Yargıtay7. Hukuk DairesiGayrimenkul ve Emlak Hukuku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2011/7101 K.2012/5237
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 103 ada 32, 31, 30 ve 29 parsel sayılı sırasıyla 83,26 m2, 140,47 m2, 47,99 m2, 85,77 m2 yüz ölçümündeki taşınmazlar davalı olduğundan söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Tespit gününden önce davacı ... tarafından davalılar ..., ..., ... ve ... aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan hisseye el atmanın önlenmesi davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu 103 ada 29, 31 ve 32 parsel sayılı taşınmazların 1907 doğumlu ... ... mirasçıları adına verasete iştirak olarak, dava konusu 103 ada 30 parsel sayılı taşınmazın ise 1928 doğumlu ... ... mirasçıları adına verasete iştirak olarak tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm, davalı ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre davada yöntemine uygun biçimde taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir. Nitekim dava ve temyize konu taşınmazların malik haneleri tespit gününden önce davalı olduğundan bahisle açık olarak bırakılmış ancak tutanaklarının edinme sebebi bölümünde dava konusu taşınmazların zilyetleri belirtilmiştir. Bu halde aktarılan davanın tarafı olan kişilerin Kadastro Mahkemesindeki davada taraf olmaları ve taraf olarak gösterilmeleri zorunlu olduğu gibi, dava konusu taşınmazların kadastro tutanaklarının edinme sebebi bölümünde zilyetleri olarak gösterilen kişilerinde davaya çağrılmaları ve davada taraf olarak gösterilmeleri de zorunludur. Hal böyle iken, mahkemece dava konusu taşınmazların kadastro tutanaklarında isimleri belirtilen zilyetlerin bir kısmı davadan haberdar edilmemişlerdir.
Ayrıca hükmü temyiz eden ...'ın 01.02.2008 tarihli dilekçesini davacı sıfatıyla yazıp dava ve temyize konu 103 ada 32 parsel sayılı taşınmazın adına tescilini talep ettiği, dilekçe içeriğinde ki açıklamaları dikkate alındığında adı geçenin davaya katılma talebinde bulunduğu gözetilmeksizin ...'ın katılma talebi hakkında karar verilmediği gibi temyiz eden ...'ın dilekçe verirken gerekli harçları yatırdığına ilişkin bir bilgi ve belge de dosyada bulunmamaktadır. Gerekli harçlar alınmadan müdahale talebinin kabulüne karar verilemeyeceği gibi müdahale talebinde bulunan yönünden hüküm de verilemez.
Hal böyle olunca mahkemece asli müdahale talebinde bulunan ...'a asli müdahale dilekçesi ile ilgili harcını yatırması için kesin süre verilmesi ve sonucuna göre yöntemine uygun şekilde yapılmış bir müdahale talebi bulunup bulunmadığı değerlendirildikten sonra müdahil yönünden bir hüküm oluşturulması, bundan sonra dava konusu taşınmazın edinme sebebi sutununda isimleri belirtilen zilyetler ile adları belirtilen zilyetlerin ölümü halinde nüfus kayıtlarına göre belirlenecek mirasçıları adına dava dilekçesi ve duruşma günü 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Nizamnamesi uyarınca yöntemine uygun şekilde tebliğ edilmeli, husumet yaygınlaştırılarak davada bu yolla taraf koşulu oluşturulmalı, adı geçenler yargılamaya geldiklerinde kendilerinden davaya karşı diyecekleri, delilleri ayrı ayrı sorulup saptanmalı, gösterecekleri delilleri toplanmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemece davada yöntemine uygun biçimde taraf koşulu oluşturulmadan ve hükmü temyiz eden ...'ın davaya katılma talebi hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmeden işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi adlarına tescil kararı verilen İsmail oğlu 1907 doğumlu ... ... ve ... oğlu 1928 doğumlu ... ... mirasçılarının isimleri ve miras payları hüküm yerinde açıkça gösterilmeksizin infazda tereddüte neden olacak şekilde hüküm oluşturulması dahi isabetsiz, davalı ... ve ...'ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre de sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde ilgililerine iadesine, 03.07.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Kadastro sırasında dava konusu 103 ada 32, 31, 30 ve 29 parsel sayılı sırasıyla 83,26 m2, 140,47 m2, 47,99 m2, 85,77 m2 yüz ölçümündeki taşınmazlar davalı olduğundan söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Tespit gününden önce davacı ... tarafından davalılar ..., ..., ... ve ... aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan hisseye el atmanın önlenmesi davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu 103 ada 29, 31 ve 32 parsel sayılı taşınmazların 1907 doğumlu ... ... mirasçıları adına verasete iştirak olarak, dava konusu 103 ada 30 parsel sayılı taşınmazın ise 1928 doğumlu ... ... mirasçıları adına verasete iştirak olarak tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm, davalı ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre davada yöntemine uygun biçimde taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir. Nitekim dava ve temyize konu taşınmazların malik haneleri tespit gününden önce davalı olduğundan bahisle açık olarak bırakılmış ancak tutanaklarının edinme sebebi bölümünde dava konusu taşınmazların zilyetleri belirtilmiştir. Bu halde aktarılan davanın tarafı olan kişilerin Kadastro Mahkemesindeki davada taraf olmaları ve taraf olarak gösterilmeleri zorunlu olduğu gibi, dava konusu taşınmazların kadastro tutanaklarının edinme sebebi bölümünde zilyetleri olarak gösterilen kişilerinde davaya çağrılmaları ve davada taraf olarak gösterilmeleri de zorunludur. Hal böyle iken, mahkemece dava konusu taşınmazların kadastro tutanaklarında isimleri belirtilen zilyetlerin bir kısmı davadan haberdar edilmemişlerdir.
Ayrıca hükmü temyiz eden ...'ın 01.02.2008 tarihli dilekçesini davacı sıfatıyla yazıp dava ve temyize konu 103 ada 32 parsel sayılı taşınmazın adına tescilini talep ettiği, dilekçe içeriğinde ki açıklamaları dikkate alındığında adı geçenin davaya katılma talebinde bulunduğu gözetilmeksizin ...'ın katılma talebi hakkında karar verilmediği gibi temyiz eden ...'ın dilekçe verirken gerekli harçları yatırdığına ilişkin bir bilgi ve belge de dosyada bulunmamaktadır. Gerekli harçlar alınmadan müdahale talebinin kabulüne karar verilemeyeceği gibi müdahale talebinde bulunan yönünden hüküm de verilemez.
Hal böyle olunca mahkemece asli müdahale talebinde bulunan ...'a asli müdahale dilekçesi ile ilgili harcını yatırması için kesin süre verilmesi ve sonucuna göre yöntemine uygun şekilde yapılmış bir müdahale talebi bulunup bulunmadığı değerlendirildikten sonra müdahil yönünden bir hüküm oluşturulması, bundan sonra dava konusu taşınmazın edinme sebebi sutununda isimleri belirtilen zilyetler ile adları belirtilen zilyetlerin ölümü halinde nüfus kayıtlarına göre belirlenecek mirasçıları adına dava dilekçesi ve duruşma günü 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Nizamnamesi uyarınca yöntemine uygun şekilde tebliğ edilmeli, husumet yaygınlaştırılarak davada bu yolla taraf koşulu oluşturulmalı, adı geçenler yargılamaya geldiklerinde kendilerinden davaya karşı diyecekleri, delilleri ayrı ayrı sorulup saptanmalı, gösterecekleri delilleri toplanmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemece davada yöntemine uygun biçimde taraf koşulu oluşturulmadan ve hükmü temyiz eden ...'ın davaya katılma talebi hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmeden işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi adlarına tescil kararı verilen İsmail oğlu 1907 doğumlu ... ... ve ... oğlu 1928 doğumlu ... ... mirasçılarının isimleri ve miras payları hüküm yerinde açıkça gösterilmeksizin infazda tereddüte neden olacak şekilde hüküm oluşturulması dahi isabetsiz, davalı ... ve ...'ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre de sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde ilgililerine iadesine, 03.07.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.