Yargıtay7. Hukuk DairesiTicaret HukukuGayrimenkul ve Emlak Hukuku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2012/352 K.2012/5465
Özet: (1) Davacılar, yenileme kadastrosu sırasında kendi paydaş oldukları taşınmazın miktarında azalma olduğunu iddia ederek ikinci kadastro tespitinin iptalini talep etti; (2) Mahkeme, davayı reddederek taşınmazın yenileme tespiti ve tesciline karar vererek, davacıların temyiz itirazlarını yerinde bulmadı.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Yenileme kadastrosu sırasında, tesis kadastrosu nedeniyle 586 parsel sayısı ve 75100,00 m² yüzölçümü ile tespit edilmiş olan taşınmaz 115872 ada 1 parsel numarasıyla 58528,60 m² yüzölçümü ile tespit edilmiştir. Davacılar ... ve ... yenileme kadastrosu sırasında kendilerinin de paydaş olduğu taşınmazın miktarında azalma olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, taşınmazın yenileme tespiti gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Kural olarak kadastro davaları lehine tespit ya da kadastro komisyonunca adına tescile karar verilen gerçek ya da tüzel kişiler arasında görülür. Bir başka deyişle kadastro davaları hakları çatışanlar arasında görülür. Davacı taraf kendilerinin de paydaş olduğu taşınmazın miktarında azalma olduğunu, taşınmaz hakkında yapılan ikinci kadastro tespitinin iptal edilmesi gerektiğini öne sürerek ve Kadastro Müdürlüğü'nü hasım göstererek dava açmıştır. Hal böyle olunca davanın açıldığı günde gerçek hasma yöneltilen bir dava bulunmadığı gibi Kadastro Müdürlüğü'nün tüzel kişiliği de bulunmamaktadır. Kaldı ki, bir an için aksi düşünülse dahi davacıların kendilerinin de paydaş olduğu taşınmaza yönelik olarak dava açmalarında da hukuki yarar yoktur. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacılar ... ve ...’ın sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki, Kadastro Hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmak zorundadır. Mahkemece eski 586 yeni 115872 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiğine göre, dava konusu taşınmaza ait dosyada bulunan tutanak aslı ve dayanağı belgelerin tespit gibi tescil işlemi yapılmak üzere Kadastro Müdürlüğüne geri gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, taraflar arasında kesin hüküm oluşturacak şekilde tespit gibi tescile karar verilmesi isabetsiz, davacılar ... ve ... 'ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de, yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 2 nolu bendinin 2. satırında yazılı bulunan “ taşınmazın yenileme tespiti gibi tesciline” sözlerini hüküm yerinden çıkarılmasına, yerine “ taşınmaza ait dosyada bulunan tutanak aslı ve dayanağı belgelerin tespit gibi tescil işlemi yapılmak üzere Kadastro Müdürlüğüne geri gönderilmesine,” sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde ilgililerine iadesine, 05.09.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Yenileme kadastrosu sırasında, tesis kadastrosu nedeniyle 586 parsel sayısı ve 75100,00 m² yüzölçümü ile tespit edilmiş olan taşınmaz 115872 ada 1 parsel numarasıyla 58528,60 m² yüzölçümü ile tespit edilmiştir. Davacılar ... ve ... yenileme kadastrosu sırasında kendilerinin de paydaş olduğu taşınmazın miktarında azalma olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, taşınmazın yenileme tespiti gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Kural olarak kadastro davaları lehine tespit ya da kadastro komisyonunca adına tescile karar verilen gerçek ya da tüzel kişiler arasında görülür. Bir başka deyişle kadastro davaları hakları çatışanlar arasında görülür. Davacı taraf kendilerinin de paydaş olduğu taşınmazın miktarında azalma olduğunu, taşınmaz hakkında yapılan ikinci kadastro tespitinin iptal edilmesi gerektiğini öne sürerek ve Kadastro Müdürlüğü'nü hasım göstererek dava açmıştır. Hal böyle olunca davanın açıldığı günde gerçek hasma yöneltilen bir dava bulunmadığı gibi Kadastro Müdürlüğü'nün tüzel kişiliği de bulunmamaktadır. Kaldı ki, bir an için aksi düşünülse dahi davacıların kendilerinin de paydaş olduğu taşınmaza yönelik olarak dava açmalarında da hukuki yarar yoktur. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacılar ... ve ...’ın sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki, Kadastro Hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmak zorundadır. Mahkemece eski 586 yeni 115872 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiğine göre, dava konusu taşınmaza ait dosyada bulunan tutanak aslı ve dayanağı belgelerin tespit gibi tescil işlemi yapılmak üzere Kadastro Müdürlüğüne geri gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, taraflar arasında kesin hüküm oluşturacak şekilde tespit gibi tescile karar verilmesi isabetsiz, davacılar ... ve ... 'ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de, yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 2 nolu bendinin 2. satırında yazılı bulunan “ taşınmazın yenileme tespiti gibi tesciline” sözlerini hüküm yerinden çıkarılmasına, yerine “ taşınmaza ait dosyada bulunan tutanak aslı ve dayanağı belgelerin tespit gibi tescil işlemi yapılmak üzere Kadastro Müdürlüğüne geri gönderilmesine,” sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde ilgililerine iadesine, 05.09.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.