Yargıtay8. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2010/1237 K.2010/803
6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet suçundan sanık ...'ın, aynı Kanun'un 15/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/2. maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 375,00 yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın Tarsus 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 15/06/2004 tarihli kararı ile aldığı erteli para cezasının tekerrüre esas olduğundan aynı Kanun'un 58/7. maddesi gereğince cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair (TARSUS) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 25.6.2008 tarihli ve 2007/21 esas, 2008/454 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Tüm dosya kapsamına göre, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun "Temyizi Kabil Olan ve Olmayan Hükümler" başlıklı 305. maddesinin (1) numaralı bendinde, ikimilyar liraya kadar (ikimilyar dahil) para cezalarına dair olan hükümlerin temyiz olunamayacağının ve aynı maddenin son fıkrasında bu suretle verilen hükümlerin tekerrüre esas olmayacağının düzenlenmesi karşısında, sanığın Tarsus 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 15/06/2004 tarihli ve 2003/698 esas, 2004/411 sayılı kararı ile 346.782.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandınlmasına karar verildiği halde, tekerrüre esas olduğu gerekçesiyle, sanık aleyhine hüküm doğuracak surette hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 18.12.2009 gün ve 71887 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığından 11.1.2010 gün ve KYB/2009-296847 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın 765 sayılı TCK.nun 456/4, 457/1, 51/1. madde ve fıkraları uyarınca 346.782.000. lira ağır para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin tekerrüre esas alınan mahkumiyetinin, kararın verildiği 15.6.2004 tarihinde yürürlükte olan CMUK.nun 305/1-1. madde ve fıkrası uyarınca kesin nitelikte olmadığı; anılan yasa maddesindeki iki milyon liralık kesinlik sınırının, hükümden sonra 21.7.2004 günü yürürlüğe giren 5219 sayılı Yasa ile iki milyar liraya çıkartıldığı anlaşılmakla, mahkemenin bu mahkumiyet kararı nedeniyle sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar vermesinde bir isabetsizlik bulunmadığından ve Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görülmediğinden istemin (REDDİNE), dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 27.1. 2010 günü oybirliğiyle karar verildi.
Tüm dosya kapsamına göre, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun "Temyizi Kabil Olan ve Olmayan Hükümler" başlıklı 305. maddesinin (1) numaralı bendinde, ikimilyar liraya kadar (ikimilyar dahil) para cezalarına dair olan hükümlerin temyiz olunamayacağının ve aynı maddenin son fıkrasında bu suretle verilen hükümlerin tekerrüre esas olmayacağının düzenlenmesi karşısında, sanığın Tarsus 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 15/06/2004 tarihli ve 2003/698 esas, 2004/411 sayılı kararı ile 346.782.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandınlmasına karar verildiği halde, tekerrüre esas olduğu gerekçesiyle, sanık aleyhine hüküm doğuracak surette hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 18.12.2009 gün ve 71887 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığından 11.1.2010 gün ve KYB/2009-296847 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın 765 sayılı TCK.nun 456/4, 457/1, 51/1. madde ve fıkraları uyarınca 346.782.000. lira ağır para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin tekerrüre esas alınan mahkumiyetinin, kararın verildiği 15.6.2004 tarihinde yürürlükte olan CMUK.nun 305/1-1. madde ve fıkrası uyarınca kesin nitelikte olmadığı; anılan yasa maddesindeki iki milyon liralık kesinlik sınırının, hükümden sonra 21.7.2004 günü yürürlüğe giren 5219 sayılı Yasa ile iki milyar liraya çıkartıldığı anlaşılmakla, mahkemenin bu mahkumiyet kararı nedeniyle sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar vermesinde bir isabetsizlik bulunmadığından ve Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görülmediğinden istemin (REDDİNE), dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 27.1. 2010 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.