Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2017/5398 K.2018/9659
Özet: Uyuşmazlık, 5237 sayılı TCK'nın 51. ve 53. maddeleri çerçevesinde, sanığın hapis cezasının ertelenmesi ve yaşanan yasal hataların incelenmesidir. Mahkeme, sanığın 10 ay hapis ile 80 TL adli para cezasını ve erken salıverme koşullarını yasal eksiklikler nedeniyle bozmamış, kararını 24.09.2018'de oy birliği ile bozmamış, hukuki geçerliliğini korumuştur.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 4733 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM: Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1. 5237 sayılı TCK'nun 51. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; sanığın daha önce üç aydan fazla hapis cezası ile cezalandırılmamış olması koşulu ve (b) bendinde; suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işleyemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması hükmü getirilmiş olmakla, engel adli sicil kaydı bulunmayan ve dosyaya olumsuz kişiliği yansımayan sanık hakkında, ne şekilde pişmanlık göstermediği ve hangi gerekçe ile tekrar suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaate varılmadığı hususları tartışılmadan, sanık hakkında 19.01.2010 tarihli ilk hükümle verilen 10 ay hapis cezasının da ertelendiği gözetilmeden, yasal olmayan ve yetersiz gerekçe ile ertelemeye yer olmadığına karar verilmesi,
2. CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle sanığın cezasının, erteli 10 ay hapis ve 80,00
TL adli para cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken; sanığın sonuç ceza olarak 10 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
3. 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmesine, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.09.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
SUÇ: 4733 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM: Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1. 5237 sayılı TCK'nun 51. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; sanığın daha önce üç aydan fazla hapis cezası ile cezalandırılmamış olması koşulu ve (b) bendinde; suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işleyemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması hükmü getirilmiş olmakla, engel adli sicil kaydı bulunmayan ve dosyaya olumsuz kişiliği yansımayan sanık hakkında, ne şekilde pişmanlık göstermediği ve hangi gerekçe ile tekrar suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaate varılmadığı hususları tartışılmadan, sanık hakkında 19.01.2010 tarihli ilk hükümle verilen 10 ay hapis cezasının da ertelendiği gözetilmeden, yasal olmayan ve yetersiz gerekçe ile ertelemeye yer olmadığına karar verilmesi,
2. CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle sanığın cezasının, erteli 10 ay hapis ve 80,00
TL adli para cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken; sanığın sonuç ceza olarak 10 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
3. 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmesine, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.09.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.