Yargıtay 8. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2008/1121 K.2010/835
Özet: Alınan karara göre mahkeme, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümlerinde bulunmayan lehe düzenlemelerle ilgili eksik hükmü, CMK 232/2-c maddesiyle aykırı kısıtlamayı ve yerinde görülmeyen itirazları ortadan kaldırarak, hükmü bozmuş ve kararını 27.1.2010 tarihinde oybirliğiyle vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 6136 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; ancak,
1- 5237 sayılı TCK.nun 7. maddesinde suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunlar uygulanır ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesinde de "lehe olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir" hükmü karşısında; 5237 sayılı TCK.nun da tekerrür nedeniyle ceza artırımı öngörülmediği ve 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesi hükmü 765 sayılı TCK.nun 59. maddesine göre lehe bir düzenleme kabul edilerek ve 5237 sayılı TCK.nun 50. ve 51. maddelerinin, 647 sayılı Yasanın 4. ve 6. maddelerine göre lehe seçenek yaptırımlar ve erteleme koşulları taşıdığı, ikisinin birlikte uygulanma olanağı yoksa da bunlardan birinin uygulanmasının mümkün olabileceği gözönüne alınarak lehe hükümlerin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı biçimde hüküm kurulması,
2- Gerekçeli karar başlığına suçun işlendiği yer ve zaman diliminin yazılmaması suretiyle CMK.nun 232/2-c madde ve fıkrasına aykırılıkta bulunulması,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi (BOZULMASINA), 27.1.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 6136 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; ancak,
1- 5237 sayılı TCK.nun 7. maddesinde suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunlar uygulanır ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesinde de "lehe olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir" hükmü karşısında; 5237 sayılı TCK.nun da tekerrür nedeniyle ceza artırımı öngörülmediği ve 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesi hükmü 765 sayılı TCK.nun 59. maddesine göre lehe bir düzenleme kabul edilerek ve 5237 sayılı TCK.nun 50. ve 51. maddelerinin, 647 sayılı Yasanın 4. ve 6. maddelerine göre lehe seçenek yaptırımlar ve erteleme koşulları taşıdığı, ikisinin birlikte uygulanma olanağı yoksa da bunlardan birinin uygulanmasının mümkün olabileceği gözönüne alınarak lehe hükümlerin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı biçimde hüküm kurulması,
2- Gerekçeli karar başlığına suçun işlendiği yer ve zaman diliminin yazılmaması suretiyle CMK.nun 232/2-c madde ve fıkrasına aykırılıkta bulunulması,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi (BOZULMASINA), 27.1.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.