Yargıtay8. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2009/2467 K.2011/5581
**MAHKEMESİ:**Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Parada sahtecilik
**HÜKÜM:** Hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık ...'ın tekerrüre esas sabıkası gözönünde bulunduru larak hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi gerekti ğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
l Sanıkların aşamalardaki savunmalarında suçlamayı kabul etmediklerini belirtmeleri, duruşmada dinlenilen tanık...'ın anlatımları karşısında, adı geçen ... isimli kişinin tanıktan sorulup beyanına göre gerektiği takdirde araştırma sının da yaptırılması, belirlenmesi halinde dinlenilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hü küm kurulması,
2 Kabul ve uygulamaya göre de;
a) Gerekçeli karar başlığına suçun işlendiği yer ve zaman diliminin yazıl maması suretiyle CMK.nun 232/2c madde ve fıkralana aykırılıkta bulunulması,
b) Gerekçeli kararda sanıkların piyasaya sahte para sürmek suçunu işle dikleri kabul edilmesine karşın, hüküm kurulurken sanıkların eylemleri sahte parayı bile rek kabul etmek şeklinde tanımlanıp yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle çelişkiye düşülmesi,
c) Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre, sanıkların birlikte işlettikleri iş yerinde yapılan aramada piyasaya sürülmeye hazır sahte paraların ele geçirildiğinin anla
şılması karşısında, sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı TCK.nun 197/1. madde ve fıkrasın da tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden, nitelendirmede hata ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
d) Sanıkların geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama süre cindeki davranışları, cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar irdelenmeden, başkaca yasal ve takdiri nedenlerle indirim ve artırım yapılmasına yer olmadığından bahisle yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
e) 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanıkların kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, ve sayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan CMUK.nun 326/son maddesi gereğince sanıkların ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi (BOZULMASINA), 28.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Parada sahtecilik
**HÜKÜM:** Hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık ...'ın tekerrüre esas sabıkası gözönünde bulunduru larak hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi gerekti ğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
l Sanıkların aşamalardaki savunmalarında suçlamayı kabul etmediklerini belirtmeleri, duruşmada dinlenilen tanık...'ın anlatımları karşısında, adı geçen ... isimli kişinin tanıktan sorulup beyanına göre gerektiği takdirde araştırma sının da yaptırılması, belirlenmesi halinde dinlenilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hü küm kurulması,
2 Kabul ve uygulamaya göre de;
a) Gerekçeli karar başlığına suçun işlendiği yer ve zaman diliminin yazıl maması suretiyle CMK.nun 232/2c madde ve fıkralana aykırılıkta bulunulması,
b) Gerekçeli kararda sanıkların piyasaya sahte para sürmek suçunu işle dikleri kabul edilmesine karşın, hüküm kurulurken sanıkların eylemleri sahte parayı bile rek kabul etmek şeklinde tanımlanıp yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle çelişkiye düşülmesi,
c) Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre, sanıkların birlikte işlettikleri iş yerinde yapılan aramada piyasaya sürülmeye hazır sahte paraların ele geçirildiğinin anla
şılması karşısında, sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı TCK.nun 197/1. madde ve fıkrasın da tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden, nitelendirmede hata ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
d) Sanıkların geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama süre cindeki davranışları, cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar irdelenmeden, başkaca yasal ve takdiri nedenlerle indirim ve artırım yapılmasına yer olmadığından bahisle yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
e) 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanıkların kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, ve sayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan CMUK.nun 326/son maddesi gereğince sanıkların ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi (BOZULMASINA), 28.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.