Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2012/323 K.2012/6597
Özet: Uyuşmazlık, davacı tarafından miras yoluyla gelen haklara ilişkin olarak 151 ada 8, 41, 43; 163 ada 2, 6, 7, 9, 10 ve 165 ada 4 parsel sayılı taşınmazların tespit ve tapuya tescili konusundaki talep üzerine açılmıştır. Mahkeme, davacı tarafın kesin süreye uymadığı gerekçesiyle keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasını kabul etmiş, dava reddine karar vererek ilgili taşınmazların tespit ve tapuya tescilini onaylamıştır.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 151 ada 8 parsel sayılı 8.424,65 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı ... adına; dava konusu 163 ada 7, 10 ve 165 ada 4 parsel sayılı sırasıyla 15.088,88 m2, 2.616,92 m2 ve 332,84 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar davalı ... adına; dava konusu 163 ada 2 ve 9 parsel sayılı sırasıyla, 5.916,98 m2 ve 2.613,38 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar davalı ... adına; dava konusu 151 ada 43 parsel ve 163 ada 6 parsel sayılı sırasıyla 1.961,14 m2 ve 2.529,04 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar davalı ... adına, dava konusu 151 ada 41 parsel sayılı 2.503,77 m2 yüzölçümündeki taşınmaz eşit paylarla davalılar ..., ... ve ... adına miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak, dava konusu 163 ada 4 parsel sayılı 1.749,08 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise davalılar ... ve ... adına bağışlamaya, miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak eşit paylarla tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 179 ada 7 parsel sayılı taşınmaz ile birlikte belirtilen diğer taşınmazlara dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu 151 ada 8, 41 ve 43, 163 ada 2, 6, 7, 9 ve 10 ile 165 ada 4 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı tarafın 22.02.2011 günlü oturumda verilen kesin süreye uymadığı gerekçesiyle davacının keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına, mevcut delillere göre de ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya içeriğine ve usül hükümlerine uygun düşmemiştir.
Kadastro davalarında keşif giderleri yatırılmadığından bahisle kesin süre sonuçlarının uygulanabilmesi için öncelikle uyuşmazlığın çözümünde taşınmaz başında keşif yapılmasının zorunlu olması, dava dosyasının keşfe hazır hale getirilmesi, ispat yükü kendi üzerinde olan tarafa keşif giderlerini mahkeme veznesine depo etmesi için makul ve yeterli uzunlukta kesin süre verilmesi, verilen kesin süre içinde kabul edilebilir yasal bir mazeret olmaksızın keşif giderlerinin mahkeme veznesine yatırılmamış olması gerekir.
Somut olayda, kanıtlama yükümlülüğünün davacı taraf üzerinde olduğu, dosyada keşif yapılmasının zorunlu bulunduğu kuşkusuzdur. Ne var ki, davacı tarafa keşif giderlerini yatırması için kesin önel verilmiş ise de, davacı tarafa verilen kesin önel gerekli koşulları içermemektedir.
Şöyle ki; dava dilekçesinin incelenmesinde davacının Ayvacık İlçesi, ... Köyü, 151 ada 8, 41 ve 43 parsel, 163 ada 2, 6, 7, 9 ve 10 parsel ile 165 ada 4 parsel sayılı taşınmazların yanısıra 179 ada 7 parsel sayılı taşınmazı da dava konusu ettiği, mahkemece dava konusu taşınmazlara ait tutanak asıllarının Kadastro Müdürlüğünden istendiği, Kadastro Müdürlüğünce dava konusu 179 ada 7 parsel sayılı taşınmazın Kadastro Mahkemesinin 2007/899 Esas sayılı dava dosyasında davalı olduğu bildirilerek tutanak aslının gönderilmediği ve mahkemece 14.04.2009 tarihli oturumda 179 ada 7 parsel sayılı taşınmazın tespit malikinin davacı tarafından husumet yöneltilmeyen ... olduğu ve orman idaresi tarafından açılan dava neticesinde 179 ada 7 parsel sayılı taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tescil edildiği ve mahkeme ilamının kesinleştiği hususlarının zapta geçirildiği ancak davacı tarafa dava konusu ettiği taşınmazın doğru ada ve parsel numarasını bildirmesi için usulüne uygun şekilde süre verilmeksizin yargılamaya devam edildiği ve davacı taraf miras yoluyla gelen hakka dayandığına göre tarafların ortak miras bırakanı ... oğlu ... ve mirasçıları adına tespit edilen taşınmazlar olup olmadığı sorulup var ise taşınmazların tapu kayıtları ile ilk tesis tarihinden itibaren tüm dayanak belgeleri Tapu Sicil Müdürlüğü'nden ve Kadastro Müdürlüğü'nden ayrı ayrı istenip getirtilerek dava dosyası keşfe hazır hale getirilmeden keşif ara kararı kurulması isabetsiz olduğu gibi davacının yokluğunda 22.02.2011 günü saat 10:00’dan itibaren yapılacak keşif ara kararında; yerel bilirkişilere ödenecek ücret ve verilen kesin sürenin başlangıç tarihi belirtilmeksizin davacı tarafa keşif ara kararının kurulduğu 22.02.2011 tarihli celsenin duruşma zaptı yerine 19.10.2010 tarihli celsenin duruşma zaptı gönderilerek usule uygun kesin önel içeren açıklamalı ve ihtarlı davetiye çıkarılmaksızın davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi dahi isabetsizdir.
Hal böyle olunca, mahkemece davacı tarafa dava dilekçesinde 179 ada 7 parsel olarak belirttiği taşınmazın doğru olan ada ve parsel numarasını bir başka deyişle dava konusu ettiği taşınmazı bildirmesi için usulüne uygun şekilde süre verilmesi, davacı taraf dava konusu taşınmazı bildirdiği taktirde tutanak asıllarının getirtilerek dosya arasına konulması, aynı taşınmaz hakkında başka davalar varsa birleştirilmesi, mahkemece davacı tarafa keşif bedelini yatırması için yeniden ve az yukarıda açıklandığı biçimde yöntemine uygun ve makul süre verilmesi, kesin sürenin yerine getirilmesi halinde mahallinde keşif yapılması, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı ...'in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 02.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Kadastro sırasında dava konusu 151 ada 8 parsel sayılı 8.424,65 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı ... adına; dava konusu 163 ada 7, 10 ve 165 ada 4 parsel sayılı sırasıyla 15.088,88 m2, 2.616,92 m2 ve 332,84 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar davalı ... adına; dava konusu 163 ada 2 ve 9 parsel sayılı sırasıyla, 5.916,98 m2 ve 2.613,38 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar davalı ... adına; dava konusu 151 ada 43 parsel ve 163 ada 6 parsel sayılı sırasıyla 1.961,14 m2 ve 2.529,04 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar davalı ... adına, dava konusu 151 ada 41 parsel sayılı 2.503,77 m2 yüzölçümündeki taşınmaz eşit paylarla davalılar ..., ... ve ... adına miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak, dava konusu 163 ada 4 parsel sayılı 1.749,08 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise davalılar ... ve ... adına bağışlamaya, miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak eşit paylarla tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 179 ada 7 parsel sayılı taşınmaz ile birlikte belirtilen diğer taşınmazlara dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu 151 ada 8, 41 ve 43, 163 ada 2, 6, 7, 9 ve 10 ile 165 ada 4 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı tarafın 22.02.2011 günlü oturumda verilen kesin süreye uymadığı gerekçesiyle davacının keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına, mevcut delillere göre de ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya içeriğine ve usül hükümlerine uygun düşmemiştir.
Kadastro davalarında keşif giderleri yatırılmadığından bahisle kesin süre sonuçlarının uygulanabilmesi için öncelikle uyuşmazlığın çözümünde taşınmaz başında keşif yapılmasının zorunlu olması, dava dosyasının keşfe hazır hale getirilmesi, ispat yükü kendi üzerinde olan tarafa keşif giderlerini mahkeme veznesine depo etmesi için makul ve yeterli uzunlukta kesin süre verilmesi, verilen kesin süre içinde kabul edilebilir yasal bir mazeret olmaksızın keşif giderlerinin mahkeme veznesine yatırılmamış olması gerekir.
Somut olayda, kanıtlama yükümlülüğünün davacı taraf üzerinde olduğu, dosyada keşif yapılmasının zorunlu bulunduğu kuşkusuzdur. Ne var ki, davacı tarafa keşif giderlerini yatırması için kesin önel verilmiş ise de, davacı tarafa verilen kesin önel gerekli koşulları içermemektedir.
Şöyle ki; dava dilekçesinin incelenmesinde davacının Ayvacık İlçesi, ... Köyü, 151 ada 8, 41 ve 43 parsel, 163 ada 2, 6, 7, 9 ve 10 parsel ile 165 ada 4 parsel sayılı taşınmazların yanısıra 179 ada 7 parsel sayılı taşınmazı da dava konusu ettiği, mahkemece dava konusu taşınmazlara ait tutanak asıllarının Kadastro Müdürlüğünden istendiği, Kadastro Müdürlüğünce dava konusu 179 ada 7 parsel sayılı taşınmazın Kadastro Mahkemesinin 2007/899 Esas sayılı dava dosyasında davalı olduğu bildirilerek tutanak aslının gönderilmediği ve mahkemece 14.04.2009 tarihli oturumda 179 ada 7 parsel sayılı taşınmazın tespit malikinin davacı tarafından husumet yöneltilmeyen ... olduğu ve orman idaresi tarafından açılan dava neticesinde 179 ada 7 parsel sayılı taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tescil edildiği ve mahkeme ilamının kesinleştiği hususlarının zapta geçirildiği ancak davacı tarafa dava konusu ettiği taşınmazın doğru ada ve parsel numarasını bildirmesi için usulüne uygun şekilde süre verilmeksizin yargılamaya devam edildiği ve davacı taraf miras yoluyla gelen hakka dayandığına göre tarafların ortak miras bırakanı ... oğlu ... ve mirasçıları adına tespit edilen taşınmazlar olup olmadığı sorulup var ise taşınmazların tapu kayıtları ile ilk tesis tarihinden itibaren tüm dayanak belgeleri Tapu Sicil Müdürlüğü'nden ve Kadastro Müdürlüğü'nden ayrı ayrı istenip getirtilerek dava dosyası keşfe hazır hale getirilmeden keşif ara kararı kurulması isabetsiz olduğu gibi davacının yokluğunda 22.02.2011 günü saat 10:00’dan itibaren yapılacak keşif ara kararında; yerel bilirkişilere ödenecek ücret ve verilen kesin sürenin başlangıç tarihi belirtilmeksizin davacı tarafa keşif ara kararının kurulduğu 22.02.2011 tarihli celsenin duruşma zaptı yerine 19.10.2010 tarihli celsenin duruşma zaptı gönderilerek usule uygun kesin önel içeren açıklamalı ve ihtarlı davetiye çıkarılmaksızın davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi dahi isabetsizdir.
Hal böyle olunca, mahkemece davacı tarafa dava dilekçesinde 179 ada 7 parsel olarak belirttiği taşınmazın doğru olan ada ve parsel numarasını bir başka deyişle dava konusu ettiği taşınmazı bildirmesi için usulüne uygun şekilde süre verilmesi, davacı taraf dava konusu taşınmazı bildirdiği taktirde tutanak asıllarının getirtilerek dosya arasına konulması, aynı taşınmaz hakkında başka davalar varsa birleştirilmesi, mahkemece davacı tarafa keşif bedelini yatırması için yeniden ve az yukarıda açıklandığı biçimde yöntemine uygun ve makul süre verilmesi, kesin sürenin yerine getirilmesi halinde mahallinde keşif yapılması, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı ...'in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 02.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.