Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Borçlar Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2012/450 K.2012/7640
Özet: (1) Taraflar arasında haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebiyle ilgili uyuşmazlık; (2) Mahkeme, davalı tarafın temyiz itirazlarını reddederek kararın bozulmasına ve peşin ödenen harcın iadesine hükmetti.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dava, haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliğine ve özellikle iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden bilgilerine başvurulan ve hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporunun niteliği, içeriği ve dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre, davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı tarafın hükmedilen manevi tazminatın miktarına ilişkin temyiz itirazlarına gelince, mahkemece davanın kısmen kabulüne ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de, varılan sonuç tarafların sıfatına, davanın ve hükmedilen tazminatın niteliğine uygun düşmemiştir.
Hükmedilecek manevi tazminatın miktarının belirlenmesi hâkimin takdirindedir. Ne var ki, takdire bağlılık keyfilik demek değildir. Kanunun takdir ... verdiği hususlarda hâkim bu ... Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde açıklanan hakkaniyet ilkesine uygun olarak kullanmalıdır. Manevi tazminatın miktarı belirlenirken kişilik hakkına saldırı oluşturan ... ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranı, sıfatı, işgal ettikleri makam ile diğer sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınmalı, her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşullar bulunabileceği gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenler karar yerinde denetime elverişli biçimde ve objektif olarak gösterilmelidir. Manevi tazminat davaları sonucunda hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bu para bir ceza olmadığı gibi hükmedilecek manevi tazminatla mal varlığı zararlarının karşılanması da amaçlanmadığından tazminat miktarının, onun amacına göre belirlenmesi gerekir. Bu nedenle takdir edilecek miktar, elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Bu olgular dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminatın yüksek olduğu kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, daha az ve uygun bir bedele hükmedilmesi gerekirken yersiz gerekçelerle yazılı miktara hükmedilmesi doğru olmamış, davalının temyiz itirazının bu yönden kabulüne karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin ödenen harcın istek halinde davalıya iadesine, 06.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
1-Dava, haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliğine ve özellikle iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden bilgilerine başvurulan ve hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporunun niteliği, içeriği ve dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre, davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı tarafın hükmedilen manevi tazminatın miktarına ilişkin temyiz itirazlarına gelince, mahkemece davanın kısmen kabulüne ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de, varılan sonuç tarafların sıfatına, davanın ve hükmedilen tazminatın niteliğine uygun düşmemiştir.
Hükmedilecek manevi tazminatın miktarının belirlenmesi hâkimin takdirindedir. Ne var ki, takdire bağlılık keyfilik demek değildir. Kanunun takdir ... verdiği hususlarda hâkim bu ... Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde açıklanan hakkaniyet ilkesine uygun olarak kullanmalıdır. Manevi tazminatın miktarı belirlenirken kişilik hakkına saldırı oluşturan ... ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranı, sıfatı, işgal ettikleri makam ile diğer sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınmalı, her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşullar bulunabileceği gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenler karar yerinde denetime elverişli biçimde ve objektif olarak gösterilmelidir. Manevi tazminat davaları sonucunda hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bu para bir ceza olmadığı gibi hükmedilecek manevi tazminatla mal varlığı zararlarının karşılanması da amaçlanmadığından tazminat miktarının, onun amacına göre belirlenmesi gerekir. Bu nedenle takdir edilecek miktar, elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Bu olgular dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminatın yüksek olduğu kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, daha az ve uygun bir bedele hükmedilmesi gerekirken yersiz gerekçelerle yazılı miktara hükmedilmesi doğru olmamış, davalının temyiz itirazının bu yönden kabulüne karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin ödenen harcın istek halinde davalıya iadesine, 06.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.