Yargıtay7. Hukuk DairesiBorçlar Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2012/3301 K.2012/7052
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, telefon aboneliği nedeniyle tahakkuk ettirilen 863,30 TL alacak bakımından borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı tarafın temyizi, dava değeri 863,30 TL olan davada görevsizlik kararında vekalet ücretine karar verilmemiş olmasına yöneliktir.
HUMK’nun 427. maddesi hükmünde açıklanan yargı denetimine ilişkin kesinlik sınırı 2012 yılı için 1.690,00 TL olarak belirlenmiştir.
Temyize konu karar 26/01/2012 tarihinde verildiğinden incelenmesi istenilen karar 1.690,00 TL olarak belirlenen kesinlik sınırı içinde kalmaktadır. Davalı tarafın temyiz talebi vekalet ücreti bakımından ise de, temyiz kesinlik sınırının belirlenmesinde dava değerinin esas alınması gerekmektedir. Niteliği itibariyle kesin olan kararların temyiz edilmeleri halinde, temyiz istemi hakkında yerel mahkemece bir karar verilmesi gerektiği gibi yerel mahkemenin bir karar vermemesi halinde 01.06.1990 gün, 3/4 sayılı İBK uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan hukuksal olgular dikkate alınarak davalı tarafın temyiz inceleme isteğinin REDDİNE, peşin ödenen harcın istek halinde davalı tarafa iadesine, 15.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Dava, telefon aboneliği nedeniyle tahakkuk ettirilen 863,30 TL alacak bakımından borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı tarafın temyizi, dava değeri 863,30 TL olan davada görevsizlik kararında vekalet ücretine karar verilmemiş olmasına yöneliktir.
HUMK’nun 427. maddesi hükmünde açıklanan yargı denetimine ilişkin kesinlik sınırı 2012 yılı için 1.690,00 TL olarak belirlenmiştir.
Temyize konu karar 26/01/2012 tarihinde verildiğinden incelenmesi istenilen karar 1.690,00 TL olarak belirlenen kesinlik sınırı içinde kalmaktadır. Davalı tarafın temyiz talebi vekalet ücreti bakımından ise de, temyiz kesinlik sınırının belirlenmesinde dava değerinin esas alınması gerekmektedir. Niteliği itibariyle kesin olan kararların temyiz edilmeleri halinde, temyiz istemi hakkında yerel mahkemece bir karar verilmesi gerektiği gibi yerel mahkemenin bir karar vermemesi halinde 01.06.1990 gün, 3/4 sayılı İBK uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan hukuksal olgular dikkate alınarak davalı tarafın temyiz inceleme isteğinin REDDİNE, peşin ödenen harcın istek halinde davalı tarafa iadesine, 15.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.