‹ Ana sayfa
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Aile Hukuku · ön sınıflandırma

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2011/2113 K.2012/99

Esas No: 2011/2113 · Karar No: 2012/99 · Karar Tarihi: 17.01.2012
Özet: Uyuşmazlık, 138 ada 37 parsel sayılı taşınmazın zilyetliğinin 1990’da terketilerek tarla niteliğiyle davalıya tespit edilip tapuya tescillenmesi üzerine davacı tarafından açılan kazandırıcı zamanaşımı davasıdır. Mahkeme, taşınmazın kadastro tespiti için yeterli belge ve kayıt olmadığını, zilyetlik hükümlerine göre çözüm gerektirdiğini belirterek, dava reddi kararını temyizleştirerek yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasını emredmiştir.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 138 ada 37 parsel sayılı 33003,22 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davacı ...’in taşınmaz üzerindeki zilyetliğini 1990 yılında terkettiğinden söz edilerek tarla niteliğiyle davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline, taşınmazın beyanlar hanesinde muhdesatın gösterilmesine yer olmadığına, dava dışı 138 ada 27 parsel sayılı taşınmaza ait tutanak aslının tespit gibi ham toprak vasfı ile Hazine adına tescil edilmesi için Tapu Sicil Müdürlüğü’ne gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece, dava konusu 138 ada 37 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit gününde davacı ... yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir.

Gerçekten taşınmazın kadastro tespitine bir kayıt ve belge esas alınmamış, yargılama sırasında taraflar bir kayıt ve belgeye de dayanmamışlardır. Hal böyle olunca uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümleneceği kuşkusuzdur.

Ne var ki dinlenilen bilirkişi beyanları, tanık anlatımları, somut olaylara dayanmayan soyut nitelikte gerekçesiz sözlerden ibarettir.

O halde, mahkemece sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle üç adet uzman ziraat .../.

2011/2113-2012/99 S.2

bilirkişiden oluşan bilirkişi heyeti oluşturulmalı, akabinde yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, tarafların aynı yöntemle göstereceği tanıklar hazır olduğu halde ve dava konusu 138 ada 37 parsel sayılı taşınmaza dıştan komşu taşınmazların tümünün tespit tutanakları getirtildikten sonra çekişmeli taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişiden ve tanıklardan dava konusu 138 ada 37 parsel sayılı taşınmazın üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi ile dava konusu taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı yolunda yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgiler alınmalı, bundan sonra tespitte saptanan maddi ve hukuki olgu dikkate alınarak üçlü uzman ziraatçi bilirkişiler ve mahkeme heyeti hazır olduğu halde taşınmazın tümü birlikte gezilip görülmeli ve gözlenmeli, gözlem keşif tutanağına aynen yansıtılmalı, özellikle, taşınmazın meyil durumu, toprak yapısı, fiziksel durumu, dıştan komşu taşınmazların tümünün toprak yapısı ile mukayese edilmeli, komşu taşınmazlar ile mukayese edilirken dava konusu taşınmazın uzman fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümünün komşu taşınmazlar ile olan durumu ayrıntılı olarak kıyaslanmalı, sözü edilen bulgularda keşif tutanağına aynen yansıtılmalı, bundan sonra taşınmazın para ve emek sarfı ile imar ve ihyaya konu olup olmadığı yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı sorulup saptanmalı, taşınmaz imar ve ihyaya konu olmuş ise imar ve ihyanın hangi günde başladığı, hangi günde bitirildiği, tespit günüden önce imar ihyanın tamamlanıp tamamlanmadığı yerel bilirkişi ve tanıklardan da ayrı ayrı sorulmalı, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin iradi olarak terk edilip edilmediği terk edilmiş ise hangi günde terk edildiği duraksamasız belirlenmeli, yerel bilirkişi ve tanıklar ile tutanak bilirkişilerinin beyanları bu doğrultuda çeliştiği takdirde taşınmazın başında adı geçenler ayrı ayrı dinlenerek çelişki duraksamasız giderilmeli, uzman ziraatçi heyetinden gözlemi yansıtacak biçimde ayrıntılı, gerekçeli, taşınmazların taşlılık oranları, taş veya toprak unsurundan hangisinin galip geldiği, taşınmazın kullanımına ara verilip verilmediği, verilmiş ise bunun süresi, dava konusu taşınmazların komşu taşınmazlar ile bitki örtüsü toprak yapısı açısından kıyaslanması, uzman ziraat bilirkişi heyeti ve uzman bilirkişi fen memurundan keşfi izlemeye yerel bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye elverecek biçimde ayrı ayrı rapor alınmalı, hükme dayanak yapılan uzman ziraatçi bilirkişi heyeti raporu ile gözlem sonucu alınacak rapor arasında bilimsel bulgular yönünden çelişki var ise duraksamasız giderilmeli, bu konuda gerektiğinde .../.

2011/2113-2012/99 S.3

ek rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.

Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yetersiz araştırma ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı ...’in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 17.01.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?