‹ Ana sayfa
Yargıtay7. Hukuk Dairesiİş Hukuku

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2013/2867 K.2013/1663

Esas No: 2013/2867 · Karar No: 2013/1663 · Karar Tarihi: 25.02.2013
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacının 27.7.1993 tarihinden beri belirsiz süreli hizmet akdi ile davalıya ait işyerinde çalışırken 24/04/2012 tarihinde işçi fazlalığı ve bütçe yetersizliği gerekçe gösterilerek davacının iş akdinin davalı tarafından feshedildiği, yapılan bu feshin geçersiz olduğunu çünkü son üç yılda kadrolu işçi sayısının iki katı kadar ve her sene artan sayıda taşeron işçisi çalıştırarak hizmetlerin yürütüldüğünü ve amacın yüksek ücret verilen kadrolu ve sendikalı (HİZMET İŞ) işçilerin işlerine son vermek olduğunu, bütçeden hizmet alımı için ayrılan paranın her sene arttığını bu durumun feshin bütçe yetersizliği ve kadro fazlalığı olmadığının açık göstergesi olduğunu, bu nedenle iş akdinin feshinin geçersizliğine ve davacının işe iadesine ve diğer kanuni hakların tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının iş akdinin haklı sebeple feshedildiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının iş akdinin işçi fazlalığı ve bütçe yetersizliği gerekçe gösterilerek fesh edilmiş olmasına rağmen davalı iş yerinde 2009 yılında 211, 2010 yılında 188, 2011 yılında 167 kadrolu işçi çalışmakta iken aynı iş yerinde taşeron işçisi sıfatıyla 2009 yılında 339, 2010 yılında 351, 2011 yılında 374 kişinin çalıştığı bu nedenle davalının işçi fazlalığı ve bütçe yetersizliğinin gerekçesinin haklı olmadığı kanaatine varıldığından davacının davasının kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı tarafça temyiz edilmiştir. .../..
2013/2867-1663 S.2
Dosyanın incelenmesinde, dosya içerisinde tarafların dava ve cevap dilekçeleri ile SGK sicil dosyasının ve davacının sendika üyesi olduğuna dair belgenin bulunduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nun 139.maddesi hükmüne göre; Mahkeme, dilekçelerin karşılıklı verilmesinden ve yukarıdaki maddelerde belirtilen incelemeyi tamamladıktan sonra, ön inceleme için bir duruşma günü tespit ederek taraflara bildirir. Çıkarılacak davetiyede, duruşma davetiyesine ve sonuçlarına ilişkin diğer hususlar yanında, taraflara sulh için gerekli hazırlığı yapmaları, duruşmaya sadece taraflardan birinin gelmesi ve yargılamaya devam etmek istemesi durumunda, gelmeyen tarafın yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemeyeceği ve diğer tarafın, onun muvafakati olmadan iddia ve savunmasını genişletebileceği yahut değiştirebileceğini ayrıca ihtar eder.
Yine 140.maddesi; Hâkim, ön inceleme duruşmasında, dava şartları ve ilk itirazlar hakkında karar verebilmek için gerekli görürse tarafları dinler; daha sonra, tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları tek tek tespit eder. Uyuşmazlık konularının tespitinden sonra hâkim, tarafları sulhe (Ek ibare: 07/06/2012-6325 S.K./35.md) veya arabuluculuğa teşvik eder; bu konuda sonuç alınacağı kanaatine varırsa, bir defaya mahsus olmak üzere yeni bir duruşma günü tayin eder. Ön inceleme duruşmasının sonunda, tarafların sulh (Ek ibare: 07/06/2012-6325 S.K./35.md) veya arabuluculuk faaliyetinden bir sonuç alıp almadıkları, sonuç alamadıkları takdirde anlaşamadıkları hususların nelerden ibaret olduğu tutanakla tespit edilir. Bu tutanağın altı, duruşmada hazır bulunan taraflarca imzalanır. Tahkikat bu tutanak esas alınmak suretiyle yürütülür. Ön inceleme tek duruşmada tamamlanır. Zorunlu olan hâllerde bir defaya mahsus olmak üzere yeni bir duruşma günü tayin edilir. Ön inceleme duruşmasında, taraflara dilekçelerinde gösterdikleri, ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapmaları için iki haftalık kesin süre verilir. Bu hususların verilen kesin süre içinde tam olarak yerine getirilmemesi hâlinde, o delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılmasına karar verilir hükmüne amirdir.
Somut olayda mahkemece tarafları ön incelemeye davet etmiş olmasına karşın yasal düzenlemelere uygun olarak ön inceleme duruşmasının gerçekleştirilmediği, tarafların uzlaşıp uzlaşamadıkları konuların belirlenmediği ve doğrudan .../..
2013/2867-1663 S.3
tahkikat duruşmasına geçildiği, tarafların uzlaştığı noktalar belirlenmeksizin davacının dilekçesinde beyan ettiği hususlar kesin doğru imiş gibi kabul edilerek bu konuda davalı kurum ile yazışma yapılmadan hatta beyanlarına dahi başvurulmadan iddialar subüt bulmuş kabul edilerek davanın karara bağlandığı anlaşılmaktadır.
Oysaki mahkemece 6100 sayılı HMK 139, 140 ve 320. maddelerinin "daha önce karar verilemeyen hâllerde mahkeme, ilk duruşmada dava şartları ve ilk itirazlarla hak düşürücü süre ve zamanaşımı hakkında tarafları dinler; daha sonra tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları tek tek tespit eder. Uyuşmazlık konularının tespitinden sonra hâkim, tarafları sulhe (Ek ibare: 07/06/2012-6325 S.K./35.md) veya arabuluculuğa teşvik eder. Tarafların sulh olup olmadıkları, sulh olmadıkları takdirde anlaşamadıkları hususların nelerden ibaret olduğu tutanağa yazılır; tutanağın altı hazır bulunan taraflarca imzalanır. Tahkikat bu tutanak esas alınmak suretiyle yürütülür” düzenlemesi karşısında usulün emredici hükümlerine aykırı olarak davalı Belediyeden ve SGK'dan davacının iş akdinin feshinden sonra aynı iş veya davacının yapabileceği iş için yeni eleman alınıp alınmadığı, 2009, 2010, 2011, 2012 yıllarında davalıya ait işyerinde çalışan işçi sayısı ile taşeron işçilerinin sayısı sorularak, hatta mahallinde bizzat uzman bilirkişiler aracılığı ile keşif yapılmak suretiyle tüm deliller bir arada değerlendirilerek çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.


**SONUÇ:** Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının öteki itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı tarafa iadesine, 25.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?