasal olanak bulunmadığı, sözü edilen bu durum karşısında arşiv kaydının silinmesinin mümkün olmadığı gözetilmeden, bu kaydın arşiv kayıtlarından çıkarılmasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı’nın Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden Manavgat Asliye Ceza Mahkemesinin 23.11.2010 gün, 2010/229 değişik iş sayılı kararının CMK.nun 309. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına tevdiine, 03.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu'nun geçici 2. maddesi 2. fıkrasında "Birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasanın 76 ncı maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkûmiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet Başsavcılığının veya Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir." şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın eyleminin Anayasanın 76. maddesi kapsamında kaldığı ve 5352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahkûmiyet hükmünün arşiv kaydından çıkarılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 24.08.2011 gün ve 44455 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 03.10.2011 gün ve KYB-2011/272861 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5352 sayılı Adli Sicil Kanununun geçici 2. maddesinde, suç tarihi gözönüne alınarak aynı Yasanın yürürlük tarihinden önceki kayıtların silinmesine ilişkin koşullar düzenlenmiş olmakla, talep sahibinin mahkumiyetine konu kaydın da bu kapsamda bulunduğu, bu nedenle yürürlükten kaldırılan 3682 sayılı Adli Sicil Kanununun 8. maddesinde belirlenen koşullar oluştuğunda, silinmesi mümkün suçlara dair adli sicil kayıtlarının mahkemece verilen silme kayıtlarına dayanılarak ve Adli Sicil İstatistik Genel Müdürlüğünce oluşturulan komisyonca adli sicil kaydından çıkarıldığı belirtilen madde metinlerinde “affa uğramış olsalar bile” ibaresi bulunan, başta Anayasanın 76. maddesi ile özel kanunlarda sayılan suç ve cezaların ise 5352 sayılı Yasanın 10. maddesine göre istenildiğinde verilmek üzere arşiv kaydına alındığı, aynı kanunun 12. maddesinde sayılan koşullar dışında silinmesine yasal olanak bulunmadığı, sözü edilen bu durum karşısında arşiv kaydının silinmesinin mümkün olmadığı gözetilmeden, bu kaydın arşiv kayıtlarından çıkarılmasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı’nın Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden Manavgat Asliye Ceza Mahkemesinin 23.11.2010 gün, 2010/229 değişik iş sayılı kararının CMK.nun 309. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına tevdiine, 03.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.