Yargıtay8. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2008/2893 K.2010/2002
**MAHKEMESİ:**Ağır Ceza Mahkemesi
SEVK : Hürriyeti tahdit
**HÜKÜM:** Sanığın TCK.nun 191/2, 179/1. maddeleri uyarınca hükümlülüğüne
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya içeriğinden:
Sanığın evvelce eşi ...'in avukatlığını yapmış olan müdahil ...’la bir restoran'da karşılaştıkları, eşinin miras konusundaki işlerinin takibi sırasında mağdur edildiğini ileri sürerek müdahil ile tartıştığı, bu arada eşini de yanlarına çağırıp birlikte görüşme yapıldığı ve miras işlemlerinde hasım olan ... isimli şahısla Denizli ilinde avukat bürosunda görüşmek konusunda anlaşmaya varıldıktan sonra, müdahil ...'a, kendilerini arabayla eve bırakmasını rica ettiği, birlikte eve doğru giderken yol üzerinde bulunan ve sanığın da akrabası olan tanık ...inde sanığın isteği üzerine arabaya alındığı, eve varıldığında sanığın eşi ... inip eve gittiği bu sırada sanığın tanık...’le birlikte tekrar şehir merkezine döneceklerini söylemesi üzerine, katılan, aracın sürücü koltuğunda, eşi ...de ön koltukta, sanık ve tanık...’te aracın arka tarafında oldukları sırada, sanığın tanık ...in belinde bulunan kuru sıkı tabancayı alarak aracın ön tarafında oturan katılana yöneltip "seni öldürürüm" diyerek arabayı miras işlerinde hasım durumunda olan ...’le görüşmek üzere Denizli’ye sürmesini söylediği, katılanın da, ağır ve haksız bir zarar göreceği korkusu altında, sanığın istemi doğrultusunda seyrine devam ettiği, Kuşadası-Davutlar kavşağını geçtikten sonra, katılanları tehditle araçtan indirip kontak anahtarını aracın üzerinde bıraktırdığı, araçtan inilip tekrar tartışmaya başlandığında tanık ...in tarafların arasına girerek, aralayıp yatıştırmaya çalıştığı sırada, sanığın elindeki kuru sıkı tabancayı da aldığı, bu defa sanık çalışır vaziyette ve içinde katılan ...'in bulunduğu aracı hızla hareket ettirerek, İzmir yoluna girip seyrine devam ettiği ve İzmir girişinde yakalandığı anlaşılmakla bu şekilde gelişip sonuçlanan olayda; sanığın eyleminin, katılanların içinde bulundukları araçtan inmelerine engel olup, onların hareket ve irade serbestliklerini silahla etkisiz hale getirmek suretiyle, tek bir fiil ile birden çok kişiye karşı hürriyetinden yoksun bırakma suçunu işlediği gözetilip, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 179/2-3, 80. maddesinde öngörülen kişiyi silahla tehdit edip hürriyetinden mahrum bırakmak suçunu ve sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 109/2-3-a, 43/2. maddesine göre de silahla cebir ve tehditle kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunu oluşturacağı dikkate alınıp, 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca lehe yasa belirlenmesi yapılıp, suçun işleniş biçimi kastın yoğunluğu nazara alınmak suretiyle alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini gerekirken, nitelendirmede de yanılgıya düşülerek ve iki ayrı hürriyeti kısıtlama suçu işlediğinden bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafii ve katılanların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı (BOZULMASINA), 15.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SEVK : Hürriyeti tahdit
**HÜKÜM:** Sanığın TCK.nun 191/2, 179/1. maddeleri uyarınca hükümlülüğüne
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya içeriğinden:
Sanığın evvelce eşi ...'in avukatlığını yapmış olan müdahil ...’la bir restoran'da karşılaştıkları, eşinin miras konusundaki işlerinin takibi sırasında mağdur edildiğini ileri sürerek müdahil ile tartıştığı, bu arada eşini de yanlarına çağırıp birlikte görüşme yapıldığı ve miras işlemlerinde hasım olan ... isimli şahısla Denizli ilinde avukat bürosunda görüşmek konusunda anlaşmaya varıldıktan sonra, müdahil ...'a, kendilerini arabayla eve bırakmasını rica ettiği, birlikte eve doğru giderken yol üzerinde bulunan ve sanığın da akrabası olan tanık ...inde sanığın isteği üzerine arabaya alındığı, eve varıldığında sanığın eşi ... inip eve gittiği bu sırada sanığın tanık...’le birlikte tekrar şehir merkezine döneceklerini söylemesi üzerine, katılan, aracın sürücü koltuğunda, eşi ...de ön koltukta, sanık ve tanık...’te aracın arka tarafında oldukları sırada, sanığın tanık ...in belinde bulunan kuru sıkı tabancayı alarak aracın ön tarafında oturan katılana yöneltip "seni öldürürüm" diyerek arabayı miras işlerinde hasım durumunda olan ...’le görüşmek üzere Denizli’ye sürmesini söylediği, katılanın da, ağır ve haksız bir zarar göreceği korkusu altında, sanığın istemi doğrultusunda seyrine devam ettiği, Kuşadası-Davutlar kavşağını geçtikten sonra, katılanları tehditle araçtan indirip kontak anahtarını aracın üzerinde bıraktırdığı, araçtan inilip tekrar tartışmaya başlandığında tanık ...in tarafların arasına girerek, aralayıp yatıştırmaya çalıştığı sırada, sanığın elindeki kuru sıkı tabancayı da aldığı, bu defa sanık çalışır vaziyette ve içinde katılan ...'in bulunduğu aracı hızla hareket ettirerek, İzmir yoluna girip seyrine devam ettiği ve İzmir girişinde yakalandığı anlaşılmakla bu şekilde gelişip sonuçlanan olayda; sanığın eyleminin, katılanların içinde bulundukları araçtan inmelerine engel olup, onların hareket ve irade serbestliklerini silahla etkisiz hale getirmek suretiyle, tek bir fiil ile birden çok kişiye karşı hürriyetinden yoksun bırakma suçunu işlediği gözetilip, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 179/2-3, 80. maddesinde öngörülen kişiyi silahla tehdit edip hürriyetinden mahrum bırakmak suçunu ve sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 109/2-3-a, 43/2. maddesine göre de silahla cebir ve tehditle kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunu oluşturacağı dikkate alınıp, 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca lehe yasa belirlenmesi yapılıp, suçun işleniş biçimi kastın yoğunluğu nazara alınmak suretiyle alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini gerekirken, nitelendirmede de yanılgıya düşülerek ve iki ayrı hürriyeti kısıtlama suçu işlediğinden bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafii ve katılanların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı (BOZULMASINA), 15.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.