Yargıtay8. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2011/10151 K.2012/35176
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanıkların sahte para üretimiyle ilgili olarak 5237 sayılı TCK’nun 53. ve 54. maddelerinin uygulanması ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu çerçevesinde Merkez Bankasına gönderim prosedürlerinin doğru şekilde yürütülmesi ile ilgilidir. Mahkeme, sanıkların beraatini, ilgili hükümlerin uygulanmamasını ve sahte paraların müsaderesinin ardından Merkez Bankasına uygun şekilde gönderilmesini kararlaştırarak kararını onayladı.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Parada sahtecilik
HÜKÜM: Hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
I- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, sanık ... ve ... müdafiinin sanıkların beraat etmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmamasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına, ertelemeye ilişkin sanık ... müdafiinin sanığın beraat etmesi gerektiğine, delillerin mahkumiyete yeterli olmadığına lehe hükümlerin uygulanmadığına yönelik yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:
1- 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi uygulanmasında sanıkların, maddenin 1. fıkrasında sayılan hakları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına, bu yoksunluğun kendi altsoyları üzerineki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesine kadar, diğer hakları yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar sürmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Suça konu sahte paraların 5237 sayılı TCK.nun 54. maddesi uyarınca müsaderesine karar verildikten sonra 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 17. maddesi uyarınca çıkarılan Sahte Banknotların İncelenmesi ve Değerlendirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 16. maddesi gereğince işlem yapılmak üzere T.C. Merkez Bankasına gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, “koleksiyona konulmak üzere” T.C. Merkez Bankasına gönderilmesine denilmesi,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümlerden 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak yerine "TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" yazılmak ve hüküm fıkrasındaki suça konu sahte paraların müsaderesine ilişkin bölümden sonra gelen “koleksiyona konulmak üzere T.C Merkez Bankasına gönderilmesi” şeklindeki kısım hükümden çıkarılıp yerine “karar kesinleştiğinde 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 17. maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan Sahte Banknotların İncelenmesi ve Değerlendirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 16. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere Merkez Bankasına gönderilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin oybirliğiyle (DÜZELTİLEREK ONANMASINA),
II-Sanık ... hakkında kurulan hükme gelince;
1- Sanık tarafından karardan sonra sunulan Çekirge Devlet Hastanesinin 26.06.2012 tarihli raporunda sanığın ''Antisosyal Kişilik Bozukluğu ve Yaygın Anksiyete Bozukluğu" olduğu ve ''yüzde kırkyedibuçuk'' oranında özürlü olduğunun belirtilmesi karşısında, suçu işlediği sırada “işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede veya bu derecede olmamakla beraber azalmış” olup olmadığı usulen araştırılıp saptandıktan sonra hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
2- Kabul ve uyguamaya göre;
a) Sanığın tekerrüre esas alınan sabıkasının kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçuna ilişkin olduğu ve 5560 sayılı Yasayla değiştirilen 5237 sayılı TCK.nun 191. madde ve fıkralarında bu suça ilişkin hüküm verilmeden önce denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği, denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranılması halinde ise davanın düşmesine karar verileceğinin belirtilmesi karşısında, sanık hakkında bu ilam nedeniyle TCK.nun 58. maddesinin uygulanamayabileceği cihetle bu sabıkaya ilişkin uyarlama yapıldıktan sonra tekerrür hususunun takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b- Kabule göre, 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi uygulanmasında sanığın maddenin 1. fıkrasında sayılan hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına, bu yoksunluğunun kendi altsoyu üzerineki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesine kadar, diğer hakları yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar sürmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 21.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Parada sahtecilik
HÜKÜM: Hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
I- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, sanık ... ve ... müdafiinin sanıkların beraat etmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmamasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına, ertelemeye ilişkin sanık ... müdafiinin sanığın beraat etmesi gerektiğine, delillerin mahkumiyete yeterli olmadığına lehe hükümlerin uygulanmadığına yönelik yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:
1- 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi uygulanmasında sanıkların, maddenin 1. fıkrasında sayılan hakları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına, bu yoksunluğun kendi altsoyları üzerineki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesine kadar, diğer hakları yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar sürmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Suça konu sahte paraların 5237 sayılı TCK.nun 54. maddesi uyarınca müsaderesine karar verildikten sonra 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 17. maddesi uyarınca çıkarılan Sahte Banknotların İncelenmesi ve Değerlendirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 16. maddesi gereğince işlem yapılmak üzere T.C. Merkez Bankasına gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, “koleksiyona konulmak üzere” T.C. Merkez Bankasına gönderilmesine denilmesi,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümlerden 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak yerine "TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" yazılmak ve hüküm fıkrasındaki suça konu sahte paraların müsaderesine ilişkin bölümden sonra gelen “koleksiyona konulmak üzere T.C Merkez Bankasına gönderilmesi” şeklindeki kısım hükümden çıkarılıp yerine “karar kesinleştiğinde 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 17. maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan Sahte Banknotların İncelenmesi ve Değerlendirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 16. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere Merkez Bankasına gönderilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin oybirliğiyle (DÜZELTİLEREK ONANMASINA),
II-Sanık ... hakkında kurulan hükme gelince;
1- Sanık tarafından karardan sonra sunulan Çekirge Devlet Hastanesinin 26.06.2012 tarihli raporunda sanığın ''Antisosyal Kişilik Bozukluğu ve Yaygın Anksiyete Bozukluğu" olduğu ve ''yüzde kırkyedibuçuk'' oranında özürlü olduğunun belirtilmesi karşısında, suçu işlediği sırada “işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede veya bu derecede olmamakla beraber azalmış” olup olmadığı usulen araştırılıp saptandıktan sonra hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
2- Kabul ve uyguamaya göre;
a) Sanığın tekerrüre esas alınan sabıkasının kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçuna ilişkin olduğu ve 5560 sayılı Yasayla değiştirilen 5237 sayılı TCK.nun 191. madde ve fıkralarında bu suça ilişkin hüküm verilmeden önce denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği, denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranılması halinde ise davanın düşmesine karar verileceğinin belirtilmesi karşısında, sanık hakkında bu ilam nedeniyle TCK.nun 58. maddesinin uygulanamayabileceği cihetle bu sabıkaya ilişkin uyarlama yapıldıktan sonra tekerrür hususunun takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b- Kabule göre, 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi uygulanmasında sanığın maddenin 1. fıkrasında sayılan hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına, bu yoksunluğunun kendi altsoyu üzerineki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesine kadar, diğer hakları yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar sürmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 21.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.