Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Borçlar Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2012/7165 K.2012/8554
Özet: Dağıtılan karar, davacı tarafın temyiz isteğinin süresinde olduğu ve tarafların sulh çağrısına göre uyuşmazlığın çözüldüğü gerekçesiyle, mahkeme sulh sözleşmesinin geçerliliğini kabul ederek, temyiz talebini reddetmiş ve kararını onamıştır.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
6100 sayılı HMK'nun 313. madde hükmünde "Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşme" olarak nitelendirilmiştir. Davacı ve davalının 27.4.2012 tarihli oturumdaki beyanları dikkate alındığında tarafların sulh oldukları anlaşılmaktadır. Aynı kanunun 315. madde hükmünde sulhün ilgili bulunduğu davayı sona erdireceği ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı belirtilmiştir. 1086 sayılı HMK'nun yürürlüğü döneminde de öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre sulh, kabul, feragat gibi irade beyanlarının (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 154 maddesi hükmü uyarınca yöntemine uygun biçimde belgelendirilmiş olmak koşuluyla) kesin hükmün bütün sonuçlarını doğurduğu kabul edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın sulh sözleşmesi gereğince sonlandırıldığı, sulhten dönmeyi haklı kılacak sebeplerin de ileri sürülmediği gözetildiğinde davacı ...'ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 29.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
6100 sayılı HMK'nun 313. madde hükmünde "Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşme" olarak nitelendirilmiştir. Davacı ve davalının 27.4.2012 tarihli oturumdaki beyanları dikkate alındığında tarafların sulh oldukları anlaşılmaktadır. Aynı kanunun 315. madde hükmünde sulhün ilgili bulunduğu davayı sona erdireceği ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı belirtilmiştir. 1086 sayılı HMK'nun yürürlüğü döneminde de öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre sulh, kabul, feragat gibi irade beyanlarının (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 154 maddesi hükmü uyarınca yöntemine uygun biçimde belgelendirilmiş olmak koşuluyla) kesin hükmün bütün sonuçlarını doğurduğu kabul edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın sulh sözleşmesi gereğince sonlandırıldığı, sulhten dönmeyi haklı kılacak sebeplerin de ileri sürülmediği gözetildiğinde davacı ...'ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 29.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.