Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2017/10485 K.2017/4013
Özet: Uyuşmazlık, 1918 sayılı Kaçakçılık Kanunu çerçevesinde sanığın ağır para cezasına çarptırılarak arşiv kaydı nedeniyle yasaklanmış haklarının iadesi talebine ilişkin olurken, mahkeme sanığın tazminat cezası nedeniyle adli sicil kaydının arşivde kaldığını ve bu durum nedeniyle memnu hakların geri verilmesini reddetmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, kanun yararına bozma talebini kabul ederek Nusaybin 1. Asliye Ceza Mahkemesi kararını bozmuş ve ilgili işlemleri mahallinde yapmaya karar vermiştir.
1918 sayılı Kaçakçılığın ... ve Takibine Dair Kanun’... aykırılık suçundan sanık ...’ın, anılan Kanun’un 25/2 ve 33/son maddeleri gereğince 452.000 Türk lirası tazmini nitelikte ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair Nusaybin Asliye Ceza Mahkemesinin 26/07/1993 tarihli ve 1992/50 esas, 1993/246 sayılı kararını müteakip, sanığın adli sicil kaydının silinmesi ve memnu hakların iadesi talebinin, bahse konu kararda hak kısıtlaması bulunmadığından bahisle reddine ilişkin NUSAYBİN 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/09/2015 tarihli ve 1992/50 esas, 1993/246 sayılı ek kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 14/02/2017 günlü kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28/02/2017 gün ve KYB. 2017/12012 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, adı geçen sanığın 1918 sayılı Kanun’... muhalefet suçundan almış olduğu mahkumiyet kaydının 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 14 ve geçici 2. maddeleri gereğince arşive alınmış bulunduğu ve aynı Kanun'un 6290 sayılı Kanun ile değişik 12. maddesi uyarınca arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren yasaklanmış hakların geri verildiği tarihe göre arşivden silinme süresi hesaplanacağı, somut olayda mahkemesince memnu hakların iadesi talebi üzerine, yasaklanmış haklarının bulunmadığından bahisle talebin reddine karar verilmiş ise de, sanık hakkındaki mahkumiyet kararında her hangi bir hak yoksunluğu yer almasa da, adli sicil arşiv kaydının bulunmasının yasaklanmış hak kavramına dahil olduğu, sanığın cezasının infaz edildiği 17/11/1993 tarihinden itibaren 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 13/... maddesinde yer alan 3 yıllık sürenin dolduğu ve sanığın daha sonra yeni bir suç işlemediği anlaşılmakla, mahkemesince yapılacak değerlendirmede sanığın hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda kanaate ulaşılması durumunda yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Nusaybin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/09/2015 tarih, 1992/50 esas 1993/246 karar sayılı ek kararının CMK.nın 309. maddesi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, 11/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, adı geçen sanığın 1918 sayılı Kanun’... muhalefet suçundan almış olduğu mahkumiyet kaydının 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 14 ve geçici 2. maddeleri gereğince arşive alınmış bulunduğu ve aynı Kanun'un 6290 sayılı Kanun ile değişik 12. maddesi uyarınca arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren yasaklanmış hakların geri verildiği tarihe göre arşivden silinme süresi hesaplanacağı, somut olayda mahkemesince memnu hakların iadesi talebi üzerine, yasaklanmış haklarının bulunmadığından bahisle talebin reddine karar verilmiş ise de, sanık hakkındaki mahkumiyet kararında her hangi bir hak yoksunluğu yer almasa da, adli sicil arşiv kaydının bulunmasının yasaklanmış hak kavramına dahil olduğu, sanığın cezasının infaz edildiği 17/11/1993 tarihinden itibaren 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 13/... maddesinde yer alan 3 yıllık sürenin dolduğu ve sanığın daha sonra yeni bir suç işlemediği anlaşılmakla, mahkemesince yapılacak değerlendirmede sanığın hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda kanaate ulaşılması durumunda yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Nusaybin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/09/2015 tarih, 1992/50 esas 1993/246 karar sayılı ek kararının CMK.nın 309. maddesi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, 11/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.