‹ Ana sayfa
Yargıtay7. Hukuk DairesiTicaret Hukuku

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2012/8558 K.2013/443

Esas No: 2012/8558 · Karar No: 2013/443 · Karar Tarihi: 24.01.2013
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, kaçak su tüketim bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı öne sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile davacı lehine takip konusu asıl alacak miktarı olan 2.232,59 TL'nin %40'ı oranında icra inkar tazminatına karar verilmiştir. Karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliğine, dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin kararda gösterilen gerekçelere göre, davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının hükmedilen tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarına gelince, mahkemece davanın kabulüne ve davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2006/19-295 E. 2006/341 K.sayılı içtihatında açıklandığı üzere, Yargıtay Daireleri ve Hukuk Genel Kurulu'nun kararlılık kazanmış uygulamasına göre, itirazın iptali davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde takibe itiraz etmesi ve alacaklının icra hakimliğine başvurmadan, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir.
İcra inkar tazminatına mahkemece karar verilebilmesi için, borçlunun itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması
koşulları aranmaz. İcra inkar tazminatı, hakkında icra takibine itiraz ederek durduran ve takibin çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Mahkemece inkar tazminatına karar verilebilmesi için aranılan bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özellikleri değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belirli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.
Bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, dava konusu alacak, kaçak su kullanımı suretiyle haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Haksız eylemden kaynaklanan ve zarar miktarı belirgin olmayan alacağın gerçek miktarının tespiti için tarafların alacak miktarı üzerinde bir anlaşmaya varmaları ya da alacağın gerçek miktarının bir mahkeme kararı ile tespit olunması gerekir. Bu durumda ortada likit bir alacağın bulunduğundan söz edilemeyeceğine göre, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.


**SONUÇ:** Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, somut olayda dosyanın geçirdiği safahat gözetildiğinde, davalının temyiz itirazı mahkemece hükmedilen icra inkar tazminatı yönünden yerinde ise de, yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden, hüküm yerinin birinci bendinde yer alan "İtirazın iptaline karar verilen asıl alacağın %40'ı oranında davacı yararına inkar tazminatı hükmedilerek davalıdan tahsiline" ifadesinin çıkarılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından ve davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, 24.01.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?