Yargıtay7. Hukuk DairesiTicaret Hukuku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2012/4593 K.2013/422
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece istem reddedilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde sahibi olduğu dükkan için ilk aboneliği kendi adına aldığını, daha sonra dükkanı dava dışı kişiye kiraya verdiğini, kiracının elektrik faturalarını düzenli ödemediğini öğrenmesi üzerine 1.4.2009 tarihinde davalıya aboneliğin iptali için dilekçe verdiğini, davalının bu dilekçeden iki ay sonra Haziran 2009’da elektriği kestiği ve 12.8.2009’da kiracı hakkında kaçak elektrik kullanım tutanağı düzenlediğini, daha sonra kiracının abisinin davalıya müracaat edip kiracı adına tahakkuk eden borcu taksitlendirme suretiyle üzerine aldığını ve aboneliğin kiracı üzerine geçtiğini, davalının herhangi bir ödeme almadan elektriği 13.10.2009’da açtığını kiracının herhangi bir ödemede bulunmaması üzerine 26.4.2010’da tekrar elektriğin kesildiğini ve kiracının dükkandan çıktığını, davacının mal sahibi olduğu dükkanın boş kalmaması yeni bir kiracı bulabilmek için 28.7.2010’da –ihtirazi kayıtla- elektriğin açılması amacıyla mecburen taksitlendirme yapıp borcu ödemeye başladığı iddiasıyla kiracının haksız fiil teşkil eden kaçak kullanımından sorumlu olmadığını belirterek kiracının kaçak kullanımından doğan 12.8.2009 tarihli 1.966 TL miktarlı kaçak kullanım faturası ile 12.8.2009 tarihli 5.356,10 TL’lik ek tahakkuk faturası nedeniyle borçlu olmadığının tespitini ve bu amaçla verilen bonoların iptalini istemiştir.
Davalı cevabında, davacının muhatabı olmadığı halde bizatihi .....’a giderek kendi isteği ile borcu üstlendiğini, davacının taksitlendirme sırasında ileri sürdüğü ihtirazi kaydın kuruma karşı ileri sürülemeyeceğini, ancak eski kiracısına karşı ileri sürülebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının kiracısına ait normal tüketim ve kaçak kullanım bedelini kendi rızası ile protokole ve takside bağlayarak ödediği, ödeme yaparken ihtirazi kayıt ileri sürmesinin davalı kuruma değil ancak kiracısına karşı rücuen talep hakkı doğurayacağı, kural olarak aboneliğin kira sözleşmesinin yapıldığı tarih olan 7.8.2008’de kiracı tarafından devralınması gerektiği, yasal prosedürü yerine getirmeyerek aboneliği devretmeyen ve bu doğrultuda kiracısının borcunu da rızasıyla ödeyen davacı işyeri sahibinin davasında haklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamına göre dava konusu edilen tahakkuklar 16.6.2009-10.8.2009 arası için kaçak kullanıma dair tahakkuk ile 10.8.2008-10.8.2009 arası için geriye doğru yapılan kıyas sonucu bulunan eksik tüketim tahakkuklarıdır. Davacı dava dilekçesinde 1.5.2009‘da davalıya dilekçe ile başvurarak aboneliğin iptalini istediğini belirttiğine ve dosyada bulunan borç listesi üzerine elle “iptal dilekçesi 1.4.2009 sayı; 24473” denildiğine göre mahkemece davacının davalıya aboneliğinin iptali için böyle bir başvurusu olup olmadığı araştırılmalı, böyle bir başvurusu var ise davacının ödeme yaparken ileri sürdüğü ihtirazi kaydı davalıya karşı da öne sürebileceği dikkate alınarak dilekçe sonrası, kiracısının kaçak kullanımından ve buna dair yapılan tahakkuklardan sorumlu tutulmaması gerekir. Bu yön gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ; Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 24.1.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece istem reddedilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde sahibi olduğu dükkan için ilk aboneliği kendi adına aldığını, daha sonra dükkanı dava dışı kişiye kiraya verdiğini, kiracının elektrik faturalarını düzenli ödemediğini öğrenmesi üzerine 1.4.2009 tarihinde davalıya aboneliğin iptali için dilekçe verdiğini, davalının bu dilekçeden iki ay sonra Haziran 2009’da elektriği kestiği ve 12.8.2009’da kiracı hakkında kaçak elektrik kullanım tutanağı düzenlediğini, daha sonra kiracının abisinin davalıya müracaat edip kiracı adına tahakkuk eden borcu taksitlendirme suretiyle üzerine aldığını ve aboneliğin kiracı üzerine geçtiğini, davalının herhangi bir ödeme almadan elektriği 13.10.2009’da açtığını kiracının herhangi bir ödemede bulunmaması üzerine 26.4.2010’da tekrar elektriğin kesildiğini ve kiracının dükkandan çıktığını, davacının mal sahibi olduğu dükkanın boş kalmaması yeni bir kiracı bulabilmek için 28.7.2010’da –ihtirazi kayıtla- elektriğin açılması amacıyla mecburen taksitlendirme yapıp borcu ödemeye başladığı iddiasıyla kiracının haksız fiil teşkil eden kaçak kullanımından sorumlu olmadığını belirterek kiracının kaçak kullanımından doğan 12.8.2009 tarihli 1.966 TL miktarlı kaçak kullanım faturası ile 12.8.2009 tarihli 5.356,10 TL’lik ek tahakkuk faturası nedeniyle borçlu olmadığının tespitini ve bu amaçla verilen bonoların iptalini istemiştir.
Davalı cevabında, davacının muhatabı olmadığı halde bizatihi .....’a giderek kendi isteği ile borcu üstlendiğini, davacının taksitlendirme sırasında ileri sürdüğü ihtirazi kaydın kuruma karşı ileri sürülemeyeceğini, ancak eski kiracısına karşı ileri sürülebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının kiracısına ait normal tüketim ve kaçak kullanım bedelini kendi rızası ile protokole ve takside bağlayarak ödediği, ödeme yaparken ihtirazi kayıt ileri sürmesinin davalı kuruma değil ancak kiracısına karşı rücuen talep hakkı doğurayacağı, kural olarak aboneliğin kira sözleşmesinin yapıldığı tarih olan 7.8.2008’de kiracı tarafından devralınması gerektiği, yasal prosedürü yerine getirmeyerek aboneliği devretmeyen ve bu doğrultuda kiracısının borcunu da rızasıyla ödeyen davacı işyeri sahibinin davasında haklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamına göre dava konusu edilen tahakkuklar 16.6.2009-10.8.2009 arası için kaçak kullanıma dair tahakkuk ile 10.8.2008-10.8.2009 arası için geriye doğru yapılan kıyas sonucu bulunan eksik tüketim tahakkuklarıdır. Davacı dava dilekçesinde 1.5.2009‘da davalıya dilekçe ile başvurarak aboneliğin iptalini istediğini belirttiğine ve dosyada bulunan borç listesi üzerine elle “iptal dilekçesi 1.4.2009 sayı; 24473” denildiğine göre mahkemece davacının davalıya aboneliğinin iptali için böyle bir başvurusu olup olmadığı araştırılmalı, böyle bir başvurusu var ise davacının ödeme yaparken ileri sürdüğü ihtirazi kaydı davalıya karşı da öne sürebileceği dikkate alınarak dilekçe sonrası, kiracısının kaçak kullanımından ve buna dair yapılan tahakkuklardan sorumlu tutulmaması gerekir. Bu yön gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ; Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 24.1.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.