Yargıtay7. Hukuk DairesiGayrimenkul ve Emlak Hukuku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2011/650 K.2011/6563
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu, 124 ada 39 parsel sayılı taşınmazın zilyetliğinin 20 yılına ulaşmadığı gerekçesiyle tarla yerine yaylak olarak tespit edilip davacıların bu mülkiyet hakkı için açtıkları davalardır. (2) Mahkeme, dava dosyalarını birleştirerek davacı ...’nin davasını kabul edip davacı ...’in davasını reddederek taşınmazı yaylak niteliğiyle sınırlayıp özel siciline yazma kararını verdi ve temyiz itirazlarını da reddetti.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 124 ada 39 parsel sayılı 2.635,48 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davacı ...’in zilyet ve tasarrufunda bulunduğu, ancak zilyetliğinin 20 yıla ulaşmadığı gerekçesiyle tarla niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ..., ... Köyü sınırları içerisinde bulunan dava konusu taşınmazın köylerinin yaylası olduğunu öne sürerek, davacı ... ise miras yolu ile gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Yargılama sırasında davacı ... davasından feragat etmiştir. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davacı ... Kişiliğinin davasının kabulüne, davacı ...’in davasının ise reddine, dava konusu taşınmazın yaylak niteliği ile sınırlandırılmasına, özel siciline yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 124 ada 39 parsel sayılı taşınmazın kamu malı niteliğinde yaylak olduğu mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Kural olarak bu tür taşınmazlar süresi ne olursa olsun zilyetlikle kazanılamayacağı gibi taşınmaz üzerinde muhtesat bulunduğu takdirde, bu muhtesat da tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilemez. 442 Sayılı Köy Kanununun 8. maddesi hükmüne göre bu yerler Devlet malı gibi korunacağından davacı ... Kişiliğinin Kaymakamlıktan izin almadıkça davadan feragat yetkisi de bulunmamaktadır. Mahkemece bu feragata değer verilmeyerek, işin esasına girilip, davanın sonuçlandırılmasında bir isabetsizlik yoktur. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı ... ve davalı Hazine'nin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 6,85 TL harcın davacı ...’den alınmasına, 31.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Kadastro sırasında dava konusu 124 ada 39 parsel sayılı 2.635,48 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davacı ...’in zilyet ve tasarrufunda bulunduğu, ancak zilyetliğinin 20 yıla ulaşmadığı gerekçesiyle tarla niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ..., ... Köyü sınırları içerisinde bulunan dava konusu taşınmazın köylerinin yaylası olduğunu öne sürerek, davacı ... ise miras yolu ile gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Yargılama sırasında davacı ... davasından feragat etmiştir. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davacı ... Kişiliğinin davasının kabulüne, davacı ...’in davasının ise reddine, dava konusu taşınmazın yaylak niteliği ile sınırlandırılmasına, özel siciline yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 124 ada 39 parsel sayılı taşınmazın kamu malı niteliğinde yaylak olduğu mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Kural olarak bu tür taşınmazlar süresi ne olursa olsun zilyetlikle kazanılamayacağı gibi taşınmaz üzerinde muhtesat bulunduğu takdirde, bu muhtesat da tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilemez. 442 Sayılı Köy Kanununun 8. maddesi hükmüne göre bu yerler Devlet malı gibi korunacağından davacı ... Kişiliğinin Kaymakamlıktan izin almadıkça davadan feragat yetkisi de bulunmamaktadır. Mahkemece bu feragata değer verilmeyerek, işin esasına girilip, davanın sonuçlandırılmasında bir isabetsizlik yoktur. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı ... ve davalı Hazine'nin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 6,85 TL harcın davacı ...’den alınmasına, 31.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.