‹ Ana sayfa
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku Miras Hukuku

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2011/3316 K.2012/2008

Esas No: 2011/3316 · Karar No: 2012/2008 · Karar Tarihi: 21.03.2012
Özet: Uyuşmazlık, kadastro sırasında tespit edilen 597 ve 598 parsel sayılı taşınmazların miras yoluyla gelen haklar üzerinden paylaşımına ilişkin davacılar tarafından açılan itirazdır; mahkeme, yerel mahkemenin kararını bozarak, temyiz dilekçesini kabul etmiş, harcın iadesine ve ilgili kararın iptaline hükmetmiştir.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacılardan ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 597 ve 598 parsel sayılı sırasıyla 2765 m2 ve 2318 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar davalı ... ve paydaşları adına, 1402, 1403, 1412, 1421, 1426, 3494, 3495, 3586, 3593, 3630 parsel sayılı sırasıyla 240 m2, 131 m2, 755 m2, 60 m2, 36 m2, 1168 m2, 1158 m2, 618 m2, 1997 m2, 254 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar ise miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ... ve paydaşları adına tespit edilmiştir. Davacılar ... ve ... miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmışlardır. Yargılama sırasında ... davacılar ile aynı nedene dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların komisyon kararları doğrultusunda tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılardan ... tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı ...'a aleyhindeki mahkeme hükmünün 2.4.2010 günü tebliğ edildiği, temyiz dilekçesinin ise mahkemeye 06.09.2010 gününde verildiği dosya içeriği ile belirlenmiş ise de; davacı ...'un aynı zamanda hükümden sonra 06.07.2010 tarihinde ölen diğer davacı ...'un mirasçısı olduğu gözönüne alındığında, hükmü davacı ... mirasçısı sıfatı ve miras payı ile sınırlı olarak temyiz ettiğinin kabulü gerekir.

Mahkemece, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 36. maddesi hükmü gerekçe gösterilerek yazılı biçimde hüküm kurulmuş ise de, yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.

Somut olayda, kanıtlama yükümlülüğünün davacı taraf üzerinde olduğu, dosyada keşif yapılmasının zorunlu bulunduğu kuşkusuzdur. Ne var ki, mahkemece davacı tarafa keşif giderlerini yatırması için kesin önel verilmiş ise de, kesin önelin gerekli koşulları içermediği; keşif avansının en geç keşif gün ve saatine kadar yatırılmasına karar verilmiş ise de; yerel ve tespit bilirkişileri için keşif gün ve saatinin bildirileceği tebligat işlemi için yeterli süre öngörülmemiş, bu suretle dava dosyasının keşfe hazır hale getirilmediği dosya içeriği ile belirlenmiştir. Bu olgular gözetildiğinde mahkemece oluşturulan ara kararının kesin önel sonuçlarının uygulanmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşılmaktadır.

Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacılardan ...'un temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 21.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?