Yargıtay7. Hukuk DairesiGayrimenkul ve Emlak Hukuku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2011/4152 K.2012/2803
1 kez atıf aldıSonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: Uyuşmazlık: Davacının miras yoluyla gelen hakları ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle ilgili taşınmazların tespiti için açılan dava, mahkemenin 04.05.2010 tarihli oturumunda davacıya verilen keşif gideri ödemesi için 20 günlük kesin süreyi geçirmesine dayanarak reddedildi. Mahkeme: Kesin sürenin uygun şartlar altında verilmediğini ve belirlenen keşif giderlerinin tutarsız olduğunu tespit ederek, dava sonucunu reddetti.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 119 ada 238, 277, 278, 255, 135, 136, 163, 125, 90, 89, 88, 87, 86, 85, 84, 135 ada 2, 126 ada 1, 2 ve 3 parsel sayılı sırasıyla 1383,70 m2, 1311,91 m2, 1898,36 m2, 8039,10 m2, 1676,78 m2, 1959,70 m2, 2276,73 m2, 5936,35 m2, 3813,47 m2, 3659,73 m2, 36085,33 m2, 5491,60 m2, 4043,56 m2, 3072,04 m2, 7770,94 m2, 2183,53 m2, 350,59 m2, 237,38 m2, 315,73 m2 yüzöçümündeki taşınmazlar miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak 119 ada 238, 135, 136, 87, 84 ve 126 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... adlarına, 119 ada 277, 89, 86 ve 126 ada 2 parsel sayılı taşınmazlar davalılar ... ve ... adına, 119 ada 278, 90, 85 ve 126 ada 3 parsel sayılı taşınmazlar davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... adlarına, 119 ada 255, 125, 88 ve 135 ada 2 parsel sayılı taşınmazlar ise ölü olduğu tutanağın beyanlar hanesinde belirtilen ... adına, 119 ada 163 parsel sayılı taşınmaz ise ölü olduğu tutanağın beyanlar hanesinde belirtilen ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı tarafın 04.05.2010 günlü oturumda verilen kesin süreye uymadığı gerekçesiyle davacının keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına, mevcut delillere göre de ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya içeriğine ve usül hükümlerine uygun düşmemiştir.
Karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan HUMK.'nun 163. maddesi hükmüne göre kanunda belirtilen süreler kesindir. Bu süreler içinde yapılması gereken işlemler yapılmazsa o hak düşer. Hakim de yargılama sırasında taraflara vereceği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Verilen ara kararında sürenin kesin olduğu belirtilmemişse süreyi geçiren taraf yenisini isteyebilir. Bu istem üzerine verilecek ikinci süre kesindir.
Yine öğreti ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre, kesin süreden söz edilebilmesi için öncelikle verilen sürenin yapılması istenilen işlerin yerine getirilebilmesine uygun makul bir süre olması, yapılması istenilen işlerin neler olduğunun, kesin süreye uymamanın hukuki sonuçlarının açıkça ve hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ara kararında gösterilmesi, kesin süreye uymamanın hukuki sonuçları konusunda kendisine kesin süre verilen tarafın uyarılması, uyarı yapıldığının da tutanağa geçirilmesi zorunludur.
Somut olaya gelince, dosya içeriğinden mahkemece 04.05.2010 günlü duruşma oturumunda davacı ...'e 16.06.2010 günü saat 09.00’dan itibaren yapılacak keşifte belirtilen toplam 597,50 TL keşif giderini yatırması için 20 günlük kesin süre verildiği, davacının verilen kesin süre geçtikten sonra başka bir dosyaya keşif giderini depo ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak varılan sonuç dosya içeriğine uygun değildir.
Şöyle ki; usulüne uygun bir kesin süreden söz edilebilmesi için öncelikle dosyanın keşfe hazır hale getirilmesi zorunludur. Mahkemece tespit malikleri ... ve ... adına duruşma gün ve saati tebliğ edilmeden ve böylelikle taraf koşulu oluşturulmadan, bir başka deyişle dosya keşfe hazır hale getirilmeden keşif giderleri için davacıya kesin süre verilmiştir. Bundan ayrı olarak kesin sürenin ihdas edildiği ara kararında mahkemece davacıya toplam 597,50 TL keşif gideri belirlenip sonucu ihtar edilmiş ise de mahkemenin oturumda belirlediği giderler toplamı 497,50 TL olup bu hali ile ara kararında belirlenen giderler ile davacıya ihtar edilen giderler toplamının birbirinden farklı olduğu görülmekle davacı tarafa kesin süre içinde yapılması istenilen işlerin neler olduğunun hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ara kararında gösterilmediği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca mahkemece davacı tarafa keşif ücretini yatırması için yeniden ve az yukarıda açıklandığı biçimde yöntemine uygun ve makul süre verilmesi, kesin sürenin yerine getirilmesi halinde davacının iddialarının araştırılması için mahallinde keşif yapılması, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı ...'in yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 17.04.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Kadastro sırasında dava konusu 119 ada 238, 277, 278, 255, 135, 136, 163, 125, 90, 89, 88, 87, 86, 85, 84, 135 ada 2, 126 ada 1, 2 ve 3 parsel sayılı sırasıyla 1383,70 m2, 1311,91 m2, 1898,36 m2, 8039,10 m2, 1676,78 m2, 1959,70 m2, 2276,73 m2, 5936,35 m2, 3813,47 m2, 3659,73 m2, 36085,33 m2, 5491,60 m2, 4043,56 m2, 3072,04 m2, 7770,94 m2, 2183,53 m2, 350,59 m2, 237,38 m2, 315,73 m2 yüzöçümündeki taşınmazlar miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak 119 ada 238, 135, 136, 87, 84 ve 126 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... adlarına, 119 ada 277, 89, 86 ve 126 ada 2 parsel sayılı taşınmazlar davalılar ... ve ... adına, 119 ada 278, 90, 85 ve 126 ada 3 parsel sayılı taşınmazlar davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... adlarına, 119 ada 255, 125, 88 ve 135 ada 2 parsel sayılı taşınmazlar ise ölü olduğu tutanağın beyanlar hanesinde belirtilen ... adına, 119 ada 163 parsel sayılı taşınmaz ise ölü olduğu tutanağın beyanlar hanesinde belirtilen ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı tarafın 04.05.2010 günlü oturumda verilen kesin süreye uymadığı gerekçesiyle davacının keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına, mevcut delillere göre de ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya içeriğine ve usül hükümlerine uygun düşmemiştir.
Karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan HUMK.'nun 163. maddesi hükmüne göre kanunda belirtilen süreler kesindir. Bu süreler içinde yapılması gereken işlemler yapılmazsa o hak düşer. Hakim de yargılama sırasında taraflara vereceği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Verilen ara kararında sürenin kesin olduğu belirtilmemişse süreyi geçiren taraf yenisini isteyebilir. Bu istem üzerine verilecek ikinci süre kesindir.
Yine öğreti ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre, kesin süreden söz edilebilmesi için öncelikle verilen sürenin yapılması istenilen işlerin yerine getirilebilmesine uygun makul bir süre olması, yapılması istenilen işlerin neler olduğunun, kesin süreye uymamanın hukuki sonuçlarının açıkça ve hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ara kararında gösterilmesi, kesin süreye uymamanın hukuki sonuçları konusunda kendisine kesin süre verilen tarafın uyarılması, uyarı yapıldığının da tutanağa geçirilmesi zorunludur.
Somut olaya gelince, dosya içeriğinden mahkemece 04.05.2010 günlü duruşma oturumunda davacı ...'e 16.06.2010 günü saat 09.00’dan itibaren yapılacak keşifte belirtilen toplam 597,50 TL keşif giderini yatırması için 20 günlük kesin süre verildiği, davacının verilen kesin süre geçtikten sonra başka bir dosyaya keşif giderini depo ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak varılan sonuç dosya içeriğine uygun değildir.
Şöyle ki; usulüne uygun bir kesin süreden söz edilebilmesi için öncelikle dosyanın keşfe hazır hale getirilmesi zorunludur. Mahkemece tespit malikleri ... ve ... adına duruşma gün ve saati tebliğ edilmeden ve böylelikle taraf koşulu oluşturulmadan, bir başka deyişle dosya keşfe hazır hale getirilmeden keşif giderleri için davacıya kesin süre verilmiştir. Bundan ayrı olarak kesin sürenin ihdas edildiği ara kararında mahkemece davacıya toplam 597,50 TL keşif gideri belirlenip sonucu ihtar edilmiş ise de mahkemenin oturumda belirlediği giderler toplamı 497,50 TL olup bu hali ile ara kararında belirlenen giderler ile davacıya ihtar edilen giderler toplamının birbirinden farklı olduğu görülmekle davacı tarafa kesin süre içinde yapılması istenilen işlerin neler olduğunun hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ara kararında gösterilmediği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca mahkemece davacı tarafa keşif ücretini yatırması için yeniden ve az yukarıda açıklandığı biçimde yöntemine uygun ve makul süre verilmesi, kesin sürenin yerine getirilmesi halinde davacının iddialarının araştırılması için mahallinde keşif yapılması, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı ...'in yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 17.04.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.