Yargıtay7. Hukuk DairesiGayrimenkul ve Emlak Hukuku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2011/910 K.2012/95
Özet: Uyuşmazlık, Hazine ile davalıların ve paydaşlarının arasındaki taşınmazların tapu kaydı ve yüzölçümü üzerinden yapılan el atmasının önlenmesi davasıdır; mahkeme, Yargıtay’ın bozma ilamına uyularak belirlenen parsellerin tespit maliki olarak davalıların mirasçılarına ve Hazine’ye tescilini karara bağlamıştır. Mahkemenin sonucu, 33, 35, 36, 39, 42, 43 ve 44 parsel sayılı taşınmazların davalıların mirasçılarına, 34, 31, 32, 38, 40 ve 41 parsel sayılı taşınmazların Hazine’ye tescil edilmesi ve 37. parselin ise uzman raporuna göre belirlenen bölümlerin ilgili taraflara tescillenmesidir.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ile davalılar ..., ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu ... Köyü 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43 ve 44 parsel sayılı sırasıyla 965200,00 m2, 609000,00 m2, 1422400,00 m2, 533000,00 m2, 96800,00 m2, 116400,00 m2, 149800,00 m2, 616800,00 m2, 315600,00 m2, 125200,00 m2, 491800,00 m2, 395400,00 m2, 399600,00 m2, 343600,00 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydına ve vergi kaydına dayanılarak davalılar ... ve paydaşları adına paylı olarak tespit edilmiştir. Tespit tarihinden önce Asliye Hukuk Mahkemesinde davacı Hazine tarafından tapu kaydına dayanılarak davalı ... ve arkadaşları aleyhine açılan el atmanın önlenmesi davası ile davacılar ... ve ... tarafından davalılar ..., ... ve arkadaşları aleyhine tapu kaydına dayanılarak açılan el atmanın önlenmesi davaları birleştirildikten sonra görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesince özetle; "dayanak tapu kaydına miktarı ile kapsam tayin edilmesi, kayıt miktarı üzerine tapu kayıtlarına göre belirlenecek müşterek paydaşlardan her biri için 100 dönüm ilavesi ile bulunacak miktarın hak sahipleri adına taşınmazların geri kalan bölümlerinin ise Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesine" dair Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacı Hazine'nin davasının kısmen kabulüne, dava konusu 33, 35, 36, 39, 42, 43 ve 44 parsel sayılı taşınmazların tespit maliki olan davalıların mirasçıları adına, dava konusu 34, 31, 32, 38, 40 ve 41 parsel sayılı taşınmazların davacı Hazine adına, dava konusu 37 parsel sayılı taşınmazın ise uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen 26.12.2008 havale tarihli
2011/910-2012/95 S.2
rapor ve haritada taşınmazın güney kısmında kalan ve mavi çizgiler ile gösterilen 60394,00 m2 yüzölçümündeki bölümün ifraz edilerek tespit maliki davalıların mirasçıları adına, taşınmazın kuzey kısmında bulunan 89406,00 m2 yözülçömündeki bölümün ise davacı Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine ve davalılar ..., ... ile ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulmuştur. Kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için zorunluluk doğar. Öte yandan bozma dışında kalan yönler ise kesinleşir. Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki; mahkemece bozma ilamına uyulduğuna göre Yargıtay 17.Hukuk Dairesi’nin 10.07.2001 tarihli bozma ilamında tapu kayıt miktarı olarak belirtilen 1.157.940 m2 yüzölçümündeki bölüm ile bu kayıt miktarı üzerine müşterek paydaşlardan her biri için senetsizden zilyetlik nedeni ile 100’er dönüm olmak üzere 1.100.000 m2 yüzölçümündeki bölüm belirlenip tapu kayıt miktarına ilavesi ile sonuç olarak toplamda 2.257.940 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümü hak sahiplerine verilmesi gerekir. Öte yandan mahkemece uzman bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenen 26.12.2008 havale tarihli rapora atıfta bulunulmuş ise de iş bu rapordaki miktarlar ile davalılar adına tescil hükmü verilen taşınmazların kadastro tutanaklarında yazılı yüzölçüm miktarları birbirini tutmamaktadır. Nitekim tespit maliki olan davalıların mirasçıları adına tesciline karar verilen 33, 35, 36, 39, 42, 43 ve 44 parsel sayılı taşınmazlar ile 37 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen 26.12.2008 havale tarihli rapor ve haritada güney kısmında kalan ve mavi çizgilerle taralı 60.394,00 m2 yüzölçümündeki bölümün toplam miktarı 3.150.194,00 m2 olup; belirtilen bu miktar tapu kayıt miktarı ile zilyetlik nedeni ile tescile karar verilecek bölümün toplam miktarından fazladır.
Böylesi bir durumda mahkemece, hak sahipleri adına tesciline karar verilmesi gerekli 2.257.940 m2 yüzölçümündeki bölüm belirlenerek hak sahipleri adına, geri kalan bölümlerin ise Hazine'ye verilmesine ilişkin olarak bilirkişilerden denetime elverişli rapor alınmak suretiyle karar verilmesi gerekir. Ayrıca hükümde dava konusu 33,35,36,39,42,43,44 parsel sayılı taşınmazlar ile 37 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen haritada gösterilen
2011/910-2012/95 S.3
60.394,00 m2 yüzölçümündeki bölüm tespit maliki olan davalıların mirasçıları adına tesciline karar verilmiş, ancak; davalıların mirasçılarının isimleri ve miras payları hüküm yerinde gösterilmemiştir. Kadastro Hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmakla yükümlüdür. Buna göre mahkemece, sağ olan tespit maliki davalılar ile ölü olan tespit maliklerinin mirasçılarının isimleri ile bu kişilerin gerektiğinde uzman bilirkişiden rapor alınmak suretiyle belirlenecek paylarının açıkça hüküm yerinde gösterilmesi gereklidir.
Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, tapu kaydına 34, 35, 36, 39, 42, 43 ve 44 parsel sayılı taşınmazların güneyinden geçen hizil(hızıl) çayından başlanmak ve eylemli durumda doğu ve batıdaki derelerle bağlantı sağlanmak suretiyle kapsam belirlenmesi gerekirken mahkemenin hükmü ve hükme esas 26.12.2008 havale tarihli uzman bilirkişiler haritası bir arada değerlendirildiğinde davalılar adına tesciline karar verilen 33 parsel sayılı taşınmaz dışarıda bırakılıp gerekçe gösterilmeden 34 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi ve bu suretle tapu kaydının kapsamının tayininde bağlantının kesilmesi dahi isabetsiz, davacı Hazine ile davalılar ..., ... ile ...’ün temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgililerine iadesine, 17.01.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Kadastro sırasında dava konusu ... Köyü 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43 ve 44 parsel sayılı sırasıyla 965200,00 m2, 609000,00 m2, 1422400,00 m2, 533000,00 m2, 96800,00 m2, 116400,00 m2, 149800,00 m2, 616800,00 m2, 315600,00 m2, 125200,00 m2, 491800,00 m2, 395400,00 m2, 399600,00 m2, 343600,00 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydına ve vergi kaydına dayanılarak davalılar ... ve paydaşları adına paylı olarak tespit edilmiştir. Tespit tarihinden önce Asliye Hukuk Mahkemesinde davacı Hazine tarafından tapu kaydına dayanılarak davalı ... ve arkadaşları aleyhine açılan el atmanın önlenmesi davası ile davacılar ... ve ... tarafından davalılar ..., ... ve arkadaşları aleyhine tapu kaydına dayanılarak açılan el atmanın önlenmesi davaları birleştirildikten sonra görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesince özetle; "dayanak tapu kaydına miktarı ile kapsam tayin edilmesi, kayıt miktarı üzerine tapu kayıtlarına göre belirlenecek müşterek paydaşlardan her biri için 100 dönüm ilavesi ile bulunacak miktarın hak sahipleri adına taşınmazların geri kalan bölümlerinin ise Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesine" dair Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacı Hazine'nin davasının kısmen kabulüne, dava konusu 33, 35, 36, 39, 42, 43 ve 44 parsel sayılı taşınmazların tespit maliki olan davalıların mirasçıları adına, dava konusu 34, 31, 32, 38, 40 ve 41 parsel sayılı taşınmazların davacı Hazine adına, dava konusu 37 parsel sayılı taşınmazın ise uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen 26.12.2008 havale tarihli
2011/910-2012/95 S.2
rapor ve haritada taşınmazın güney kısmında kalan ve mavi çizgiler ile gösterilen 60394,00 m2 yüzölçümündeki bölümün ifraz edilerek tespit maliki davalıların mirasçıları adına, taşınmazın kuzey kısmında bulunan 89406,00 m2 yözülçömündeki bölümün ise davacı Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine ve davalılar ..., ... ile ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulmuştur. Kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için zorunluluk doğar. Öte yandan bozma dışında kalan yönler ise kesinleşir. Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki; mahkemece bozma ilamına uyulduğuna göre Yargıtay 17.Hukuk Dairesi’nin 10.07.2001 tarihli bozma ilamında tapu kayıt miktarı olarak belirtilen 1.157.940 m2 yüzölçümündeki bölüm ile bu kayıt miktarı üzerine müşterek paydaşlardan her biri için senetsizden zilyetlik nedeni ile 100’er dönüm olmak üzere 1.100.000 m2 yüzölçümündeki bölüm belirlenip tapu kayıt miktarına ilavesi ile sonuç olarak toplamda 2.257.940 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümü hak sahiplerine verilmesi gerekir. Öte yandan mahkemece uzman bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenen 26.12.2008 havale tarihli rapora atıfta bulunulmuş ise de iş bu rapordaki miktarlar ile davalılar adına tescil hükmü verilen taşınmazların kadastro tutanaklarında yazılı yüzölçüm miktarları birbirini tutmamaktadır. Nitekim tespit maliki olan davalıların mirasçıları adına tesciline karar verilen 33, 35, 36, 39, 42, 43 ve 44 parsel sayılı taşınmazlar ile 37 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen 26.12.2008 havale tarihli rapor ve haritada güney kısmında kalan ve mavi çizgilerle taralı 60.394,00 m2 yüzölçümündeki bölümün toplam miktarı 3.150.194,00 m2 olup; belirtilen bu miktar tapu kayıt miktarı ile zilyetlik nedeni ile tescile karar verilecek bölümün toplam miktarından fazladır.
Böylesi bir durumda mahkemece, hak sahipleri adına tesciline karar verilmesi gerekli 2.257.940 m2 yüzölçümündeki bölüm belirlenerek hak sahipleri adına, geri kalan bölümlerin ise Hazine'ye verilmesine ilişkin olarak bilirkişilerden denetime elverişli rapor alınmak suretiyle karar verilmesi gerekir. Ayrıca hükümde dava konusu 33,35,36,39,42,43,44 parsel sayılı taşınmazlar ile 37 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen haritada gösterilen
2011/910-2012/95 S.3
60.394,00 m2 yüzölçümündeki bölüm tespit maliki olan davalıların mirasçıları adına tesciline karar verilmiş, ancak; davalıların mirasçılarının isimleri ve miras payları hüküm yerinde gösterilmemiştir. Kadastro Hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmakla yükümlüdür. Buna göre mahkemece, sağ olan tespit maliki davalılar ile ölü olan tespit maliklerinin mirasçılarının isimleri ile bu kişilerin gerektiğinde uzman bilirkişiden rapor alınmak suretiyle belirlenecek paylarının açıkça hüküm yerinde gösterilmesi gereklidir.
Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, tapu kaydına 34, 35, 36, 39, 42, 43 ve 44 parsel sayılı taşınmazların güneyinden geçen hizil(hızıl) çayından başlanmak ve eylemli durumda doğu ve batıdaki derelerle bağlantı sağlanmak suretiyle kapsam belirlenmesi gerekirken mahkemenin hükmü ve hükme esas 26.12.2008 havale tarihli uzman bilirkişiler haritası bir arada değerlendirildiğinde davalılar adına tesciline karar verilen 33 parsel sayılı taşınmaz dışarıda bırakılıp gerekçe gösterilmeden 34 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi ve bu suretle tapu kaydının kapsamının tayininde bağlantının kesilmesi dahi isabetsiz, davacı Hazine ile davalılar ..., ... ile ...’ün temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgililerine iadesine, 17.01.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.