‹ Ana sayfa
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Miras Hukuku · ön sınıflandırma

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2011/5331 K.2012/3420

Esas No: 2011/5331 · Karar No: 2012/3420 · Karar Tarihi: 14.05.2012
Özet: (1) Uyuşmazlık, 173 ada 42 ve 177 ada 5 parsel sayılı taşınmazların miras yoluyla gelen haklarının paylaşımının yapılıp yapılmadığına ilişkin mirasçıların arasında oluşan anlaşmazlıktır. (2) Mahkeme, bu taşınmazların tespitini yaparak tapuya tescil kararını vermiş ve davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 173 ada 42 parsel sayılı 25.583,22 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine, 177 ada 5 parsel sayılı 7.570,41 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise tapu kaydına, miras yoluyla gelen hakka ve paylaşmaya dayanılarak davalı ... ve paydaşları adına tespit edilmiştir. Davacı ... aynı tapu kaydına, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak miras payına yönelik dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.

İddia ve savunma, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre, dava konusu 173 ada 42 ve 177 ada 5 parsel sayılı taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı ...’dan kaldığı yönünde yanlar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun şekilde bir paylaşmanın yapılıp yapılmadığı yönünde toplanmıştır. Kural olarak ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra, mirasçıları arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra, tüm mirasçılarının bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra, terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi gerekir. Saptanan dava niteliği ile az yukarıda vurgulanan hukuksal olgularda dikkate alındığında, yerel mahkemece yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözleri, olaylara dayanmayan soyut nitelikte gerekçesiz sözlerden ibarettir.

O halde, sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle ortak miras bırakan ...’ın verasete esas aile nüfus kayıt örneği İlçe Nüfus Müdürlüğünden getirtilmeli, ortak miras bırakanın terekesine dahil dava dışı başka taşınmaz mallar bulunup bulunmadığı araştırılmalı, varsa sözü edilen taşınmazların kadastro tespit tutanakları ve dayanakları belgeler, davalı iseler dava dosyaları da getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar ile tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında az yukarıda açıklanan hukuksal olgulara göre yöntemine uygun bir paylaşma yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise dava konusu taşınmazların hangi mirasçı ya da mirasçıların miras payına isabet ettiği yolunda yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, diğer mirasçı ya da mirasçıların, miras payına karşılık kendilerine terekeden ne verildiği duraksamasız belirlenmeli, bu konularda da yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı bilgi alınmalı, keşifte dinlenen bilirkişi ve tanıkların anlatımları ile tutanak bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde tutanak bilirkişilerinin tümü taşınmazlar başında ayrı ayrı dinlenerek çelişki giderilmeli, mirasçılar arasında aynı nitelikte Kadastro Mahkemesinde görülmekte olan Fatsa Kadastro Mahkemesinin 2008/237 ve 238 E. sayılı dava dosyaları ile varsa aynı nedenle açılan derdest başka dava dosyaları da HMK.nun 166. maddesi hükmü uyarınca birleştirilmeli, sonuçlanan ve kesin hükme bağlanan davalar varsa kesinleşen hükümler de gözönüne alınmalı, özellikle sözü edilen taşınmaz ya da taşınmazların tespit tutanakları içeriğinde paylaşma olgusuna yer verilip verilmediği yönü üzerinde durulmalı, paylaşmada her bir mirasçıya eşit mal isabet etmesinin paylaşmanın koşulu olmadığı gözönünde tutulmalı, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, paylaşmaya dayanan tarafın paylaşma olgusunu ispatla mükellef olduğu hususu dikkate alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.

Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz, davacı ...’ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacı ...’a iadesine, 14.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?