Yargıtay7. Hukuk DairesiTicaret HukukuMiras Hukuku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2012/1499 K.2012/5010
Özet: (1) Taraflar arasında mirasçılık belgesinin iptali ve yenisinin verilmesi talebiyle açılan dava; (2) Mahkeme, taraf koşulunun sağlanmadığını belirterek temyiz itirazını kabul etti ve ek kararı bozdu.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün ... tarafından temyizi üzerine, temyiz talebinin reddine dair verilen ek kararın, Yargıtayca incelenmesi ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Mahkeme ek kararını temyiz eden ...'in mirasçılık belgesinin iptali yönünde bir dava açmadığı, açılan davaya da HUMK'un 53 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca yöntemine uygun şekilde katılmadığı, bu nedenle davanın gerçek tarafı olmadığı belirlenmiştir. Kural olarak temyiz hakkı dava hakkının uzantısıdır. Öte yandan bir hükmü hukuki yararı olmak koşulu ile davanın gerçek tarafı temyiz edebilir.
Somut olayda davacı ... tarafından açılan ve iptali istenen ve dava sonucunda iptaline karar verilen Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/58–35 E.K. sayılı ilamıyla mirasçı olarak adına pay verildiği, temyize konu ilam ile bu payın ortadan kaldırıldığı anlaşıldığına göre ...'in temyiz hakkının bulunduğunun kabulü ile yukarıda açıklanan nedenlerle ...'in temyiz isteminin reddine ilişkin mahkemece oluşturulan 06.01.2012 günlü yerel mahkeme ek kararının ortadan kaldırılmasına karar verildi, işin esasına geçildi.
Dava mirasçılık belgesinin iptali ve yenisinin verilmesi istemine ilişkindir.
Kural olarak öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre davada taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir. Mirasçılık belgesinin iptali halinde hukuksal durumlarının etkilenmesi söz konusu olabileceğinden iptali istenilen mirasçılık belgesinde hak sahibi olarak gösterilen kişilerle, davadan önce ölmüş ise bunların tüm mirasçılarının davada taraf olarak gösterilmesi yine davalılardan herhangi birinin yargılamadan sonra ölmesi halinde de davanın mirasçılarına yöneltilerek mirasçılar aleyhine sürdürülmesi, hükmün de mirasçı oldukları gösterilerek mirasçılar hakkında verilmesi gerekir.
Somut olayda davacı tarafından iptali istenilen mirasçılık belgesinde mirasçı olarak gösterilen kişilerin tamamı taraf olarak gösterilmeden ve mahkemece de davaya dahil edilmeden hüküm verilmiştir. Taraf koşulu gerçekleştirmeden hüküm verilemez.
O halde mahkemece öncelikle iptali istenilen mirasçılık belgesinde kendisine pay verilen tüm kişiler, ölmüşler ise mirasçıları davaya dahil edilmeli, bu şekilde taraf koşulu gerçekleştirildikten sonra davanın esasına girilmeli, davaya dahil edilen kişilerden de varsa delilleri sorulup saptanmalı, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliler birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmelidir.
Mahkemece taraf koşulu sağlanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, ...'in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre de sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden ...'e iadesine, 27.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Mahkeme ek kararını temyiz eden ...'in mirasçılık belgesinin iptali yönünde bir dava açmadığı, açılan davaya da HUMK'un 53 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca yöntemine uygun şekilde katılmadığı, bu nedenle davanın gerçek tarafı olmadığı belirlenmiştir. Kural olarak temyiz hakkı dava hakkının uzantısıdır. Öte yandan bir hükmü hukuki yararı olmak koşulu ile davanın gerçek tarafı temyiz edebilir.
Somut olayda davacı ... tarafından açılan ve iptali istenen ve dava sonucunda iptaline karar verilen Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/58–35 E.K. sayılı ilamıyla mirasçı olarak adına pay verildiği, temyize konu ilam ile bu payın ortadan kaldırıldığı anlaşıldığına göre ...'in temyiz hakkının bulunduğunun kabulü ile yukarıda açıklanan nedenlerle ...'in temyiz isteminin reddine ilişkin mahkemece oluşturulan 06.01.2012 günlü yerel mahkeme ek kararının ortadan kaldırılmasına karar verildi, işin esasına geçildi.
Dava mirasçılık belgesinin iptali ve yenisinin verilmesi istemine ilişkindir.
Kural olarak öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre davada taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir. Mirasçılık belgesinin iptali halinde hukuksal durumlarının etkilenmesi söz konusu olabileceğinden iptali istenilen mirasçılık belgesinde hak sahibi olarak gösterilen kişilerle, davadan önce ölmüş ise bunların tüm mirasçılarının davada taraf olarak gösterilmesi yine davalılardan herhangi birinin yargılamadan sonra ölmesi halinde de davanın mirasçılarına yöneltilerek mirasçılar aleyhine sürdürülmesi, hükmün de mirasçı oldukları gösterilerek mirasçılar hakkında verilmesi gerekir.
Somut olayda davacı tarafından iptali istenilen mirasçılık belgesinde mirasçı olarak gösterilen kişilerin tamamı taraf olarak gösterilmeden ve mahkemece de davaya dahil edilmeden hüküm verilmiştir. Taraf koşulu gerçekleştirmeden hüküm verilemez.
O halde mahkemece öncelikle iptali istenilen mirasçılık belgesinde kendisine pay verilen tüm kişiler, ölmüşler ise mirasçıları davaya dahil edilmeli, bu şekilde taraf koşulu gerçekleştirildikten sonra davanın esasına girilmeli, davaya dahil edilen kişilerden de varsa delilleri sorulup saptanmalı, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliler birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmelidir.
Mahkemece taraf koşulu sağlanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, ...'in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre de sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden ...'e iadesine, 27.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.