Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2016/6630 K.2016/5074
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, 2016/6630 E. davasında 5607 sayılı yasa’na aykırı hareket eden sanığın hükmünü 2016/5074 K. yoluyla bozulmasına karar vererek, mahkûmiyetin kaldırılmasını ve sanığın cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasını hükmetmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5607 sayılı yasaya muhalefet
HÜKÜM: Hükümlülük ve müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Sanığın eylemi bir bütün halinde 4733 sayılı Yasa'ya muhalefet suçunu oluşturduğu ve anılan yasanın 8/4. maddesi gereğince cezalandırılması gerektiği halde, 5607 sayılı Yasa'nın 3/5. maddesi gereğince mahkûmiyet hükmü tesis edilmesi,
II) CMK.nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine engel hali bulunmayan sanığa, dava konusu eşyanın bilirkişi tarafından belirlenen ve daha düşük olan Cif değeri esas alınarak gümrük idaresince hesaplanacak "eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplam tutarı” olan miktarın kamu zararı olduğunun bildirilmesi ve sonucuna göre, gerektiğinde Ceza Muhakemesi Kanunun 231/9 fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, gümrük idaresince belirlenen Cif değeri esas alınarak hesaplanan zararı gidermediğinden bahisle, yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
III) Gümrük idaresi suçtan doğrudan zarar görmediği halde katılmasına karar verilip, lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanığın cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 06/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 5607 sayılı yasaya muhalefet
HÜKÜM: Hükümlülük ve müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Sanığın eylemi bir bütün halinde 4733 sayılı Yasa'ya muhalefet suçunu oluşturduğu ve anılan yasanın 8/4. maddesi gereğince cezalandırılması gerektiği halde, 5607 sayılı Yasa'nın 3/5. maddesi gereğince mahkûmiyet hükmü tesis edilmesi,
II) CMK.nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine engel hali bulunmayan sanığa, dava konusu eşyanın bilirkişi tarafından belirlenen ve daha düşük olan Cif değeri esas alınarak gümrük idaresince hesaplanacak "eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplam tutarı” olan miktarın kamu zararı olduğunun bildirilmesi ve sonucuna göre, gerektiğinde Ceza Muhakemesi Kanunun 231/9 fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, gümrük idaresince belirlenen Cif değeri esas alınarak hesaplanan zararı gidermediğinden bahisle, yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
III) Gümrük idaresi suçtan doğrudan zarar görmediği halde katılmasına karar verilip, lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanığın cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 06/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.