Yargıtay7. Hukuk DairesiBorçlar Hukuku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2012/832 K.2012/4883
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraflarca istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davaya konu 134 ada 42 parsel sayılı 5924,59 m² yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Askı ilan süresinde davacı Hazine vergi kaydına dayanarak taşınmazın kanunları uyarınca devlete kalan taşınmazlardan olduğunu, bu nedenle zilyetlikle edinme koşullarının oluşmadığını öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davacının davasının kabulüne, dava konusu taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dava konusu taşınmazın kamu malı niteliğinde mera olduğu mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Dava konusu taşınmazın sınırında bulunan ve mera olarak sınırlandırılan komşu taşınmaz arasında ayırıcı unsur olarak doğal ya da yapay bir sınır bulunmadığından davaya konu taşınmazın meraya el atılarak kazanıldığının kabulü gerekmesine göre tarafların sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Mahkeme kararından sonra 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/A ve geçici 11. maddelerinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil, yargılama giderine karar verilemez ve bu hüküm henüz infaz edilmemiş yargı kararlarına da uygulanır.” düzenlemesi yapılmıştır. Bu amir hüküm karşısında davalı aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderine hükmolunmaması gerekirken, yasal düzenlemelere aykırı şekilde, mahkemece karar verilmesi isabetsiz ise de, yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 3.ve 4.bentlerindeki “ yapılan yargılama giderinin takdiren davalı üzerinde bıkarılmasına,” “davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Kadastro Kanunu 31/3 maddesi uyarınca davanın kazanılış ve kaybediliş oranı, hakkaniyet ve eşitlik ölçüleri, davada sarf edilen emek gibi hususlar nazara alınarak ve taşınmaz başında keşifte belirlenen değer üzerine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 150,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'ten alınarak davacı Hazine'ye ödenmesine” sözlerinin çıkartılmasına, yerine “yasa gereğince yargılama masraflarının Hazine üzerinde bırakılmasına ve davacı Hazine vekiline vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından ve Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davalı tarafa iadesine, 25.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Davaya konu 134 ada 42 parsel sayılı 5924,59 m² yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Askı ilan süresinde davacı Hazine vergi kaydına dayanarak taşınmazın kanunları uyarınca devlete kalan taşınmazlardan olduğunu, bu nedenle zilyetlikle edinme koşullarının oluşmadığını öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davacının davasının kabulüne, dava konusu taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dava konusu taşınmazın kamu malı niteliğinde mera olduğu mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Dava konusu taşınmazın sınırında bulunan ve mera olarak sınırlandırılan komşu taşınmaz arasında ayırıcı unsur olarak doğal ya da yapay bir sınır bulunmadığından davaya konu taşınmazın meraya el atılarak kazanıldığının kabulü gerekmesine göre tarafların sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Mahkeme kararından sonra 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/A ve geçici 11. maddelerinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil, yargılama giderine karar verilemez ve bu hüküm henüz infaz edilmemiş yargı kararlarına da uygulanır.” düzenlemesi yapılmıştır. Bu amir hüküm karşısında davalı aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderine hükmolunmaması gerekirken, yasal düzenlemelere aykırı şekilde, mahkemece karar verilmesi isabetsiz ise de, yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 3.ve 4.bentlerindeki “ yapılan yargılama giderinin takdiren davalı üzerinde bıkarılmasına,” “davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Kadastro Kanunu 31/3 maddesi uyarınca davanın kazanılış ve kaybediliş oranı, hakkaniyet ve eşitlik ölçüleri, davada sarf edilen emek gibi hususlar nazara alınarak ve taşınmaz başında keşifte belirlenen değer üzerine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 150,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'ten alınarak davacı Hazine'ye ödenmesine” sözlerinin çıkartılmasına, yerine “yasa gereğince yargılama masraflarının Hazine üzerinde bırakılmasına ve davacı Hazine vekiline vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından ve Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davalı tarafa iadesine, 25.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.