Yargıtay7. Hukuk DairesiBorçlar Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2011/820 K.2011/3446
Özet: Uyuşmazlık, 538 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki muhtesatın aidiyeti ve taşınmaza kattığı değerin tespitine ilişkin olup, davacının ortaklığın giderilmesi davası kapsamında bu değerleri belirlemesini istemesiyle ilgilidir. Mahkeme, muhtesatın davacı tarafından yapıldığını kabul ederek, muhtesatın taşınmaza kattığı değerin tespitini reddederek, 04.08.2008 tarihli tavzih kararını bozmuş ve ilgili harçların iadesine karar vermiştir.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, ve 04.08.2008 tarihli tavzih kararının Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatın aidiyetinin ve taşınmaza kattığı değerin tespitine ilişkindir.
1-Tapuda kayıtlı ve taraflar arasında ortaklığın giderilmesi davasına konu olduğu belirlenen 538 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatın (tek katlı betonarme evin) davacı tarafından meydana getirildiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davalı tarafın buna ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Davalı tarafın oluşturulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; davanın taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin ve taşınmaza kattığı değerin tespitine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Ne var ki görülmekte olan davanın açılmasına esas olan ortaklığın giderilmesi davası sırasında, taşınmazın satış bedelinin taşınmaz paydaşlarına dağıtılmasına esas dağıtım cetvelinin düzenlenebilmesi için taşınmaz ve üzerindeki muhdesatların değerinin tespit edileceği, bu değerlendirmeye göre oranlama yapılıp satış bedelinin paylaştırılmasına karar verileceği kuşkusuzdur. Şu halde davacı tarafın ortaklığın giderilmesi davasına bakan mahkemenin görevine giren bir konuda ayrıca tespit istemekte hukuki yararı bulunmamaktadır. Duraksamadan belirtmek gerekir ki hukuki yarar dava koşuludur.
Hal böyle olunca; bu istem yönünden davacı tarafın tespit istemekte hukuki yararının bulunmadığı gözetildiğinde, davanın kısmen kabulü sonucunu doğuracak biçimde sadece muhdesatın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmekle yetinilmesi, muhdesatın taşınmaza kattığı değerin tespitine ilişkin istemin ise reddine karar verilmesi gerekirken, davanın niteliğinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün ve 04.08.2008 tarihli tavzih kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre de davalı tarafın vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan 201,40 TL harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 24.05.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Dava taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatın aidiyetinin ve taşınmaza kattığı değerin tespitine ilişkindir.
1-Tapuda kayıtlı ve taraflar arasında ortaklığın giderilmesi davasına konu olduğu belirlenen 538 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatın (tek katlı betonarme evin) davacı tarafından meydana getirildiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davalı tarafın buna ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Davalı tarafın oluşturulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; davanın taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin ve taşınmaza kattığı değerin tespitine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Ne var ki görülmekte olan davanın açılmasına esas olan ortaklığın giderilmesi davası sırasında, taşınmazın satış bedelinin taşınmaz paydaşlarına dağıtılmasına esas dağıtım cetvelinin düzenlenebilmesi için taşınmaz ve üzerindeki muhdesatların değerinin tespit edileceği, bu değerlendirmeye göre oranlama yapılıp satış bedelinin paylaştırılmasına karar verileceği kuşkusuzdur. Şu halde davacı tarafın ortaklığın giderilmesi davasına bakan mahkemenin görevine giren bir konuda ayrıca tespit istemekte hukuki yararı bulunmamaktadır. Duraksamadan belirtmek gerekir ki hukuki yarar dava koşuludur.
Hal böyle olunca; bu istem yönünden davacı tarafın tespit istemekte hukuki yararının bulunmadığı gözetildiğinde, davanın kısmen kabulü sonucunu doğuracak biçimde sadece muhdesatın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmekle yetinilmesi, muhdesatın taşınmaza kattığı değerin tespitine ilişkin istemin ise reddine karar verilmesi gerekirken, davanın niteliğinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün ve 04.08.2008 tarihli tavzih kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre de davalı tarafın vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan 201,40 TL harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 24.05.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.