Yargıtay7. Hukuk DairesiGayrimenkul ve Emlak Hukuku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2012/6017 K.2012/6563
Özet: (1) Taraflar, kadastro sırasında tespit edilen 132 ada 23 parsel sayılı 8.813,64 m²'lik taşınmazın miras yoluyla gelen haklarına dayalı olarak tapu kaydına tescil istemişlerdir. (2) Mahkeme, taşınmazı orman sayılmayan açık saha olarak tanımlayarak davayı reddetmiş ve tapuya tescil kararını bozmuş; temyiz sonucunda da hüküm bozulmuş, harc iadesi kararlaştırılmıştır.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 132 ada 23 parsel sayılı 8813,64 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacılar ... ve arkadaşları, tapu kaydına ve miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava konusu taşınmazın payları oranında adlarına tapuya tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazın orman sayılmayan ve 2/B uygulamasına konu olmayan açık saha olarak tanımlanan alanda kaldığı, davacılar ... ve arkadaşlarının dayandığı tapu kaydının zeminde tam olarak uygulanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç usul ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 184. maddesi gereğince hakim, tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan delilleri inceledikten sonra, duruşmada hazır bulunan taraflara tahkikatin tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verir. Mahkeme tarafların tahkikatın tümü hakkındaki açıklamalardan sonra tahkikatı gerektiren bir husus kalmadığını görürse, tahkikatın bittiğini taraflara tefhim eder. Somut olayda aynı mahkemenin 1999/151 Esas sayılı dosyasından eldeki dava tefrik edilmiş ve duruşma açılmadan esas hakkında karar verilmiştir. Yeni esasta duruşma açılıp, taraflar duruşmaya çağrılarak davaya diyecekleri sorulmamış, dolayısıyla tarafların iddia ve savunma hakları kısıtlanmıştır. Hal böyle olunca taraflar duruşmadan haberdar edilip, duruşmaya geldiklerinde davaya karşı diyecekleri sorulup saptandıktan sonra esas hakkında karar verilmesi gerekirken bu prosedüre uyulmaksızın esas hakkında hüküm oluşturulması isabetsiz, davacılar ... ve arkadaşlarının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacı ... ve arkadaşlarına iadesine, 01.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Kadastro sırasında dava konusu 132 ada 23 parsel sayılı 8813,64 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacılar ... ve arkadaşları, tapu kaydına ve miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava konusu taşınmazın payları oranında adlarına tapuya tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazın orman sayılmayan ve 2/B uygulamasına konu olmayan açık saha olarak tanımlanan alanda kaldığı, davacılar ... ve arkadaşlarının dayandığı tapu kaydının zeminde tam olarak uygulanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç usul ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 184. maddesi gereğince hakim, tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan delilleri inceledikten sonra, duruşmada hazır bulunan taraflara tahkikatin tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verir. Mahkeme tarafların tahkikatın tümü hakkındaki açıklamalardan sonra tahkikatı gerektiren bir husus kalmadığını görürse, tahkikatın bittiğini taraflara tefhim eder. Somut olayda aynı mahkemenin 1999/151 Esas sayılı dosyasından eldeki dava tefrik edilmiş ve duruşma açılmadan esas hakkında karar verilmiştir. Yeni esasta duruşma açılıp, taraflar duruşmaya çağrılarak davaya diyecekleri sorulmamış, dolayısıyla tarafların iddia ve savunma hakları kısıtlanmıştır. Hal böyle olunca taraflar duruşmadan haberdar edilip, duruşmaya geldiklerinde davaya karşı diyecekleri sorulup saptandıktan sonra esas hakkında karar verilmesi gerekirken bu prosedüre uyulmaksızın esas hakkında hüküm oluşturulması isabetsiz, davacılar ... ve arkadaşlarının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacı ... ve arkadaşlarına iadesine, 01.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.