Yargıtay7. Hukuk DairesiGayrimenkul ve Emlak HukukuMiras Hukuku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2012/45 K.2012/488
Özet: (1) Taraflar arasında miras bırakan Mahmut Demir Yılmaz’ın ölümünden sonra ortak mirasçıların taşınmazı paylaşma yükümlülüğü ve davacı tarafından yapılan satın alma talebi konusunda uyuşmazlık bulunuyordu; (2) Mahkeme, mirasçıların yöntemine uygun bir paylaşım yapmadığını tespit ederek davayı reddetti ve hükmü bozdu.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 128 ada 9 parsel sayılı 2193,21 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ölü olduğu belirtilmek suretiyle davalılar ... ve arkadaşlarının miras bırakanı Mahmut Demir Yılmaz adına tespit edilmiştir. Davacı ... satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre, dava konusu taşınmazın davalıların ortak miras bırakanı Mahmut Demir Yılmaz'dan kaldığı ve 30.4.2007 tarihinde davalılardan ... tarafından davacı ...'a satıldığı yönünde taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra, mirasçıları arasında yöntemine uygun şekilde bir paylaşmanın yapılıp yapılmadığı yönünde toplanmıştır.
Kural olarak; ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra tüm mirasçılarının bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi koşuluna bağlıdır. Saptanan dava niteliği ile az yukarıda vurgulanan hukuksal olgular da dikkate alındığında yerel mahkemece yapılan keşif, dinlenen mahalli bilirkişi ve davacı bayii ...'ın eşi olan vasisinin beyanları ile mirasçılar arasında yöntemine uygun paylaşmanın yapılmadığı belirlenmiştir. Davalı Mahmut Demir Yılmaz mirasçılarından ... davayı kabul etmiş ise de taşınmazdaki paydaşlığın elbirliği halinde mülkiyet hükümlerine tabi olduğu gözetildiğinde bu davalının tek başına kabulü dikkate alınamaz.
Mahkemece bu olgu dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı ...’ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 06.02.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Kadastro sırasında dava konusu 128 ada 9 parsel sayılı 2193,21 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ölü olduğu belirtilmek suretiyle davalılar ... ve arkadaşlarının miras bırakanı Mahmut Demir Yılmaz adına tespit edilmiştir. Davacı ... satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre, dava konusu taşınmazın davalıların ortak miras bırakanı Mahmut Demir Yılmaz'dan kaldığı ve 30.4.2007 tarihinde davalılardan ... tarafından davacı ...'a satıldığı yönünde taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra, mirasçıları arasında yöntemine uygun şekilde bir paylaşmanın yapılıp yapılmadığı yönünde toplanmıştır.
Kural olarak; ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra tüm mirasçılarının bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi koşuluna bağlıdır. Saptanan dava niteliği ile az yukarıda vurgulanan hukuksal olgular da dikkate alındığında yerel mahkemece yapılan keşif, dinlenen mahalli bilirkişi ve davacı bayii ...'ın eşi olan vasisinin beyanları ile mirasçılar arasında yöntemine uygun paylaşmanın yapılmadığı belirlenmiştir. Davalı Mahmut Demir Yılmaz mirasçılarından ... davayı kabul etmiş ise de taşınmazdaki paydaşlığın elbirliği halinde mülkiyet hükümlerine tabi olduğu gözetildiğinde bu davalının tek başına kabulü dikkate alınamaz.
Mahkemece bu olgu dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı ...’ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 06.02.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.