Yargıtay8. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2011/1392 K.2011/941
İhbarname No : KYB - 2011/1571
Toplumda korku, kaygı ve panik yaratabilecek şekilde ateş etmek suçundan sanık ...'in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 170/1-c, 62. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının ertelenmesine dair (KASTAMONU) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.11.2006 tarihli ve 2006/98-688 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre, sanığın meskun mahal dahilinde kişiler üzerinde korku, kaygı ve panik yaratacak şekilde kuru sıkı tabanca ile havaya ateş etmek şeklinde kabul edilen eylemi sebebiyle mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 1.6.2006 tarihli ve 2005/2722 esas, 2006/4881 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, silah vasfında bulunmayan kuru sıkı tabanca ile havaya ateş etme eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 170/1-c maddesinde tanımlanan, içinde silah öğesi bulunan suç tipine uygun bulunmadığından, korku, kaygı veya panik yaratacak şekilde ateş etme eyleminin oluşmayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 26.12.2010 gün ve 76227 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.başsavcılığının 10.1.2011 gün ve KYB/2011-1571 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kulunmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın "kuru-sıkı" tabanca ile ateş etme eylemi, 5237 yılı TCK.nun 170/1-c madde ve fıkrasında tanımı yapılan içinde ateşli silah öğesi bulunan suç tipine uygun bulunmadığı, eylemin 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 36. maddesinde düzenlenen ve idari para cezası yaptırımını öngören gürültüye neden olma suçunu oluşturduğu ve ayrıca anılan Yasanın 18. maddesi gereğince kabahatin konusunu oluşturan veya işlenmesi suretiyle elde edilen eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine ancak, kanunda açık hüküm bulunması hallerinde karar verilebileceği, 36. madde de ise bu hususta bir düzenleme olmadığı nazara alındığında kuru-sıkı tabancanın da iadesine karar verilmesi gerekmekle,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığının Kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görüldüğünden, sanık hakkında Kastamonu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.11.2006 tarih ve 2006/98 esas 2006/688 sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nun 309/4-d maddesi uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre Kabahatler Kanununun 24. maddesi hükmü gözetilerek karar verilmesi olanaklı olmakla sanığın 5326 sayılı Yasanın 36/1. madde ve fıkrası uyarınca 50 Türk Lira idari para cezası ile cezalandırılmasına, emanete kayıtlı kuru-sıkı tabanca ve eklerinin sahibine iadesine, dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 9.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Toplumda korku, kaygı ve panik yaratabilecek şekilde ateş etmek suçundan sanık ...'in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 170/1-c, 62. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının ertelenmesine dair (KASTAMONU) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.11.2006 tarihli ve 2006/98-688 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre, sanığın meskun mahal dahilinde kişiler üzerinde korku, kaygı ve panik yaratacak şekilde kuru sıkı tabanca ile havaya ateş etmek şeklinde kabul edilen eylemi sebebiyle mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 1.6.2006 tarihli ve 2005/2722 esas, 2006/4881 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, silah vasfında bulunmayan kuru sıkı tabanca ile havaya ateş etme eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 170/1-c maddesinde tanımlanan, içinde silah öğesi bulunan suç tipine uygun bulunmadığından, korku, kaygı veya panik yaratacak şekilde ateş etme eyleminin oluşmayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 26.12.2010 gün ve 76227 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.başsavcılığının 10.1.2011 gün ve KYB/2011-1571 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kulunmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın "kuru-sıkı" tabanca ile ateş etme eylemi, 5237 yılı TCK.nun 170/1-c madde ve fıkrasında tanımı yapılan içinde ateşli silah öğesi bulunan suç tipine uygun bulunmadığı, eylemin 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 36. maddesinde düzenlenen ve idari para cezası yaptırımını öngören gürültüye neden olma suçunu oluşturduğu ve ayrıca anılan Yasanın 18. maddesi gereğince kabahatin konusunu oluşturan veya işlenmesi suretiyle elde edilen eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine ancak, kanunda açık hüküm bulunması hallerinde karar verilebileceği, 36. madde de ise bu hususta bir düzenleme olmadığı nazara alındığında kuru-sıkı tabancanın da iadesine karar verilmesi gerekmekle,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığının Kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görüldüğünden, sanık hakkında Kastamonu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.11.2006 tarih ve 2006/98 esas 2006/688 sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nun 309/4-d maddesi uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre Kabahatler Kanununun 24. maddesi hükmü gözetilerek karar verilmesi olanaklı olmakla sanığın 5326 sayılı Yasanın 36/1. madde ve fıkrası uyarınca 50 Türk Lira idari para cezası ile cezalandırılmasına, emanete kayıtlı kuru-sıkı tabanca ve eklerinin sahibine iadesine, dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 9.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.